Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin İtibarı Kurtarılsın

Öğretmen olmanın ne kadar zorlu ve kutsal olduğunu ancak o mesleği yapanlar bilir. Öğretmenlik mesleği toplumca ezberlenmiş bir şekilde dillerde ‘’kutsal meslek’’ diye düşmezken, icraatlara baktığımızda hiç de öğretmenlere kutsal meslek sahibi gibi davranılmaz. Bu durum bu gün olmuş değil, uzun yıllardır süregelmiştir.


Gelin biraz öğretmenlik mesleği nasılmış , bir bakalım. Öğretmen olur olmaz, gözünü bir köyde açarsın. Birleştirilmiş sınıflı bir köyde. Aynı sınıfta başka sınıflar. (1,2,3,4).Hangi sınıfa baksan okuma yazma bilmez.Nerden başlayacağım diye şaşırırsın. Köy, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Tek başına bir yaşam. Okul demeye bin şahit i .Her şey eksik.Bir yerlerden eksikleri gidermeye çalışırken,’’Devleti sen mi, kurtaracaksın?.’’,’’ Eski köye yeni adet mi,getireceksin?’’ Nidaları ile sarsılırsın.Kendince bir şeyler yaparsın.’’ Olmaz bu böyle yapılmaz ,şöyle yapılır’’. Nasihatler ve nasihatlerin arkası kesilmez. Ya sistem içinde pes edersin, bir çok sıkıntı içinde gözünü kulağını kapatır sesisliğe bürünürsün.Ya da ‘’ Kutsal Meslek ‘’ uğruna kendini bir mum gibi eritirken , başkalarına ışık tutmaya devam edersin. İl , ilçe merkezdeki çalışan öğretmenlerde köyde çalışanlardan pek’ de farkı yok. Hele idareci arkadaşlarıma Allah yardım etsin. Okul giderleri çok olan bir kurumdur. Gelir yok,gider çok. Para toplamak yok.Gelin siz çıkın işin içinden. Gelen denetmen arkadaşlar,her şeyi eksiksiz ister. O’ nun da suçu yok ,görev icabı. Çok eşmeyelim değil mi?  İnşallah herkes anlamıştır, bu yara derin olduğunu, kaşıdıkça yaranın azacağını.

Köye Kaymakam’ın, Doktor’un, Mühendis’in yolu düştü mü? Bakın kimin mesleği itibarlıymış? Öğretmeni soran kim . Herkes gelenlere ulaşmak ‘’ben Kaymakam’la konuştum, Doktor’la merhaba ettim,’’demek için yarışır. Elbette o mesleklerde değerlidir. Önemsenmelidir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, bütün mesleklerdeki insanları yetiştiren tek meslek öğretmenlik mesleğidir. Her hangi bir işin çözümü için, yöneticilerle görüşmen dikkatte alınmaz. Bir köy muhtarı bana söylediği sözü için kendimi tuhaf hissetmiş, hala da tesirinden kurtulmuşta değilim. Köy muhtarı ;’’Ben çok üzülüyorum, Üniversite mezunları öğretmenler, okulla ilgili sorunları çözmek için benden yardım istiyorlar. Oysa ben ilkokul mezunuyum. Beni önüne alıp, çözüm için götürmeleri , İnanın zoruma gidiyor.’’demişti.

Öğretmen ve idarecilerimizin bu itibarsızlığının en büyük etkenlerden birisi de maaşlarının diğer meslek gruplarına göre düşük olmasıdır. İdarecilerimizin yetkilerinin olmamasıdır. Bir okul müdürü başarılı bir öğretmeninin ne maaşını artırabiliyor. Ne de bir başarı belgesi verebiliyor.  Peki onları nasıl motive etsin? Başarılarının devamını nasıl sağlasın? Düşünen yok. Öğretmen , idareci sorunlarını yazmaya sayfalar yetmez. Ben kısa anlattım , siz çok anlayın.

Bu ülkenin kalkınması,ancak öğretmelere verilen değerle alakalıdır. Bir ülkenin gelişmişliği öğretmenin üretkenliğine bağlıdır. Bütün insanlığa çağrı yapıyorum. Sizi okutan, sizi meslek sahibi yapan , size değer katan öğretmenlerimize, layık olduğu değeri ve hak ettikleri maaşı fazlasıyla verelim. Onların kaybettikleri itibarı artık iade edelim.

Saygılar sunarım.

Tekrar buluşmak dileğiyle.

Tevfik KARDAŞ

EĞİTİMCİ/YAZAR


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber