Bu haber kez okundu.

Ağız Kokusu Problemi Olanlar

Çevremizdekileri rahatsız ettiğimiz kaygısıyla içimize kapanıp, hayata küsebiliriz. Ama bunu bir sır gibi saklamaya çalışmak yerine çaresini arayabiliriz. Atılacak ilk adım bu kokunun nedenini bulmak. Bunun için de çalacağımız ilk kapı dişçi muayenehanesi olacak. çünkü ağız kokusu büyük ölçüde ağızdan kaynaklanıyor.
 
Bu alanda akademik yayınlara imza atan Dr. Murat Aydın, en can alıcı soruları şöyle cevaplıyor.
 
Ağız kokusu hastalık mıdır?
 
Evet, hastalıktır. Dünya Sağlık örgütü sağlığı bireyin fiziksel, mental ve ruhsal tam bir iyilik halidir” diyerek tanımlar. Bu iyilik halini bozan her durum, bir hastalık olarak ele alınmalıdır. Ağız kokusu bireyin mental, ruhsal ve hatta bazen fiziksel konforunu da bozan bir durumdur. O halde ağız kokusu bir hastalıktır, tedavisi gerekir.
 
Herkesin ağzı kokar mı?
 
Evet, her insanın ve hatta her canlının ağız boşluğu az veya çok kokar. Bazılarınınki hissedilmeyecek kadar az olabilir. Dünya üzerinde her dört kişiden üçü ağız kokusundan yakınır.
 
ülkemizdeki durum da aynıdır ancak bizde ağız kokusu yok sayılıyor. Ağız kokusuna gereken önem verilmediği için de ağzı kokan insanlar kendilerini toplumdan uzaklaştırıyor ve sorunlarını sessizce kabullenerek yaşıyor. Sakız ve bitkisel ürünlerle ağız kokularını maskeliyorlar ama aslında ağız kokusu iyileşebilen bir hastalıktır.
 
Türkiye'de ağız kokusu nedeniyle açılan boşanma davası bile var. Dava, mahkemenin “ağzı kokan eşin hayatı dayanılmaz yaptığı" gerekçesiyle verdiği boşanma kararıyla sonuçlanmış.
 
Kendi ağız kokumuzu ölçebilir miyiz?
 
Evet, ölçebilirsiniz. Bunun bir yöntemi, bir diş ipini iki parmağınız arasında gergin olarak tutun ve dilinizin arka kısmı üzerine yaslayarak dilinizin yüzeyini iplikle hafifçe kazıyın. Bu ipin kurumasını bekleyin ve koklayın. En makul yöntem budur. Bir başka yöntem; bileğinizi dilinizin ucuyla değil, arka kısmıyla yalayın. Kurumasını bekleyin ve bileğinizi koklayın.
 
Ağzımız kokuyorsa, bu nasıl tedavi edilir?
 
Milattan önce 1250 yılından bu yana ağız kokusu üzerine yazılıp çiziliyor, ağız kokusu tıp tarihinin belki de bilinen en eski hastalığı halen de yeryüzündeki 4 kişiden 3'ü ağız kokusundan şikayetçi.

Tedavinin yol haritası, hastaya sorulan sorulardır. Verilen cevaplar, ağız kokusunun nedenini önemli ölçüde gösterir. Elbette bunun için sorulara samimiyetle cevap vermemiz gerekiyor.
 
Ağız kokusu için temel muayene ve tedavi ağızda yapılır. Hekiminiz ağız sağlığınızı iyileştirmek için dişlerinizi temizlemek, çürüklerinize dolgu yapmak veya kanal tedavisi uygulamak isteyebilir. Yarısı çıkmış yirmi yaş dişlerinizi çekebilir veya köprülerinizi söküp ağız kokunuzun geçip geçmediğini inceleyebilir. Sizden bazı tetkikler isteyebilir ve gerek duyarsa bir başka doktora yönlendirebilir.
 
İleri muayene ve tedaviler kulak-burun-boğaz, sindirim kanalı, böbrek ve karaciğerde yapılır. Son olarak da psikolojik muayene gerekir.
 
Kimlerin ağız kokusu tedavi edilemez?
 
Sabah kokusu, her sağlıklı bireyin sabahları uyandığında ağzında bulunur. Bu bir hastalık değildir. Bu sebeple tedavi edilmez. Zaten tedavi edilse bile geri gelecektir. Yeni başlamış ağız kokusu tedavi edilmez. Vücut floraları kısa süreliğine değişim gösterebilir. Bağışıklık sistemi haftalarla ölçülebilecek bir süre için belirli bir adaptasyon dönemi yaşayabilir. Hormonlar ve enzim sistemleri belirli bir süre için dalgalanmalar gösterebilir. Bütün bunlar kısa bir süre için ağız kokusuna sebep olabilir. Bu sebeple koku her zaman hastalık olarak ele alınmamalıdır. Standardizasyonu sağlamak amacıyla iki ay yetmedi ise ağız kokusu tedavi edilemez. Ağzı bakımsız olanların ve dişlerini fırçalamayı alışkanlık haline getirmemiş olanların ağız kokusu tedavi edilemez. Ağız kokusu tedavisi profesyonel ve kalifiye bir müdahaledir. Bunu hak etmek için bireyin diş fırçalama alışkanlığı olmalıdır. Aksi durumda hekim başarısız, hasta mutsuz olacaktır.
 
Hamilelerin ağız kokusu tedavi edilemez. çünkü yapacak bir şey yoktur. Doğumdan sonra bebeğin böbreğe yaptığı basınç ortadan kalkacak ve annenin metabolizması normale dönecek, böylece ağız kokusu ortadan kalkacaktır. Hamilelik döneminde, ağız kokusunu maskelemek için alkolsüz gargaralar verilebilir, bu da tedavi değildir.
 
Oruç tutanların ağız kokusu tedavi edilemez. çünkü yapacak bir şey yoktur. İftardan hemen sonra ağız kokusu kaybolacaktır.
 
Siroz, kanser, diyabet, diyaliz ve buna benzer koku yapıcı hastalığı olanların ağız kokusu tam olarak gidememeyebilir. Yakalandıkları hastalık gerilediğinde ağız kokuları kendiliğinden kaybolabilir veya azalabilir
 
Ağız kokusu bulaşır mı?
 
Ağız kokusuna yol açan bakteriler öpüşerek ve yakın temasla insandan insana geçebilir. Fakat kısa bir sürede bu bakteriler tutunamayıp uzaklaşırlar veya normal oranlarına geri dönerler. İnsandan insana bulaşma  görülmemiştir. Fakat ev hayvanlarından ağız kokusu bulaşması mümkündür.
 
Hangi doktora gitmeliyiz?
 
Ağız kokusu diş hekiminin branşına girer fakat çok sayıda doktorun da tedaviye katılması gerekebilir. Hangi doktorun ne zaman devreye gireceğine ve ağız kokusunun ağzın içinden mi geldiğine diş hekiminin karar vermesi daha doğru olabilir. Ağız kokusu mikrobiyolojiyle de ilgili olabilir.
 
İyi bir ağız kokusu gargarası nasıl olmalıdır?
 
İçinde antiseptik, antienflamatuar, alkol, çinko, oksitleyiciler bulunmalıdır. Asitlik seviyesi 6.5 civarında olmalıdır.
 
Gargara içinde çinko neden gereklidir?
 
çünkü çinko ağız boşluğunda çirkin kokulu kü-kürtü yakalar ve çöktürür. Böylece ağız kokusunu kesin bir şekilde bitirir. Bu, deneysel olarak da görülmüştür. Deneklerin ağızlarında koku düzeyi sistein damlatılarak olabilecek en yüksek seviyeye çıkarılmış, ardından da giderek artan dozlarda çinko klorit uygulanmış. Daha sonra ağzına yine koku yapıcı sistein damlatılmış. Fakat ağız kokusunun eskisi kadar oluşmadığı görülmüş.
 
Eczane ve marketlerden içerisinde çinko bulunan sakız, gargara, diş macunu veya ağız yıkama suyu alabilirsiniz. Kutu üzerinde çinko sitrat, çinko laktat, zinc sitrate, zinc gluconate, zinc lac-tate, çinko kloriüt gibi bileşikler görüyorsanız, o ürünün içerisinde çinko vardır ve ağız kokusu için üstün etkisi var demektir. Bu ürünlerin içinde SLS (Sodium Lauryl Sulphat), NaOH (sodyum hidroksit, sorbitol, xylitol, aspartam, sakkarin ve benzeri katkı maddeleri yoksa satın alıp kullanabilirsiniz.
 
Ağız kokusu için ayrıca antiseptik etkili bitkisel ürünler satılmaktadır. Klorofil, alovera, kekik, maydonoz, nane suyu ve daha sayısız ürün satılıyor. Bunların faydası olduğu hakkında bir delil elimizde yok fakat zararlı değiller. En azından iyi birer koku maskesi oldukları söylenebilir.
 
Sakızların ağız kokusuna etkisi var mıdır?
 
Ne gariptir ki, sakız ağız kokusunu artırır. Eğer içine çinko ilave edildiyse sakız ağız kokusunu azaltır. Piyasamızda çinkolu sakız 2011 itibarıyla bir tanedir. Ancak günde en çok sekiz tane çinkolu sakız çiğnemek gerekir. Sakızın lastik yapısını meydana getiren tiyosülfat zincirleri, bakteriler tarafından parçalanarak kükürtlü mono-merler açığa çıkarılır. Bu maddeler kokuludur. İçinde çinko bulunursa, sakızlardan açığa akan ve dil yüzeyinde oluşan kükürt bağlanmaktadır.
 
DİLİMİZİ NASIL FIRçALAMALIYIZ?
 
Dil fırçası kullanmak daha uygundur. Ama diş fırçasını dilinize de kullanabilirsiniz. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra, diş macununu ağızdan yıkayıp uzaklaştırmadan önce fırçanızı dilin en arka kısmına hafifçe yaslayın, bastırmadan öne doğru hafifçe çekin. Dilin yüzeyini süpürür gibi hareket ettirin. Böylece dilin tüysü uzantıları arasındaki bakteri ve besin artıklarını uzaklaştırmış olacaksınız. Eğer dilinizin üzerinde yanma, batma, kanama veya ağrı oluyorsa, renk değişiklikleri ya da yara varsa, dilinizi fırçalamayın ve doktorunuza gösterin. İlk zamanlar dilinizi fırçalarken bulantı duyabilirsiniz ama buna zamanla alışacaksınız.


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber