Bu haber kez okundu.

Uzman Öğretmenin Hukuk Dramı

Adı Oğuz Kağan, Esenler’ de öğretmen… Uzman öğretmenlik, 10 yıllık meselesi; kendisini tanıdığımdan beri, 4 yıldır, bakanlıkla davalı… Eski millî eğitim bakanı Hüseyin Çelik’ ten miras kaldı uzman öğretmenlik! Öğretmenleri stajyer, sözleşmeli, kadrolu, 4-C’ li (ders ücretli) diye bölük pörçük etmeleri yetmezmiş gibi bir de başımıza uzman ve başöğretmenliği çıkarmıştı Hüseyin Çelik. Öğretmen kavramının toplum gözündeki itibarı ve yeri uzmanlık sıfatıyla daha mı perçinlenecek? Allah aşkına halktan kim anlar uzman öğretmen olduğumuzu? Öğretmen payesi yeterli değil mi? Bakanlık bünyesinde TSK’ de olduğu gibi hiyerarşik düzenin varlığı millî eğitime zarar verir.

 

 

 

Türk Ceza Kanunu’ nda zamanaşımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ilgili davalarda 30, müebbet hapiste 25, diğer ağır suçlarda 20,  borç/tazminat/taşınmazlarla ilgili sorunlarda 10, ticarî/idarî/maddî davalarda 5, bir aydan fazla hapis cezasıyla yargılananlarda 4, bir aydan az hapis cezasıyla yargılananlarda veya hafif para cezalarında 18 ay, evliliğin/nişanlılığın sona ermesiyle doğan dava hakkında bile 1 seneyken Millî Eğitim Bakanlığı’ nın yılan hikâyesine çevirdiği uzman öğretmenlik 10 (on) senedir gündemimizde, halen çözülemedi hatta zamanaşımına bile uğramadı; çok manidar…

 

 

 

Uzman Öğretmenin Sergüzeşti 

 

30 Haziran 2004’ te 5204 sayılı yasayla başladı uzman öğretmenin sergüzeşti. Öğretmenleri o gün 4 maddelik bir yasayla öğretmen, uzman ve başöğretmen şeklinde üçe ayırdılar. İlkini ÖSYM’ nin 27 Kasım 2005’ te, ikincisi 30 Nisan 2006’ da yaptığı iki uzman öğretmenlik sınavına girmek için adaylık dönemi hariç 7 yıl hizmet şartı, hizmet içi eğitim gibi birtakım ölçütler belirlendi; geçer not 60 olarak öngörüldü. Toplam kadronun ancak %20’ si uzman öğretmen olabilecekti. Yazılı sınavında başarılı olanlar, birer birer uzman öğretmen oldular ancak 18.04.2009’ da Anayasa Mahkemesi bu ölçütleri iptal ederek uzman öğretmenlik davalarının çokluğu nedeniyle bakanlığa 1 yıl düzenleme süresi tanıdı; tabi sizin de tahmin ettiğiniz üzre MEB hiçbir düzenlemeye gitmedi. Geçen süreç içinde açılan davalar usûl yönünden hatalı değilse ve süre noktasında düşmemişse tamamıyla kazanıldı. Bakanlık 2011’ e kadar mağdur öğretmenlere mahrûm kaldıkları ekonomik/özlük hakların yanı sıra binlerce avukata da vekâlet ücreti ödemek zorunda kaldı.

 

 

 

Bakanlığın 2011’ de uzmanlıkla ilgili yazısı gereğince sınavı 60 alarak kazanan ve tezsiz yüksek lisans yapanlar hariç kendi alanında ve eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans yapan herkese uzman öğretmenlik verildi. Ancak Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu 01.10.2013’ te mahkeme kararıyla uzman öğretmen olunamayacağı yönünde hukukî boşluk olmasını gerekçe göstererek skandal bir karara imza attı. Bu karar, İdare Mahkemelerinin elini ve karar verme süreçlerini rahatlattı. Beklemekte olan uzman öğretmenlik davalarının birçoğu Danıştay’ ın mezkûr kararı emsal gösterilerek olumsuz sonuçlanmaya başlandı. İdare Mahkeme’ den temyize, temyizden tekrar temyize, orada Danıştay’ a, Danıştay’ dan tekrardan yerel mahkemeye derken uzman öğretmen adayı; uzman olduğuna da olacağına da pişman edildi. Bunlar yetmezmiş gibi olumsuz sonuçlanan mahkeme kararları doğrultusunda uzmanlıktan kaynaklanan ekonomik hakların geri alınması gündeme geldi. Çeşitli örgütlerle yakınlığı bilinen bağzı milletvekillerine bile seçilmişlikleri kazanılmış hak olduğu gerekçesiyle maaş ödenirken öğretmenden uzmanlık parasının geri alınması da ne demek oluyor! Türkiye’ de vicdanlar bu kadar sağır mı, kör mü? 

 

Sonuç 

 

Geçtiğimiz yılın Öğretmenler Günü’ nde Türk Eğitim-Sen’ in yaptığı ve 16.723 aktivistin katıldığı Öğretmenler Günü anketinde öğretmenlerin %32’ sinin öğrenci/veli şiddetine maruz kalmasına rağmen sadece %12’ sinin şikâyette bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca arama motorlarından ’’Öğretmene Darp’’ başlığıyla yapılan aramalarda ortalama 100.000 sonucun geldiği, paket paket demokrasiye gark olmuş mükemmel ülkemiz Türkiye’ mizde hazır Türk diye de bir millet yokken öğretmenlerin öncelikle ihtiyaç duyduğu unvanın uzmanlık değil ’’itibar’’ olduğunu düşünüyorum.  

 

Yücel ÖNDER

 

Türk Eğitim-Sen

 

Esenler İlçe Başkanı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber