Bu haber kez okundu.

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM HANGİSİ SENSİN ?
Aşağıda birkaç veli-öğretmen konuşması yazacağım. Eğer bu yazıyı okuyorsan örneklerden hangisi sensin, benim için bunu düşünür müsün ?
( Lütfen özel okul, devlet okulu detaylarına takılma. Kurgu veya gerçek veya kaç dakika sürdüğü ile de ilgilenme lütfen.)
Ancak bu bir soru değil, lütfen bana cevap verme. Elini kalbine koy ve kendine söyle hangisi olduğunu. Çünkü bana veya başkalarına ne söylediğinin hiçbir önemi yok ki, senin de çok iyi bildiğin gibi insan kendi ile ilgili gerçekleri kalben bilir. Aklı ne söylerse söylesin ve ne gibi sebepler bu gerçekleri yaratmış olursa olsun. Sen kendin ile ilgili bildiğin gerçeklerle huzurlu musun ? Mesele sadece bu…
Yine bir veli ve mevzu bahis öğrenci ile ilgili üç farklı öğretmen görüşmesi.
Veli ; “ Hocam, çocuğumun derste ve sınıfta durumu nasıl ?” diye soruyor. Ders Matematik.
1. Öğretmen ; “ Çocuğunuz derste başarılı, hatta sınav notları şöyle. Gayet iyi yani. Ama derste o kadar çok konuşuyor ki, inanın ben ders anlatamıyorum. Hiç durmadan soru soruyor. O’nun sorularına cevap vermekten ders anlatamıyorum. Sinirlerim bozuluyor resmen.”
Veli ; “ Öyle mi, kusura bakmayın özür dileriz bunun için. Ne soruyor Hocam bu kadar çok size ?”
Öğretmen ; “ Anlamadığı yerleri ama çok fazla soru soruyor. Bakın ben yeni evlendim. Balayına bile çıkmadım, dersten geri kalmasınlar diye, yani böyle bir öğretmenim ben. Ama kızınız çok konuşuyor.”
2. Veli aynı soruyu soruyor. Ders Fizik.
Öğretmen ; “ Oooo hoşgeldiniz. Sizi tanıdığıma memnun oldum. Kızınız Fizik’te çok başarılı. Onunla gurur duyuyorum. Sınav notları da şöyle bakın.”
Veli ; “ Pardon Hocam, acaba kızımız dersinizde konuşuyor mu ?”
Öğretmen; “ Evet sormayın, çok konuşuyor. Ama anlattığımı o kadar çabuk kavrıyor ki, diğerleri anlayana kadar beklemekten sıkılıyor ve bir sonra ki aşama ile ilgili soru soruyor. “
Veli; “ Peki Hocam bu sizi rahatsız etmiyor mu ? Ders anlatırken zorlanıyor olmalısınız.”
Öğretmen ; “ Hayır olur mu öyle şey. Bu harika bir şey. Evet onun sorularına yetişmek zorlayıcı bir şey ama bu benim işim siz bunun için endişe etmeyin. Kızınız çok zeki ve çok başarılı olacak. Bize böyle çocuklar gerek.”
3. Veli aynı, soru aynı. Ders Türkçe.
Öğretmen; “ Kızınızın ders notları şöyle. Fena değil yani , biraz daha çalışırsa çok daha başarılı olur.”
Veli; “ Hocam sınıf içinde durumu, davranışları nasıl ?”
Öğretmen; “ Beni rahatsız eden bir şey olmadı. Hem çok da tanımıyorum kızınızı. Ben profesyonel öğretmenim, çocuklardan da profesyonel öğrenci olmasını beklerim. Onları tanımam gerekmez, bilgileri alsınlar yeter.”
Neden mi öğretmenlerle ilgili yazıyorum ?
Çünkü benim geleceğe dair umudum öğretmenlerde ondan. Anne- Baba çocuğu için her şeyi yapabilse idi, okullara gerek olmaz, evde tabletten ders dinler ve öğrenirlerdi çocuklar.
Ancak tüm Öğretmenler olarak çok farkındayız ki ;
Bir çocuğun hayatında anne-babasından sonra ki en etkili kişiyiz. Belki bazen anne-babadan daha etkiliyiz. Bu bize büyük sorumluluk veriyor, evet biliyorum zor şartlarda düşük ücretlerle çalışıyoruz. Ancak yaptığımız işe kalbimizi koymamıza engel değil bu. Kalbimizi koyarak yaptığımız işin ne farklar yarattığını öğretmenler olarak hepimiz sıklıkla deneyimliyoruz.
VE EN DERİNDEN BİLDİĞİMİZ DE BUGÜN ŞİKAYET ETTİĞİMİZ ŞARTLARI DEĞİŞTİREBİLMEK İÇİN TEK ŞANSIMIZ BİR SONRA Kİ NESİLDE ANLAMLI FARKLAR VE SIÇRAMALAR YARATMAK. YOKSA HEP ŞİKAYET ETTİĞİMİZ ŞARTLAR MUTLAKA DAHA KÖTÜYE GİDECEK.
BU YÜZDEN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİMİZİN ARTIK BU ANLAYIŞLA DOLU KALPLERİMİZE İHTİYACI VAR.
Sevgi ve Saygılarımla…

Kaynak: Sema Deniz / Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı Anne
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber