Bu haber kez okundu.

Bir Öğretmenimiz Çok Güzel Yazmış



 Bir ülke düşünün, öğretmenlerini yılda bir “samimiyetsiz”, “duygusuz” ve gerçek dışı beyanatlarla hatırlasın. Bu hatırlama da “sembolik” ve “gösterişten” ibaret olsun… Ne acı, değil mi?
Evet, adeta her gün gerek öğrenci ve gerekse veli tarafından sövülen, dövülen, bıçaklanan, her türlü şiddete maruz kalan ve hatta “öldürülen” bir ülke de öğretmenlerin mutlu olmaları, hiç mümkün mü?

Hele bir de despot, dikta ve kraldan daha kralcı bir müdürle çalışıyorlarsa, her gün azar işitmeleri demektir.


Dahası kamunun bütün çalışanlarına karşı, insanlar işlerini yaptırmak için alttan alır ve en üst düzey nezaket gösterir. Ama söz konusu öğretmenler olunca, alttan alan öğretmenler olur. Hatta öğretmelerin alttan almaları da onları kurtarmaz. Çünkü çoğu zaman öğretmenler alttan almalarına rağmen, hakaretten kendilerini alıkoyamıyorlar.


İşte bütün bunlar, bu ülkede öğretmenlerin toplum nezdinde “değerli” olmadıkları ve kutsal olan öğretmenlik mesleğinin saygınlığını yitirdiğinin acı gerçeğidir.

Hele yaşadığımız toplumda insanların itibarı, aldıkları paraya bağlı ise, varın siz düşünün öğretmenlerin saygınlığını…

Bakın İbrahim N.Özgür, ne diyor: “Öğretmenlik bir sanat işidir. Sanatçı geçim sıkıntısı çekerse, ondan yaratıcılık beklenemez.” der.

Nitekim hocam, ne kadar maaş alıyorsunuz diye ne çok soruyorlar…


Maalesef, öğretmenlerin aldıkları maaş kendilerini güncellemelerine/yenilemelerine yetmiyor. Hatta birçok şeyden mahrum kalarak, yaşıyorlar. Ve acaba, kaç tane öğretmen, kendi çocuğunun öğretmen olmasını ister…?


Ayrıca bu ülke, geçmişte her önüne geleni, kırk günlük kurslarla öğretmen olarak atadı. Oysa bir ziraat mühendisi arkadaşımın ironi ifadesi ile:“kırk günde, şeker pancarı bile yetişmez.”

Evet, kırk günde şeker pancarı bile yetişmezken, kırk günlük kurslarla öğretmen yetiştirildi. Ve böylece topluma, herkesin öğretmenlik yapabileceği algısı, enjekte ettirildi.

İşte bu, en temelde öğretmenlik mesleğini “basit” görmedir; sıradanlaştırmaktır.

Bu sakat mantalite ve paradigma doğal olarak öğretmenlerin saygınlığını da bittirdi. Dahası bu ülke, hâlâ öğretmen açığını, ücretli öğretmen ve vekil öğretmen çalıştırarak gidermeye çalışıyor. Ve bu ücretli/vekil öğretmenlerin birçoğu eğitim fakültesi mezunu olmayan, işsiz kalan ön lisans ve lisans mezunlarıdır.

Hatta daha da acısı, bi aralar lise mezunları bile vekil öğretmen olarak görevlendiriliyordu.

Bütün bunlar öğretmenleri/öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırdığı gibi, eğitimin de ne denli “hafife” alındığının bir başka acı gerçeğidir.

Akılıma ise o herkesin malumu olduğu Hz Ali’nin, “bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum;” sözü geliveriyor.

Hz Ali, esasında bu sözle “öğrenmenin” önemine ve “öğretenin” saygınlığına gerekli vurguyu oldukça güzel yapmıştır.

Ama maalesef eğitim sistemini oluşturanlar da, eğitime yön verenler de ve öğrenim görenler de Hz Ali’nin bu anlayışından ve ruhundan oldukça uzaklar.

Çünkü var olan mantalite öğretmenleri “adam” yerine koymadığı gibi, özünde öğrencilere de verilmesi gereken değeri vermemektedir.

İşte esas sorun da, tam da bu noktada ortaya çıkıyor.

Çünkü öğretmenlerin maruz kaldığı itibarsızlık, öğrenciye yansıyor. Yani itibarsızlaştırılan öğretmenin, öğrenciye gereken önemi verip eğitmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Zira motive olamayan ve isteksiz-gönülsüz çalışma durumunda kalan öğretmenlerin verimli çalışmaları beklenilemez.

Bu durumun faturasını ise, toplum olarak hepimiz bir şekilde ödüyoruz.


Çünkü var olan bu olumsuzluklarla “iyi insan” yetiştirilmiyor. İşte esas acı olan da, bu ya...

Evet, beyler, sizce yanlış mıyım, ne dersiniz?

Ha, doğru ya bugün öğretmenler günü-ymüş…
Bütün öğretmenlerin, öğretmenler gününü en içten duygularımla kutlar ve öncelikle öğretmelerin hak ettikleri itibarı kazanmaları dileğiyle


Mehmet Şah MARHAN TATVAN


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber