Bu haber kez okundu.

Uyutmayan Öğretmen

 Geçtiğimiz hafta Bakanlığımız otuz bin öğretmenin atamasını gerçekleştirdi. Görülecek bir olaydı. Bir yanda salonu çınlatan sevinç çığlıkları, yüzlerdeki mutluluk, sarılmalar, gözyaşları... Öte tarafta hüzün ve kırgınlıklar. Hatta hüzün ve kırgınlıktan daha fazlası. Atanamayan öğretmen kavramının ilerisine geçen durumlar. Mesela onlardan birinin dramını duydum geçenlerde.

Eve biraz geç döndüğüm bir akşamdı. Yemekti sohbetti derken eşim o gün okullarında yaşanan tuhaf bir olayı anlatmaya başladı.   İyi görünümlü bir bayan sabah vakti A okuluna gelmiş ve müdürün odasına girerek; “Hocam, benim bu okula tayinim çıktı,” demiş.   Allah Allah, müdür şaşırmış tabi. Elde belge yok, bilgi yok, nasıl bir tayin bu? “Hoca hanım sizin tayiniz nereden çıktı?”

 “B okulundan.” Müdür bey ayağına gelen topu hemen paslamış: “O zaman lütfen B okuluna gidin ve bana kararnamenizi getirin.” İyi görünümlü bayan peki deyip çıkmış oradan. Olanları dinlerken içimden; “Acaba dolandırıcılar yeni bir taktik mi buldu?” diye geçirdim.  Derken esrarengiz bayan, B okuluna varıp öğretmenler odasına girmiş. İçeridekilere selam verip bir koltuğa ilişirken; “Ben buraya yeni atandım,” sözcükleri dökülmüş ağzından.

 Öğretmenler garip garip bakmışlar birbirlerine. Kimdir, nedir?  “Hocam sizi doğru mu duyduk acaba?” “Evet evet, buraya atandım. Yeni atandım.” O esnada A okulunun müdürü B okulundaki mevkidaşını telefonla arayarak; “Böyleyken böyle hocam,” deyip durumu haber veriyormuş. “Birisi buraya geldi, sonra da sizin okulun yolunu tuttu.” B okulunun müdürü telefonu kapatıp öğretmenler odasına gelmiş, esrarengiz misafiri ikna ederek oradan alıp kendi odasına götürmüş.

“Eee, neymiş olayın aslı?” diye sordum. Eşim dedi ki; “Bir süre sonra mavi şeritli beyaz arabayla bir polis ekibi bahçe kapısından girdi. O bayanı okuldan alıp götürdüler. Meğerse atanamamış bir öğretmenmiş ve belki de …” “Belki de” den sonra gelen o üç nokta… O yakıcı üç nokta…

Sadece bitmemiş cümleleri mi anlatır? Bitmemiş planlar, bitmemiş özlemler, bitmemiş hayaller…  Esrarengiz bayanın olayının asıl sebebi nedir, semptomun kökeni nerededir, bilinmez. Fakat benim için önemli olan o naif rahatsızlığın bu noktada yüzeye çıkışı, kendisini atanamamada ifade edişi. Öyle ki duyduğum andan itibaren daralmalar yaşatıyor. Sait Faik’in zayıf, sarı, hastalıklı bir adamın halini anlattığı “Haritada Bir Nokta” adlı hikayesi vardır.

Duygu yüklü, enfes bir hikaye. İnce yürekli yazar şahit olduğu acı olay karşısında kalemini yontup hikayeyi kağıda döker ve “yazmasam deli olacaktım,” diye de ekler.  Kim bilir. O gece üzüntüden uyuyamasam da, yazdığım için belki ben de delirmekten kurtulmuşumdur.

Zübeyr ÖZARSLAN   Eğitimci-Müfettiş

Kaynak:www.kamuajans.com

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
uyutmayan öğretmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber