Ölüme atanmak nedir bilir misin? Kendi hesap defterini dürmek. Azrailin gelişini beklemekten sıkılmak ve acıya daha fazla dayanamamak nedir bilir misin?

Hayal kırıklığını tanıdınız mı hiç? Yüzünüze bakan insanların tüm hayallerinizi boş iş görmesini, yaptığınz her işin anlamsız kılınmasını. Ay sonu borcunuzu borçla kapatırken

tüm hayallerinizin bir kaç yüz tl karşısında sıfırlanmasına şahit oldunuz mu?

Haydi ama bunlar basit meseleler.

Hiç atanamadığınız için sevdiğinizi başkasına uğurladınız mı?

Kendinizi suçladınız mı bunun için?

İki matematik sorusu eksik yapmış olmaya; başka bir adam ile nişanlanan bir kadını adadınız mı?

Kızınızla ilgili tüm hayalleri bir öpüş mesafesinde başka bir adama bırakıp gitmeyi hissettiniz mi içinizde?

Öğretmenlik bitirdi ama atanamadı lafını yakınlarınızdan duyarken, para gerektiren planların kibarca dışında tutulmanıza sesiniz hiç çıkmadı mı yani?

Yakınlarınızın çocuklarına ''Bir şey olamazsa öğretmen olur'' demesini sakince mi karşıladınız yoksa. Tüm bunlardan daha garip olmak üzere

üç kuruş için ücretli öğretmenlik çıkınca çok sevinerek öğretmenliğin yakınından geçmemiş insanlarla aynı kefeye kondunuz mu?

Piaget, Freud, Erikson; büyüme;, gelişme, yok olursun!

Ölmeyecek gibi yaşamanın anlamsızlığını görürsün bir gün. Herkes ölür. Söz söylemeye gücü kalmamış, kılıç sallamaktan yorulmuş her beden ölür elbet. Yaşamak kadar doğaldır oysa, 

öyle anlamamaya çalışsak da.

Perde yıkılır, sahne toplanır en nihayetinde. Tiradlarda: 18 punto kara ve siyah bir ''Son Dakika'' yazısı ile konuşmalar verilir her halde.

''Atanamayan öğretmen intihar etti! Bir can daha! '' Bir sonraki habere kadar profiller karartılır, sonra adın unutulu eninde ve kendi sonunda.

Bu yazı ölüme atananlara...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim