Bu haber kez okundu.

Bahar yorgunluğu mu yoksa bahar alerjisi mi?

Güzel havalar yüzünü göstermeye başladı. “Bahar aylarında kendi gösteren halsizlik ve yorgunluğun sebebi polenlerin yarattığı bahar alerjisi olabilir” diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç, polen alerjisini ve bundan korunmak için yapılması gerekenleri anlattı.

Polen nedir?

Polen bitkilerin erkek üreme hücresi olup ilk bulunan alerjenlerdir. Çayır, tahıl, ağaç ve yabani otlar en önemli polen kaynağıdır. Ağaç polenleri Şubat-Nisan, çayır polenleri Mayıs-Temmuz, yabani ot polenleri ise en çok Ağustos-Ekim aylarında yayılma gösterir. Gün içerisinde sabah saatlerinde polen düzeyi daha çok yoğunlaşır. Nemli ve rutubetli havalarda azalırken kuru ve güneşli havalarda polen düzeyi artar. Küresel ısınma ile birlikte alerjik hastalıkların artışındaki sebeplerden biri ve de en önemlisidir.

Bahar alerjisi nasıl oluşur?

Atopi dediğimiz alerjik yatkınlığı olan insanlarda havadaki polenler soluma yoluyla öncelikle buruna yerleşir ve mevsimsel yakınmaların oluşmasına neden olur. Vücut bu madde ile karşılaştığı zaman biyokimyasal bir silah (histamin) üreterek alerjik belirtilerin ve hastalıkların oluşmasına sebep olur. Kişinin şikayetleri havada bulunan polen miktarına bağlı olarak artma veya azalma gösterebilir.

Polenler nelere neden olabilir?

Havadaki polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda veya gözlerde birikir. Burunda alerjik rinit (Bahar alerjisi/saman nezlesi), bronşlarda alerjik astım, gözlerde ise konjuktivite neden olur.

Bu tür alerjiden yakınanların hangi cins polene karşı alerjik olduklarının belirlenmesi yararlıdır. Alerjisi olan kişi duyarlı olduğu bitkinin polen yaydığı mevsimde o bitkinin yoğun olduğu bölgeden uzak kalmalıdır.

Bu illerde yaşıyorsanız dikkat edin!

Ülkemizde Burdur, Samsun, İstanbul, Ankara, Bursa ve Kütahya bölgelerinde ağaç ve çayır polenlerine yaygın olarak rastlanmaktadır. Bu illerde yaşayanlar için polen alerjisi tehlikeli olabilir.

Polen alerjisi olduğumuzu nasıl anlayabiliriz?

Baharla birlikte sürekli hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, geniz akıntısı, kuru öksürük, boğaz, burun ve kulakta şiddetli kaşıntı ya da gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle saman nezlesi başlar. Önlem alınmazsa ileri vakalarda yorgunluk, iştahsızlık, sinirlilik, baş ağrısı, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit veya astım gibi hastalıklara dönüşebilir.

Nasıl tanı konulur?

Şikayetleri olanlar ve polen alerjisinden şüphelenilenlerde klinik, muayene ve alerji deri testleri ile tama yakın tanı konulur. Gerekirse; nasal smear, Total İg E ve özellikle kan testleri gibi ileri tetkikler ile teyit edilir. Özellikle bahar alerjisinden şüphelenen hastaların Şubat-Eylül arası bu testleri yaptırmalarında yarar vardır. Çünkü bu aylarda vücuttaki alerjik cevap düzeyi artacağından tanı kolaylaşır.

Polen alerjisinden korunmak için neler yapılabilir?

Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Çıkmak zorundaysanız ağız ve burnu kapatan maskeler kullanın.

Polen zamanı açık havada spor yapmayın.

Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın. Böylece üzerinizdeki polen tozlarından arınabilirsiniz.

Çocuklarınız sokaktan geldiği zaman giysilerini hemen değiştirmelerini sağlayın.

Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın.

Polen zamanı evde kapı ve pencerelerinizi kapalı tutun.

Evinizde ve ofiste, varsa polen filtreli klima kullanın. Bu filtreleri sık sık temizletin. Böylece dışarıdan gelecek olan tozları önleyebilirsiniz.

Tatil için deniz kenarını veya yüksek dağları tercih edin.

Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her gün akan suyun altında yıkayın.

Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın.

Çim biçmekten kaçının ya da maske-şapka kullanın.

Alerjiye karşı doktora başvurun.

Tedavide dikkat edilmesi gerekenler

Polenlerden korunmak için gerekli tedbirleri alın ve uygulayın.

Şikayetleriniz devam ediyorsa hekiminiz gözetiminde anti alerjik ilaçlarla hastalığınızın kontrol altında tutulmasını sağlayın.

Eski kuşak antialerjik ilaçlarda sakinleştirici (sedatif) yan etki, ilaçlarla etkileşme ve kalpte toksik etki fazla olduğundan terk edilmeye başlanmıştır. Yeni kuşak ilaçlarda bu yan etkiler minimuma indirilmiştir. Bu nedenle eczaneden rastgele alerji ilacı almayın.

Eğer alerjik şikayetler ilaçlarla geçmiyor ve giderek artıyorsa, spesifik alerjiniz varsa yaklaşık 4-5 yıl sürecek aşı tedavisinden (çok az miktarlardan başlanarak giderek artırılan alerjen, aşı ile vücuda verilir. Bu alerjenlere karşı vücudun duyarsız hale gelmesi sağlanır) tespit edilenlere aşı tedavisi (immunoterapi) uygulanabilir. Aşılama yaklaşık 4–5 yıl sürer.


Hastalığınızın %100 tedavisinin mümkün olmadığını unutmayın; ancak alacağınız tedbirlerle hastalığınızı kontrol altına alabilirsiniz


Haber kaynağı : hurriyetaile.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber