Bu haber kez okundu.

Zafer sizin, yarınlar bizimdir,

Gün doğumu ile birlikte uyanır, sabahın erken saatlerinde tren raylarında buluşur, o gün gönüllü olan arkadaşın aracına beş yoldaş biner, kilometrelerce uzaktaki yola koyulur, bir amaç uğruna yola düşerlerdi.

Akşam mesai bitiminde çalıştıkları kurumun bahçesinde buluşur, amaçlarını hakkıyla gerçekleştirmiş olmanın gönül rahatlığı ile yola koyulur, evin yolunu tutarlardı. Tren raylarına vardıklarında, ertesi gün tekrar aynı saatte aynı yerde buluşmak üzere vedalaşırlardı.

Batılısı da, Doğulusu da, Anadolulusu da vardı aralarında. Beş insan, beş farklı kültüre, yaşanmışlığa, bilgiye, deneyime sahip olmalarına karşın, aynı hoşgörüye aynı vizyona sahiplerdi. Üzerlerine yüklenen ya da kendilerine vazife addetikleri misyon da aynıydı.
  
Yaptıkları iş yorgun ve bir o kadar da sıkıntılı bir işti. Buna rağmen yüzlerinden tebessümü hiç eksik etmezlerdi. Tebessümü şiar edinmiş bu insanlar, bir enkazın tebessüm ile bir gül bahçesine nasıl dönüşeceğinin en güzel sembolüydüler. 
Tebessümün en çok yakıştığı simalara, simalara en çok uygun düşen tebessümlere sahiptiler. 

Kardeş değillerdi ama, kardeşmiş gibi bir fedakarlık, şefkat ve merhametle yaklaşıyorlardı birbirlerine. 
Yürekleri sevgi dolu, bellekleri bilgi dolu, bilekleri kuvvet dolu, gayretli, özverili beş arkadaştı onlar. 
Hem yaptıkları işin çok iyi hakkını veren, hem de hakkını çok iyi verdikleri işleri yapan kişilerdi onlar. Ülkenin kalkınması, insanların bilinçlenmesi, halkın huzur ve refahı, ülkenin sanayisi, eğitimin kalitesi için mücadele eden, çalışan, didinen, geçmişten aldıklarını özümseyerek gelecek neslin yoluna bir ışık tutmaya, karanlıklı bir geleceği aydınlatmaya çalışan gayretli, özverili insanlardı onlar. 

Tüm imkansızlıklara rağmen, imkanın mümkün olduğu görüşüne dair mutlak bir inanışa sahip bir vizyon ile hareket eder, önlerine çıkan her engeli aşmak için bir ve beraber olur, tek yumrukta, tek bilekte birleşir, güç olur, kuvvet bulur, vakit kaybetmeden tez elden işe koyulur, engelleri ortadan kaldırana dek pes etmeden çalışırlardı. Literatürlerinde “engel, imkansız, olmaz, başarısız, yapılamaz, edilemez” gibi olumsuzluk içerecek hiçbir kelimeye yer yoktu. Olumlu düşünen ve pozitif bir enerji ortaya koyan optimist insanlardı. 

 Kozmopolitik bir ruha, optimist bir bakışa, kuvvetli bir mesleki zekaya, güçlü bir duruşa ve kararlı bir özveriye sahiplerdi.
Zafere çiçekli yollardan gidilmeyeceğini, mevcut koşullar içerisinde en iyi bilen kişiler belki de onlardı. Adeta bedenleri yer yüzünde, ruhları gök yüzünde olan, bugünde yaşayıp yarında var olan, dünü iyi bilip, geleceği iyi öğreten insanlar, kahramanlar, cesur yürekli insanlardı onlar.
Köstek olmayı kendilerine yaşam biçimi kılmış insanlara karşın, destek olmayı iyi bilen bir ordunun zaferli kumandanlarıydı onlar. Fatih'in İstanbul'u fethi gibi onlarca yüzlerce gönülleri fethetmek için her gün onlarca kilometre yol gideri gelirlerdi. 
Ceplerini doldurmak peşinde değillerdi hiç. Keza cepleri delik, yama tutmayan elbiseler giyerlerdi ki, cepleri dolmasın, başkalarının akılları ceplerinde olmasın.. Onlar, cepleri değil, gönülleri ve zihinleri doldurmayı amaçlayan; dolan gönüller ve zihinler ile yarının nesline ışık tutacak insanları ilmik ilmik dokuyan, sevgiyi, bilgiyi, ahlakı, hoşgörüyü nakşeden insanlardı. Hem nalına hem mıhına vurarak tahrip edenlere inat, “Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtaracağını” iyi bilenlerdendi onlar. 
Dünün çocuğuydular ama, ülkeyi kurtarmaya katkı sunan bugünün kumandanıydı onlar. Aynı zamanda bugünün çocuğunu, yarının kumandanlarını yetiştiren insanlardı onlar. 
Onlar her gün kilometrelerce yol giden, yine kilometrelerce yol gelen beş yoldaş, beş meslektaş, beş eğitimciydi onlar.
Öğrencilerine umut olan, onlara mutlu yarınları sunmaya çalışan, öğrencilerinin dertlerini kendilerine dert edinen, dertlerine derman olmaya çalışan, kutsal bir mesleği icra etmeye çalışan beş yoldaş, beş meslektaş, elleri öpülesi beş öğretmendi onlar. 
O beş öğretmenin nezdinde bütün öğretmenlere şunu ithaf etmek isterim ki; Yarınların karanlıklı, savaşlı, cehaletin ağır bedelini ödediğimiz bu günlerde tüm öğretmenlerin yetiştirdiği bu kutlu yolda zafer sizin, yarınlar bizimdir.

Özkan Erdem 

[email protected] 

[email protected]

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber