Bu haber kez okundu.

Ünlü şairlerden, en ünlü öğretmen şiirleri

ÖĞRETMEN 

A'dan başlar aydınlık, 
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen.


Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da pergele öğretmen.


Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.


Bir ışık, bir ışık daha, 
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen...


FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA


ZİLLER ÇALACAK

Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir 
Zil çalacak, ziller çalacak benim için, 
Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden; 
Ta içimden birisi gidecek uça ese... 
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim. 

Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir 
Zil çalacak, ziller çalacak benim için, 
Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün; 
Ta içimden birisi koşacak ardınızdan.... 
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim. 

Sonra bir gün bir zil çalacak yine 
Hiç kimseler kimsecikler duymayacak, 
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz... 
Ta içimden birisi kalacak oralarda 
Ben gideceğim. 

Zeki Ömer DEFNE


KÖY ÖĞRETMENLERİ
Yurdumuz uçsuz bucaksız,
Gökte yıldız kadar köylerimiz var.
Ama uzak, ama harap, ama garipsi..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Uzak köylerimizde kuşlar gibi
Her sabah çocuklar size uçar.
Ama küçük, ama büyüyen, ama güleç..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Siz kara göklerin yıldızları,
Işıtın yurdumuzu sabaha kadar!
Ama düşe kalka, ama yiğit, ama umutlu..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt'te doğanlar!
Malazgirt'e, Çemişkezek'e, Patnos'a gitmezseniz,
Çocuklarınız öksüz kalır, yetim kalır,
Köylere ışık iletmezseniz.

Dağlara, vadilere, ovalara
Tesbihler gibi saçılmış köyler,
Rüzgara karşı bir bayrak,
Sevinçle türküsünü söyler.

Sevinçle türküsünü söyler
Bir idare lambası küçük, solgun.
En azından üçyüz pare dam
Umudu en azından üçyüz çocuğun.

Ve onlar saçları uzamış,
Çatlak ellerinde çıkınları,
Üç saat, dört saat ötelerden
Yorgundur, sessizdir akınları.

Ve onlar, yıldızlar gibi
Gözleri ışıl ışıl yananlar.
Oyuncak için değil, kağıt, kalem
Kitap için gizlice ağlayanlar.

Ve onlar aşıktan bilya,
Sopadan at yapanlar.
Kurt yavruları gibi, kuzular gibi
Dağ başlarını çınlatanlar.

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malzgirt'te doğanlar,
Bütün bunları düşünmelisiniz.
Yüce ırmaklar gibi sessiz, sürekli
Kağnılarla, arabalarla, kamyonlarla
Akıp köylere gitmelisiniz!
Yurdumuza ışık iletmelisiniz...


Cahit KÜLEBİ


ÖĞRETMEN MARŞI

Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk'e denk;
Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.


Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

İsmail Hikmet ERTAYLAN


ÖĞRETMENİN ANDI



Ahdettim, yemin ettim dönmeyeceğim geri;
Gidiyorum yurdumun çok uzak diyarına.
Cehalet cinlerinin cirit oynayan yeri;
Şimdi beni bekliyor, bakıyor yollarıma.





Varacağım köyüme ziyamı saçmak için;
Bıkmadan, usanmadan bilgiyi yayacağım.
"Başı boş dolaşmalar, bu işsizlikler niçin,
Niçin çalışmıyoruz?" diye anlatacağım.





Okulumu açarak talebelerim ile;
Bol irfan vereceğim, ilme susamışlara.
Ama yılmayacağım, dökülsem de n'olacak?
Yılmazlardan ide var, bu yurt için başımda.





Bilgiyi kafalara perçinleyebilirsem;
Gelecek günlerimi mutlu görebilirim.
Yurdun evlâtlarını tüm okumuş görürsem,
İşte ruhum, o zaman rahat ölebilirim...


Mehmet AYDIN



YORUM SENİN ÖĞRETMENİM

Ben bir gülüm, sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin;
Mis kokarsam hüner senin,
Ama bir de soluversem
Günah senin, günah senin öğretmenim...

Ben tohumum, çiftçi sensin
Çok sularsan ürün senin;
Bol olursam verim senin
Ama bir de çürütürsen,
Hata senin, hata senin öğretmenim...

Ben elmasım, sanat sensin
Pırlantaysam emek senin;
Parlıyorsam ışık senin,
Ama bir de parçalarsan,
Kırık senin, kırık senin öğretmenim...

Ben boş defter, kalem sensin,
Doğru yazsan yarın senin;
Güzel yazsan ikbal senin
Ama bir de karalarsan
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim...

Ben öğrenci, sen öğretmen,
Başarırsam hüner senin;
Kazanırsam zafer senin
Ama bir de kaybedersem
Yok başka diyecek sözüm
Yorum senin, yorum senin öğretmenim...

 

Kaynak: ogretmenlersitesi.com

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber