Bu haber kez okundu.

Alan dışı rehber öğretmen atamaları

 

MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü 20.05.2013 tarih ve 1029677 sayılı yazısı ile rehber öğretmen görevlendirme zorunluluğu bulunan, özel okullar ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görevlendirilecek yeterli sayıda rehber öğretmen temininde güçlüklerle karşılaşıldığından "Rehberlik Kursu" düzenleneceğini açıkladı. Düzenlenecek rehberlik kursu ile sosyoloji, felsefe ve eğitim bilimlerinin değişik alanlarından mezunların rehber öğretmen olarak atanması sağlanacaktır. Söz konusu karar, şahsen bende büyük hayal kırıklığı yarattı. Ülkem adına güzel gelişmelerin olduğu son yıllarda, böyle bir kararın alınması, kelimenin tam anlamıyla üzücüdür.

Öncelikle söz konusu durumu, bu kararı alan kurullar açısından ele alalım. MEB’in bu kararıyla, iki şeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Birincisi, ellinin üzerinde üniversitede psikolojik danışma ve rehberlik eğitimi verilmesine rağmen, mezunlar ihtiyacı karşılamamaktadır. Özellikle, psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunlarının okullarda görev yapması, özel eğitim kurumlarının (dersane, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi vs.) bu alanda personel bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu açığı kapatmak amacıyla, belli kredinin üzerinde psikoloji dersi alan farklı bölümlerdeki mezunlara birkaç yüz saatlik kurs vererek, onları rehber öğretmen olarak atama yoluyla bu soruna çözüm bulunmaya çalışılmaktadır.

İkinci olarak, sosyoloji ve felsefe gibi bölümlerden mezun olan öğrencilere bir istihdam kapısı aralamak amacıyla bu tür kararlar alınmaktadır. Öncelikle, söz konusu bölümlerin lisans eğitimlerinin olması başlı başına bir yanlış diye düşünüyorum. Sosyoloji ve felsefe gibi bölümlerin lisansüstü eğitimlerinin olması ve bu alanlarda bilim insanlarının yetiştirilmesi önemli ve gerekli diye düşünüyorum. Aksi yapıldığı zaman, yani bu bölümlerde lisans eğitimi devam ettiği sürece, istihdam için bugün psikolojik danışma ve rehberlik alanına yarın başka bir meslek alanına yönelik bu tür haksızlıklar olacaktır. Sosyoloji ve felsefe bölümünden mezun olan arkadaşlara farklı istihdam olanakları sağlanmalıdır eğer bu sağlanamıyorsa yeni mezunlar vermenin de bir anlamı yoktur.

Peki alan dışı atamaların olması nasıl bir olumsuzluk oluşturur? Alan dışı atamaların sakıncası nedir?

Öncelikle psikolojik danışma ve rehberlik bölümü ve psikoloji bölümleri çok yüksek puanlarla öğrenci almaktadır. Sosyoloji ve felsefe bölümlerine girmek ise çok daha kolaydır. Dolayısıyla, bir kursla bu insanları eşitlemek haksızlık olarak karşımızda durmaktadır. Yani nice zorlukla psikolojik danışma ya da psikoloji bölümünü kazanmış olan öğrenciyle, çok az bir puanla sosyoloji ya da felsefe bölümüne girmiş öğrenci eğitimlerinin sonunda rehber öğretmen olarak atanabilmektedir. Bu apaçık bir adaletsizlik ve haksızlıktır.

Olayın bir başka yönü ise, kurs ya da benzeri bir eğitimle, rehber öğretmen olarak mesleği yürütmede gerekli becerilerin kazandırılmasının mümkün olmamasıdır. Çünkü mevcut haliyle psikolojik danışma ve rehberlik bölümlerinde verilen eğitimler dahi yetersiz düzeydedir. Yani psikolojik danışma ve rehberlik alanından mezun olmuş öğrencilerin bile nitelik olarak iyi durumda olmadıkları aşikârdır. Nitelik (kalite) sorunun altında pek çok neden vardır. Yeterli akademisyen olmamasına rağmen hemen her yerde psikolojik danışma ve rehberlik bölümlerinin açılması ve ders veren akademisyenlerdeki nitelik sorunları başlıca sorunlar olarak görülebilir. Bunun yanında, psikolojik danışma ve rehberlik alanında, bu bölümün eğitim fakültesinde olması itibariyle, öğrencilerin öğretmen gibi yetiştirilmesi de önemli sorunlardandır. Oysaki, psikolojik danışmanlık eğitimi, öğrenciye birçok danışmanlık becerisi kazandırılması gereken, uygulama ağırlıklı olması gereken bir eğitimdir. Yani psikolojik danışma mezunu öğrenciler psikolojik danışma uygulamaları konusunda çok çok yetersizdirler. Durum böyleyken, yani alan mezunları bile nitelik sorunları yaşarken, alan dışından birilerinin bu işe soyundurulması ve atanması hiçbir derde deva olmayacaktır. Sadece, herhangi bir okulda formalite icabı bir rehber öğretmen olacaktır.

Şahsen, 15 yıldır bu alanda eğitim görmekteyim ve psikolojik danışman olarak çalışmaktayım. Gözlemlediğim en büyük problem, mezunların psikolojik danışma uygulamalarındaki yetersizlikleridir. Bu konuda değişik ortamlarda, verilen dört yıllık lisans eğitiminin yeterli olmadığını bunun beş yıla çıkarılması gerektiğini ve son iki yılın yoğun bir şekilde psikolojik danışma uygulamalarına ayrılması gerektiğini ifade ettim.

İyi eğitim almış, mesleki becerilere sahip bir psikolojik danışmanın okula ve öğrencilere sağlayacağı katkıya paha biçilemez. Öğrencilerin kişilik gelişimi için okulun rehberlik hizmetleri büyük önem taşımaktadır. Ancak maalesef, geldiğimiz nokta itibariyle meslek, önemini yitirmiş ve yalnızca devlette bir kadro alma aracı haline getirilmiştir. Bu alandan mezun olan öğrencilerin atamasının kolay olması bile onları atalete sürüklemekte ve “nasıl olsa atanacağız çalışmaya gerek yok” şeklinde bir düşünceye kapılmalarına neden olmaktadır.

Sonuç olarak, MEB’in bu kararını tekrar gözden geçirmesi ve dönüşü olmayan bir yanlışa sürüklenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda alandaki akademisyenlerin ve hocalarımızın da biraz daha ellerini taşın altına koymalarını ve tepkilerini göstermelerini bekliyorum. Yoksa mesleğe de, alan dışından gelenlerin yetiştireceği öğrencilere de yazık olacaktır.

Dr. Tayfun Doğan

Psikolojik Danışman

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ogun 10 ay önce

hocam felsefe grubu olarak yorumunuzun bir çok yerine katılıyorum. ama katılmadığım yerler var. son zamanlarda nette bu konularda okuduğum yorumlara göre felsefe grubu tembel bir grupmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor ve her seferinde düşük puanlarla girildiği söyleniyor. 15 yıllık deneyiminiz olduğunu söylediniz ve şu söylediklerimi çok iyi anlayacaksınızdır. liseden sayısal çıkışlıyım. 2005 hacettepe felsefe girişliyim. o yıl eşit ağırlık puanım hukuk fakültesine dahi tutuyordu ama idealimde psikoloji bölümü olduğu için ve o dönemde sayısalcı eşit ağırlıklı puanlı bölümlerden bir kaç bölüm tercih edebildiği için ve psikolojiyi liseden sonra çok sevdiğim için o bölüme yakın felsefe bölümüne gittim. gittiğim okul ise türkiyedeki sayılı okullardan birisi. şuanki sistem olsa şuan bende psikolojiye yakın bölümde okuyordum. neyse okul boyunca türkiyenin namı değer bir çok hocasından psikoloji eğitimi aldım. daha sonra 1 yıllık pedagojik eğitim süresinde 1 yıl stajımı yaptım, 1 yıl boyuncada yine eğitim ve psikoloji dersleri aldım. 5 yılımı bu şekilde geçirdim. 224 saat diye küçümsediğiniz eğitimide alacağım. hesaba vuracak olursak bir öğrenci eğitimi süresince 1 yılda 224 saat eğitim almaktadır. yani bunun 1 yıla yatarak okunması ile 35 günde sıkıştırılarak okunması arasında kisininde artı eksisi vardır ama sonuç olarak bu işe gönül verenlerin olduğuda aşikardır. ayrıca tembel olarak görülen düşük puanla girildiği söylenen felsefe grubunun hiçbir özel üniversitede bölümü yoktur. ama 60a yakın PDR bölümünün özelde bölümü vardır ve insanlar felsefe grubuna denk hatta daha az puanla babalarının parasıyla okuyorlar ve sonrada felsefe grubuna yukardan bakıyorlar. bende 3 yıldır özel sektörde rehber öğretmen olarak çalışıyorum. 3 yıl içinde bir çok öğrencimi pdr bölümüne göndermişimdir. hala kendileri ile görüşürüm. sizinde dediğiniz gibi garanti meslek olarak bakan bir çok öğrencim yatarak okumakta hatta devamsızlıklarını hat safhada kullanmaktadır. 224 saatlik eğitimde devamsızlık olmayacaktır. ama bir öğrenci %30 devamsızlık hakkı ile 1 yılda 60 saate gelmeyebilir.



hocam felsefe grubu farklı şekilde istihdam edilmelidir. haklısınız. pdr öğrencileri bölümlerine çok değer vermemektedir. özel üniversitelerdeki puanların düşüklüğü göz önüne alınarak felsefe grubu bu kadar küçümsenmemelidir. pdr bölümü her yıl doğu tercihlerini boş bırakarak mesleklerine bence saygısızlık yapmaktadırlar. ayrıca bizlerin özelde bu işi elimizden geldiğğince yapıldığı yıllarımızı verdiğimiz unutulmamalıdır.



örneğin; 6 yaşında hiçbir eğitim almadan tamirci yanında işe başlayan ve 15 yaşında bir arabanın motorunu söküp takabilen bir insan düşünün. birde bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş, türkiyenin en iyi okullarında otomotiv bölümünü okumuş derece ile bitirmiş insanı düşünün. diploma duvarda işe yaramıyor hocam. diploma inip o arabanın motorunu sökmüyor. eminim hocam burada demek istediğimi çok iyi anladınız. insanlar kendilerini geliştirirler. önemli olan ben bu işi yapacağım demesidir.

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber