Bu haber kez okundu.

Yurt Dışı Tatil Düşünenlere Önemli Tüyolar

ALMANYA

Almanların farklı yanları saymakla bitmez! Mesela Almanya'da silmekten çekinip burun çekmek, seslice sümkürmekten çok daha kaba bir davranış. Ayrıca geğirmekten de hiç çekinmezler. Ya da bir Almanla arkadaş oldunuz ve ayrılırken sarılıp öpmeye kalktınız. Bu kişi özellikle hemcinsinizse büyük ihtimalle bu yakınlık göstergesinden rahatsız olacaktır. Kapalı alanlarda sigara içmek kesinlikle yasaktır. Tren istasyonlarının açık bölgelerinde bile sadece çizgiyle belirtilen bir alanda sigara içebilirsiniz. O çizginin iki adım dışında içerseniz ceza ödemek zorunda kalabilirsiniz. Otobüs ve diğer toplu taşıma araçlarının saatleri bellidir ve internetten ya da istasyonlardan öğrenilir. Bir dakika değil 10 saniye bile geç kaldığınızda bir sonraki aracı beklemek zorunda kalabilirsiniz. Yaya kaldırımlarının ve yolların bir kısmı çizgiyle bisikletlilere ayrılmıştır ve oradan yürümeniz yasaktır. Alkollü halde ve işaret lambasız bisiklete binmek yasaktır, trafik polisleri ceza keser hatta bisiklete binmeniz yasaklanır. Güneşe hasret Almanlar hava biraz ısındığında halka açık parklarda bikini ve mayolarıyla güneşlenmeye çıkarlar ve kimse garip garip bakmaz. Ayrıca pazar günleri bazı restoran ve barlar dışında her yer kapalıdır. Bir de randevunuza geç gitmenizden hiç hoşlanmazlar.

MEKSİKA

Mexico City ile ilgili oldukça ilginç örnekler var ancak herhalde en ilginci metro ile ilgili: 18 yaşından küçükler ve homofobikler son vagondan uzak dursa iyi olur zira kendinizi eşcinsellere ayrılmış bir vagonda bulabilirsiniz. Bununla ilgili yasal bir düzenleme yok ama zamanla böyle bir alışkanlık oluşmuş. Dahası, yolcular bu vagonlarda usluca oturmayabiliyor. Tek gecelik, hatta tek duraklık ilişkilerin yaşanabildiği söyleniyor... Neyse... Mexico City'de dikkat edilmesi gereken başka bir ilginç nokta, eğer bir erkek hoşlandığı kadına bir centilmen olduğunu göstermek istiyorsa, kaldırımda kadının duvar tarafında yürümesine izin verip kendisi caddeye yakın tarafı seçmeli. Dahası, çok geç saatlerde eğer kadın cadde tarafında, erkek duvara yakın yürüyorsa, bu bir kadın pazarlama durumu gibi bile algılanabilirmiş...

POLONYA

Polonya'da, ülkenin demokratik olmadığı eski, nispeten fakir günlerden popüler kültüre yansıyan bir alkol meselesi var. Ayrıca bir davet ya da partiyi erken terk etmek istediğinizde davet sahipleri alınabiliyor, dikkat! “Bir tane daha içmez misin“ (Pol ze mn si nie napijesz?) ülkede en sık karşılaşılabilecek sorulardan. Eğer alkol almayan biriyseniz bu tür tutumlardan rahatsız olabilirsiniz. Davet sahibini kırmamak için en iyi yöntem araç kullanacağınızı söylemek olabilir. Eğer Polonyalı bir aileyi ziyarete gidiyorsanız, misafir terlikleri giymeye hazırlıklı olun. Türk kültüründe de oldukça yaygın olmasına karşın Polonyalıların bu özel misafir terliklerini giymeyi reddetmek neredeyse imkânsız.

TAYVAN

İşte Tayvan'ın başkenti Taipei'den gelen bilgiler... Yemek yerken kullandıkları çubukları birini işaret etmek için kullanmak kabalık sayılıyor. Birini yanınıza çağırmak için elinizi, parmaklarınız aşağıya bakacak şekilde hareket ettirmelisiniz. Tersi, ters etki yaratabiliyor. Size verilen bir hediyeyi herkesin içinde açmamanız öneriliyor. Ayrıca bir restoranda yemek yedikten sonra yemek çubuklarınızı kâsedeki pilavın sol tarafında bırakmayın. Çünkü Tayvanlılar bunu tapınağa girdiklerinde ölmüş atalarının ruhuna yemek sunarken yapıyor. Bir restoranda bunu yapmanız ise oranın sahibine beddua anlamı taşıyor! Bir şey yazarken kötü bir izlenim yaratmamak için kırmızı kalem kullanmamanız gerekiyor, çünkü bu renk protestolarda ve ihbar niteliği taşıyan yazılarda kullanılıyor. Hediye paketi yaparken de beyaz, mavi veya siyah kâğıt kullanmamanız tavsiye ediliyor. Ve mesela birine çiçek verirken beyaz renklileri veya kasımpatıyı tercih etmeyin. Zira bunlar ölümü simgelediğinden hediye olarak kullanılmıyor. Bir de unutmadan; Tayvan'da 4 rakamı uğursuz kabul ediliyor...

RUSYA

Yolunuz Rusya'ya düşerse, yeni tanıştığınız Rusların size en yakın arkadaşlarıymışsınız gibi davranmasını garipsememelisiniz. Bu tamamen onların candan yaradılışlarından kaynaklanıyor. Rusların büyük çoğunluğu İngilizce bilmiyor, dolayısıyla Rusça bilmiyorsanız anlaşmakta ve yardım istemekte zorlanabilirsiniz. Yine de çok yardımsever insanlar. Eğer bir Rus kızına çiçek verilecekse, çiçek sayısının “2, 4, 6” gibi çift rakamlı bir sayı olmaması gerek. Çünkü çift sayıda çiçek, yalnızca biri öldüğünde, taziye amaçlı veriliyor. Genel kanının aksine Ruslar sokaklarda sarhoş dolaşıp dans eden insanlar değil. “Peki o zaman internette neden bu kadar çok sarhoş Rus videosu var” diye soracak olursanız, bunun açıklamasını da şöyle yapıyorlar: “Her ülkede fazla içen ve sarhoş olan insanlar var ancak onlar bunu videoya çekmiyor. Bizim farkımız, sarhoş olmaktan gurur duymamız ve bunu göstermek istememiz. Öte yandan yalnızca düğünlerde ve büyük kutlamalarda çok içeriz...” Başka bir önyargı da Rusya'nın hava sıcaklığıyla ilgili. Büyük bir ülke olduğundan tüm Rusya'nın soğuk olduğunu düşünmek yanlış. Güney Rusya fazlasıyla sıcakken kuzey kesimi çok soğuk olabiliyor. Yolların hep karla kaplı gibi görünmesiniyse hükümetin kar makinelerine fazla para harcamamasına bağlıyorlar.

İTALYA

İtalya'da sokak ortasında kucaklaşmak veya öpüşmek; herkesin içinde seslice burun silmek kaba karşılanmıyor. Ruslar gibi İtalyanlar da İngilizce konusunda pek iyi değiller ve gitmeden önce en azından birkaç temel İtalyanca kelime öğrenmek işinize yarar. Konuşurken ellerini sıkça kullanmalarının dışında, havalimanlarında İtalyanların alkış seslerini duyarsanız şaşırmayın. Garip görünse de uçağın yere indiğini gören pek çok İtalyan alkışlıyor. Ayrıca Güney İtalya ile Kuzey İtalya arasında da birçok fark var. Kuzeylilerin doğru bulduğu şeyler Güneylilere tamamen ters gelebiliyor. Kuzeyliler daha soğuk mizaçlılar. Yine de İtalya'nın güneyinde mafya ile ilgili espriler yapmasanız iyi olur. Zira hâlâ mafya yüzünden insanlar ölebiliyor ve bu tarz espriler pek de hoş karşılanmıyor. Ayrıca yolda yürürken oldukça dikkatli davranmanız gerek, çünkü İtalyanlar biraz çılgınca araç kullanıyorlar. Giyim kuşama fazlasıyla önem veren İtalyanlar, özellikle bir davette elbise ve ayakkabı seçiminizle fazlasıyla ilgileniyorlar. Kıyafetine özen göstermeyen, ucuz ve uyumsuz giyinen insanlar adeta İtalyanların gözüne batıyor! Ünlü kiliseleri ziyarete giderken açık saçık kıyafetlerden kaçınmanız, uzun elbise veya pantolon giymeniz öneriliyor. Birçok ülkedekinin aksine kahvaltı yapmak İtalya'da pek önemli değil. Kahvaltı yerine kahve ve kurabiyeyi tercih eden İtalyanlar öğlen ve akşam yemeklerineyse büyük özen gösteriyorlar. Öğle yemeği 13.00 gibi başlıyor ve 12.00 ile 16.00 arası çoğu dükkân kapalı oluyor. Eğer İtalya'da kahve içmeye bir bara girdiyseniz, masaya oturup garsonun gelmesini de beklemeyin. İtalyanlar kahveyi kendileri istiyor ve genelde barın hemen yanında ayakta içiyorlar. Eğer karton bardakta kahve isterseniz yüzünüze tuhaf tuhaf bakabilirler çünkü burada herkes kahveyi küçük bardaklarda içer. Bir de İtalya'da otobüsler hep geç geliyor...

İSPANYA

İspanyol erkekleri kendi aralarında küfürlü konuşup birbirlerine “gilipollas”, “cabrón” gibi kelimelerle hitap ettiklerinde tuhaf karşılamayın, bu bir samimiyet göstergesi. Bir kızın bu şekilde konuşmasıysa pek hoş karşılanmaz. Aynı şekilde erkekler de kadınlara karşı bu tür ifadeler kullanmazlar. İspanya'da mümkünse politik meselelerle ilgili de pek yorum yapmayın, hele diktatör Franco döneminden hemen hiç bahsetmeyin! Zira o dönemi hafızalarından silmiş gibiler. Gençler bu sorunu aşmış olsa da hâlâ faşist rejim yanlılarına denk gelme olasılığınız da var. Ayrıca kilise, din ve kraliyetle ilgili konuşmak da pek tercih edilmiyor. İspanya'da eğer bir komşuyla asansörde karşılaşılmışsa aile, iş ve hayatla ilgili hararetli bir muhabbete tutuşmak son derece normal. Ama bunu örneğin Almanya'da yapıyorsanız, onlar karşınızdakiyle flört etmek istediğinizi düşünebilir. Ayrıca İspanya'da aynı tabaktan yemek yemek de dostluk göstermenin bir işareti sayılıyor. Yemeğini paylaşmak arkadaş, olmak anlamına geliyor. Öğle yemeğinden hemen sonra birkaç saat kestirmek, yani siesta neredeyse her İspanyol'un yaşamının bir parçası. Ancak yemek bittikten sonra herkes 15 dakika kadar masadan kalkmıyor ve sohbet ediyor. Buna da “Sobremesa” diyorlar. Son olarak pek turistik olmayan bir bara gittiyseniz, peçete ve benzeri çöplerinizi atmak için boşuna çöp kutusu aramayın. Birkaç saat içinde her yerin çöp dolu olduğunu görürseniz de şaşırmayın! Herkes gittikten sonra temizlenmeye başlanır.

GÜNEY KORE

Geleneklerine bağlı Koreliler için yaşlılara saygı önemli. Örneğin toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer vermek zorunlu. Ayrıca sizden daha büyük biri içki uzatıyorsa bardağı iki elinizle ve aşağıdan almanız gerekiyor. Tek elle almak kabalık sayılıyor. Ayrıca “İçmiyorum” diyerek geri çevirmek de hoşa gitmeyebilir. Özellikle iş yemeklerinde, yaşça büyük olan patronun ikram ettiği içkiyi sarhoşluktan bayılsanız bile reddetmemek gerek. Bizde biriyle konuşurken karşımızdakinin gözlerine bakmamak kabalık sayılır değil mi? Güney Kore'de tam tersi. Bir de Kim-bab adlı bir yiyecekleri var, görünüşü Japonların Sushi'sine çok benzese de ona “Sushi” derseniz Koreliler üzülebilir...

Kaynak: haberturk.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber