Bu haber kez okundu.

Pedagojiden Öğretmene (Süslü Sözcükler)

Bizler bayılıyoruz "loji, log, cart curt" diye biten sözcüklere...

Olduk olası süslü sözcüklere hayranız...
Mesela, birine "muallim" dersen olmaz...
En azından fiyakalı olmaz...
Ama "Pedagog" dersen oldukça fiyakalı olur...
Neyse kavramları çırçıplak edip, keyfini sürmeyeceğim...
Hava soğuk ve havamda değilim...
Pedagog; çocuğu okula getirip götüren, onun araç ve gerecini hazırlayan kölelere deniyormuş...
Orasında değilim...
Bu rol değişmiş ve müderrislik, muallimlik, öğretmenlik kısaca eğitimcilik (talim ve terbiye) işine dönüşmüş olabilir...
Pedagoglardan bu yana öğretmenlik ya da eğitimcilik mesleği, sahiplerin (İster çocukların vasisi ister köle sahipleri kabul edin) istemleri doğrultusunda gerekleştiği değişmez ilkedir.
Kölelik kalktıktan sonra, işi yapanın ücretini ödeyene, bir ölçüde "sahip" dersek... değişen çok bir şey yok...
Sahip ; devlet ve onu idare eden siyasal iktidardır...
Sahiplik, kişiden kamuya devrolunmuştur..
Siyasal iktidarlar, hukuk ölçüleri çerçevesinde çalışanların ve çocukların mutlak sahipleridir.. 
Hukuk der ki; 18 yaşından küçük çocukların, İsimlerinin ve görüntülerinin basında yer alması sakıncalıdır...
Çocukların her türlü istismardan korunması esastır..
Çocukların korunma kriterini "sahip" belirler...
Ebeveynler  dahi bu hakları ihlal edemezler...
Uzattımmm...
Şimdi...
Ne sandık biz öğretmenliği?
Geleceği yetiştiren,
Kölesi olunan,
Kutsal varlık...
Fasa fiso...
Yok öyle bir şey...
 
Ders saatleri, 
İçeriği, 
Aracı gereci,
Amaçları,
Amaca erişildiğine dair gösterge davranış, başkası tarafından tanımlanmış..
Kısaca öğretmen;
süreçlerin tamamı kurgulanmış bir programın 0 toleranslı uygulayıcılarıdır...
Uyarınıza gelirse....
Dilerseniz kendinizi şımartın..
Ama
"Gerçek" bu...
Kim belirliyor her şeyi...
Kamu (sahip) ...
Yani;
Kamu adına, siyasal iktidar...
 
Niye yazdım ki?
Milli eğitim bakanı açıklama yapmış (Yazılı emir) ; "çocukların görselleri facede paylaşılmayacak" diye...
Bu kural yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi, Sayın bakana ait değildir...
Bu yasal bir zorunluluk ve cezai müeyyidesi olan bir husus..
Yasal gerekçeleri bir kenara bırakırsak
Hangi gerekçe ile,
hangi sosyal doyum için,
hangi ne için çocukların resimleri paylaşılır...?
Anlamam ki...(anlatılırsa ikna olurum)
Bakanın açıklamasının ardından,
Face ye bir video düştü...
"Öğrenciler, derste öğretmenin canına okuyor" hali...
Vah ki ne vah...
Çocuklara öğüt mü dersin
"Çocuklarla yarışalım" diyen mi?
Hatta,
"Hadi bakan, çocuklara da bir şey yap" diyen mi?
Pardon...
Ne sanıyoruz biz kendimizi...
O videoyu tekrar izleyin lütfen...
Çocukları yok sayıp, hala kitaptan metin okumaya çalışan öğretmene bakın...
Bir de
İLO sözleşmesinde günde 6 saat olan çalışma süresine rağmen, 10 saat derse soktuğumuz çocuklara...
Çocuklar edepli vallahi...
Ben olsam daha  fena yapardım vallahi...
********
Bu yazı uzar...
Kendimizi bir şey sanmayalım...
Altı üstü "Pedagog" uz...
Bir de örgütlerimiz var...
Toplu sözleşme sırasında susup..
10 kasımda, 23 nisanda eylem yapmayı marifet sanan....
1 gün izin...
İster ben yazayım "sendika nedir?" diye..
İster öğrenin...
Sendika toplu sözleşme yapar...
Geri kalan işleri dernekler, partiler...
Hadi bana müsaade...
 
Pedagog Zeki..
 
ZEKİ TOPALOĞLU
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber