Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ
Ayakkabılarının bağı çözülüyor, eğilip çözüyorsun. Öğretiyorsun ayakkabısını bağlamayı. Öğrenemezse bir daha bağlıyorsun. Gözü yaşlı geliyor. Göz yaşlarını siliyorsun. Avutuyorsun, teselli ediyorsun. Güvende olduğu hissini yaratıyorsun. Düşüyor, dizi kanıyor. Temizliyorsun yarasını, gülümseyene kadar yanından ayrılmıyorsun. Kavga yapıyor, darılıyor arkadaşıyla, sorunlarını dövüşerek değil konuşarak çözmeleri gerektiğini anlatıyorsun her defasında. Yemek poşeti düğüm olmuş, açıyorsun poşete hiç zarar vermeden. Bir derste en aza on kere zil ne zaman çalacak diye soruyor. Hepsine aynı sakinlikle cevap veriyorsun. Her derste bu son ders mi diyor, son ders hariç, hayır diyorsun. Kaçıncı ders olduğunu söyleyerek. Bıkmadan usanmadan. Sorular soruyor, çocukça ve ona göre oldukça anlamlı. Dinliyorsun sonuna kadar. Anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışıyorsun. Kalemi kayboluyor, birlikte arıyorsun. Kitabını unutuyor, kitap fotokopisi çekip veriyorsun. Kaba, çirkin konuştuğunda, nasıl konuşması gerektiğini izah ediyorsun. Sıkıldığı zaman yeni oyunlar icat ediyorsun. Burnu akıyor siliyorsun. Eli kirlendiğinde gerekirse sen de onunla birlikte elini yıkıyorsun. Halini soruyorsun, hatırını soruyorsun, evinde nasıl vakit geçirdiğini soruyorsun. Tatilde ne yaptığını merak ediyorsun. Hastalandığında ateşini kontrol ediyorsun. Yanındaysa ilacını içiriyorsun. Tüm bunların dışında bir de ders yapıyorsun. Gece başını yastığa koyduğun zaman, bugün ne öğrettim diyorsun. Verimsiz bir günse, canın sıkılıyor, uykun kaçıyor. Vicdanın rahatsız oluyor. Yarın diyorsun. Yarın daha güzel olacak. Yarın daha güzel olduğunda sen de daha rahat uyuyorsun. Kimseden bir aferin beklentin yok. Kimsenin gözüne girmek gibi bir derdin de yok. Yaptığın işi layıkıyla yerine getirip, huzurla uyumak derdindesin sadece. Öğretmek değil derdin, eğitmek. Tüm yorgunluğun çocukların okulda oldukları için mutlu olduklarını görmekle geçiyorsa, zaten yorgun değilsin hiç.
Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum. Hayır. 29 harf öğretirim her birine. Kimseye ne kul ne de köle olmalarını isterim. Çocuklar bu kadar anlaşılabilir ve kolayken, büyüklerinin bu kadar saçma olması haksızlık sanki. Son on yılda, senin maaşını ben veriyorum diyenlerin, hocaaa diye yayılanların, karpuz seçercesine mal seçmeye çalışanların sayısındaki orantısal artış, kimin hatası? Bir yerler de bir hata var. Bir mesleğin itibarı, bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar ayaklar altına alınmamalıydı. Çok yazık. Ölüsü de olsa, hasta da olsa, bin türlü sorunla da cebelleşse, hepsini kapıda bırakıp sınıfa öylece giren eğitimciler, daha iyisini hak ediyor.
SELAHATTİN BİLİCİ
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
öğretmenlik mesleği

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber