Bu haber kez okundu.

Şubat Atamaları ve Atanmayan Öğretmenler

Şubat Atamaları ve Atanmayan Öğretmenler


Şubat atamaları yaklaşırken harıl harıl lobi oluşturmaya çalışan, TBMM, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarını gezen Atanmayan Öğretmenler 15.000 olan atama kontenjanını üst seviyelere çekmeye çalışıyor. “Atanamayan Öğretmen” kavramı biraz atanma şartlarını taşımama gibi bir anlam içerdiğinden başlığı atanmayan -yani bakanlık tarafından- öğretmenler olarak attım.

 

Bakanlık tarafından açıklanan verilere göre 300 Bin Mezun, 123 Bin İhtiyaç var ama şubat ayı için öngörülen atama rakamı 15 Bin. Ataması yapılmayan yaklaşık 3 bin öğretmen 16 Kasım 2014 günü Ankara’da yaptıkları eylemde, seslerini duyurmaya çalıştılar.

 

En çok isyan ettikleri noktalardan biri ücretli öğretmenlik. Daha düşük ücretle çalıştırılmak zorunda bırakılan ücretli öğretmenler, atanmayan öğretmenlerin biraz da gazını almak için uygulanan bir sistem gibi.

 

2012 yılında o zamanın Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından yaptırılan alan değişikliği uygulaması da atama bekleyen öğretmenlerin sayılarını branş bazında o sene için düşürmüştü. Norm kadro fazlası olan öğretmenlerin branş değişikliği yoluyla fazla durumdan kurtarılması birkaç kez mahkemeden dönmesine karşı bu eğitim döneminde yine uygulandı. 4+4+4 sisteminin sınıf öğretmenlerine verdiği zarar bu yolla giderilmeye çalışılmıştı ancak hiç kimse bunun atama bekleyen öğretmenlere zarar vereceğini hesaplamamıştı.

 

Alan değişikliğine benzer bir uygulamada Bakanlığın 100 saatlik kurslarla bazı alanlarda öğretmen yetiştirmesi. Üniversitelerin görevini üstlenmeye çalışarak 4 yıl alınan eğitim sonucunda bile tam olarak yetişmeyen, ancak mesleğe başladıktan sonra pişen öğretmenlerin bu eğitim süreleri dikkate alınmadan, 100 saat gibi ilginç bir zaman dilimiyle 4 yılın işini yapmaya çalışmak atanmayan öğretmenlerin en büyük şikayetlerinden birisi.

 

Tabi öğretmen atama kontenjanlarının istenen seviyede olmamasının sebeplerinden biri de maaşları düşecek diye emekli olmaya korkan büyük bir kitle olması. Gerçekten emeklilik şartları iyileşse belki de emeklilik yaşı gelen öğretmenlerimiz hemen emeklilik dilekçelerini verecek ve böylelikle yeni atama için kontenjan açılacak.

 

Bunun en iyi çözümü tabi ki atama kontenjanlarının artması. Artık eğitim fakültelerine öğrenci alımı işine de tam anlamıyla bir el atmak gerekiyor. Ataması yapılamayacak kadar fazla öğrenci alan bölümlerin alımlarını azaltmak gerekirse durdurmak en akıllıca iş. Hiç olmazsa lise mezunu olan bir gencin atanma diye bir kaygısı olmaz ve atama bekleyen 300 Bin öğretmen 3 belki 4 yıl içinde yavaş yavaş eritilerek kangren olmuş bir yara da kapanmış olur. Aslında bununla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK arasında bazı bölümlerin ikinci öğretimlerinin kapatılması yoluyla bir önlem alınmıştı ancak yeterli olmadı. Havuz dolmaya devam ediyor; taşıyor bile.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın son yıllarda yaptığı mantıklı işlerden birisi de yaz dönemlerinde tercih zamanları yaklaşırken liseden mezun olup YGS ve LYS sınavlarına girip Eğitim Fakülteleri ya da Fen-Edebiyat Fakültelerini tercih edecek adaylara yönelik en çok ihtiyaç duyulan branşları açıklamasıydı. Bu sene de öyle bir açıklama bekliyoruz.

 

Fen Edebiyat Fakültelerinden mezun olup formasyon alarak KPSS ile öğretmen olarak atanmak isteyen adaylara aslında bilim insanı olma yönünde destek ve istihdam sağlansa, bu mezunlar öğretmenlikten vazgeçer ve kendi bilim dallarında uzmanlık almaya çalışırlar. Hem ücretleri daha iyi, hem de emeklilik şartları. Son yıllarda açılan rekor sayıdaki üniversitelere de akademisyen lazım. O açık da böylece kapanmış olur.

 

Fen Edebiyatların Fizik bölümünden mezun olan bir öğrenci öğretmen olarak atanmadığında çalışabilecek tek yeri dershaneler idi. Dershanelerin kapatılmasıyla birlikte o alan mezunlarına yönelik bir istihdam alanı yaratılmalı. Kimya bölümü kimyager olabiliyor, mezun sayısını azaltırsak hemen hemen hepsi iş bulabilir. Biyoloji mezunları da aynı.

 

Velhasıl sevgili okuyucular bu okumuş genç nesil bizim, her ne meslekten olursak olalım, bu çığlığa sahip çıkalım. Ülkemiz için…

 

Memet KAYMAZ / Kpsscafe.com

\"kpsscafelogo2\"

kaynak: www.kpsscafe.com” 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber