Bu haber kez okundu.

7 kadından biri anksiyete bozukluğu yaşıyor

Ünlü Amerikan tıp dergisi Stroke'un son sayısında yayımlanan araştırma uzun süreli yüksek anksiye-te seviyelerinin felç riskini arttırdığını ortaya koydu. Araştırmaya dikkat çeken Psikiyatr Dr. Zuhal Doğruer Lüleci ise; "Tedavi edilmeyen kronik anksiyete uzun vadede kalp ve damar hastalıkları, felç, hafıza problemleri, bağışıklık sisteminin baskılanması, mide ülseri gibi hastalıklara, çeşitli bağırsak problemlerine, kas ağrılarına yol açar. Anksiyete tedavi edilmediğinde vücudun hemen her organının zarar görmesine neden olur" dedi.

Kadınlarda neden fazla görülüyor?

Günümüzde anksiyetenin kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Lüle-ci; "Kadınların, genel olarak küçük yaştan itibaren şiddete, travmalara, hormonal değişikliklere, ge-belik, doğum, kısırlık gibi zorlayıcı etkenlere daha fazla maruz kalmaları anksiyetenin kadınlarda daha fazla görünmesine neden oluyor" bilgisini paylaştı.

Riski yüzde 33 artırıyor

Pittsburgh Üniversitesi ve Harvard Halk Sağlığı Okulu işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırmada daha önce hiç felç geçirmemiş, yaşları 24 ile 70 arasında değişen 6000'i aşkın kişiyle çalışıldı. Katılımcılar, anksiyete seviyelerini ölçen ölçeklerle 22 yıl boyunca izlendi. Araştırma sonuçları, yüksek anksiyete seviyesine sahip kişilerde felç olma olasılığının anksiyete seviyesi düşük olan kişilere göre yüzde 33 daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Anksiyete nedir?

Doktorlar gün geçtikçe insanların sıkça duymaya başladığı anksiyeteyi, rahatsızlık boyutuna varmış korku, endişe ve kaygı hali olarak tanımlıyor. Titreme, kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi, karın ağ-rısı, baş dönmesi, ağızda kuruluk gibi fiziksel belirtileri olan anksiyete aynı zamanda ölüm korkusu, çaresizlik duygusu, unutkanlık, dalgınlık gibi psikolojik belirtilerle de ortaya çıkabiliyor. Ayrıca davra-nışsal olarak da huzursuz bir şekilde hareket hali, sürekli bacakları sallamak, korku veren durumlar-dan kaçınma olarak baş gösterebiliyor.

Hangi sorunlar tetikler?

Psikiyatr Dr. Zuhal Doğruer Lüleci, katılımsal, biyolojik ve çevresel nedenlerin yanında uyku düzen-sizliğinin ve bazı kişilik özelliklerinin anksiyeteyi tetiklediğine dikkat çekiyor. Dr. Doğruer Lüleci, "Çok stresli şehir hayatı, rekabetin yoğun olduğu okul ve iş hayatı, ekonomik krizler ve ekonomik belirsizlikler, aile-akraba bağlarının zayıflaması sonucu insanların yalnızlaşması, kadın erkek ilişkilerinin çabuk başlayıp çabuk sonlanması, insanların internet sayesinde her türlü hastalığı okuyup kendi ken-dilerine olası en kötü teşhisleri koymaları, kısacası; genel olarak insanların güvende oldukları hissinin azalmasıyla artan anksiyete, modern zamanların en önemli sorunlarından biridir" ifadesini kullandı.

Tedavisi mümkün

Anksiyetenin tedavisinin mümkün olduğunu ve bir psikiyatra başvurmanın önemini vurgulayan Dr. Lü-leci; "En iyi yolu tedavi psikoterapi ve ilaçların birlikte uygulanması. Psikoterapi ile olumsuz ve gerçek dışı düşüncelerin yerine daha gerçekci düşünme, kaçınılan, kaçmak yerine korkulan durumlardan ya-vaş yavaş yüzleşme, kişinin sorunlarla baş etme becerisinin geliştirilmesi hedeflenir. Böylece kişi, olay-lar karşısında gereğinden fazla endişe yaşamadan gerçekci çözümler üretebilir" diye konuştu.

SERDA KIVILCIM

 

\"Bugün\"
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber