Bu haber kez okundu.

Öğretmenliğin İlk Yıllarına 100 Dipnot

Uzun bir yolculuktur öğretmenlik ve bu yolculuğun bize neler kattığı ya da bizden neler aldığı mesleğe atılmadan önce lise yılları biterken kendini gösterir. Genelde eğitim fakültesi, öğrencilerin birinci tercihi değildir. Bu durum içsel motivasyonu olumsuz etkilediği için eğitim fakültesine giren öğrencilerde büyük bir heyecan gözlemleyemeyiz. Eğitim fakültesi süreci “atanabilecek miyim, iş bulabilecek miyim?” kaygılarını da beraberinde getirir. Eğitim fakültelerinin öğretmenlik mesleği konusunda öğrencilerinde ne derece birikim ve heyecan yarattığı ise başka bir yazının konusudur (çok yakında!). Meslek yaşamına ilk adımını atan öğretmenlerin yaşabilecekleri olası olumsuz durumlar ve cesaret kıran deneyimler nedeniyle öğretmenlik, yük olarak görülmeye başlanabilir. Oysa öğretmenlik her günü birbirinden farklı, tekrarı olmayan muhteşem bir meslek ve uzun bir öyküdür. Öğretmenliğe yeni başlayanlar için yaşanmışlaklardan, örnek olaylardan yola çıkarak “akılda bulunsun” diyerek yazalım. Belli mi olur belki bir yerlerde, benzer şeyler yaşanır ve ön öğrenmeler işe yarar. Amacımız akıl vermek değil, paylaşmak olsun… Çünkü bu yolculuğun paylaştıkça güzelleştiğine inananlardanız. Bizimki uzun bir öykünün giriş bölümünün dipnotları olsun.

1-Sınıflarınız sizi yansıtır. Yaşayan sınıfı, kapısından bile tanırsınız. Sınıfınızın soluk aldığından emin olun.

2- Panolar öğrenciler içindir. Büyük olasılıkla sınıf panolarınız sizin göz seviyenize göre asılmıştır, panolarınızı çocukların göz seviyesine indirin. Panolar çocuk emeğiyle oluşturulmalıdır, sizin değil.

3- Özlük haklarınızı size kimse anımsatmaz, mutlaka özlük haklarınızı bilin ve haklarınızdan asla vazgeçmeyin.

4- Deneyimli öğretmenleri dikkatle dinleyin çünkü deneyim önemlidir. Ama deneyim demek, doğru demek değildir unutmayın.

5- Okul yöneticilerinin sizinle kuracakları iletişime dikkat edin, unutmayın onlar sizin üstünüz değil sadece çalışma arkadaşlarınız.

6-Ev ödevi tartışmaları hemen başlayacaktır. Unutmayın, siz de düne kadar öğrenciydiniz. Öğrencilerinize heyecanla yapmak istemeyecekleri hiçbir şeyi ev ödevi olarak vermeyin.

7- Teneffüsler okuldaki öğrencilerle iletişim kurmanın en iyi yoludur. Öğretmenler odası anlamsız dedikodusu yerine öğrenciler arası yakalamaca oynamayı tercih edin.

8-Öğrencilerinize mutlaka adlarıyla seslenin, şahıs zamiri ile hitap etmek yok saymanın diğer ifadesidir.

9-Öğrencilerinizle konuşurken mutlaka eğilin, göz iletişimi kurun. “Sana değer veriyorum” demek zor değildir.

10-Okuyun, elinize ne geçerse okuyun, sadece mesleğinizle ilgili değil tüm alanlarla ilgili kendinizi geliştirin. Birikim okuyarak oluşur.

11-Okulunuzun, yoksa sınıfınızın mutlaka bir kütüphanesi olmalı. Yoksa oluşturmak için adım atın. Öğrencileriniz sizi okuma kitabınızla görmeli.

12- “Koşma!” gibi tek sözcüklük, öğrenci için hiçbir anlam ifade etmeyen tümceler kurmayın. Bunun yerine öğrenciyi çağırın, nedenleri ve niçinleri ile koşmaması gerektiğini açıklayın.

13- Kurul toplantılarında aykırı da olsa düşüncelerinizi dile getirmekten çekinmeyin, asla susmayın. Farklı düşünceleriniz varsa muhtemelen susturulmaya çalışılacaksınız, taviz vermeyin.

14- Okul da adil bir yer değil, adil olması için yine siz mücadele edeceksiniz. Adil olmaktan asla vazgeçmeyin.

15- Okulunuz için ya da öğrencileriniz için çok çaba gösteriyor olmanız bazı meslektaşlarınızı rahatsız edebilir. “Memleketi sen mi kurtaracaksın?” tümcesiyle karşılaşabilirsiniz. Bu, iyi yoldasınız demektir. Evet, memleketi siz kurtaracaksınız!

16- Büyük düşleriniz olsun. Bugün sınıfınızdaki öğrencilerin yaşamlarına dokunuyorsunuz, yarın başka öğrencilerin, belki gelecekte ülkenin geleceğine dokunacaksınız.

17- Öğrencileriniz sizi örnek alırlar, belirli bir süre sonra karşınızda minik “siz”ler görmeye başlarsınız. Bu yüzden konuşmanıza, seçtiklerinize, giysi uyumunuza özen gösterin (giysi uyumu ifadesi takım elbise, döpiyes demek değildir).

18- Meslektaşlarınızla yaptığınız iyi çalışmaları paylaşın, paylaşmak iyidir. Sizden öğrenilen bir şeyin bir başka öğretmen tarafından uygulanıyor olması öğrencilerin yararınadır.

19- Öğretmen arkadaşlarınızı derslerinizi izlemeye davet edin, sizin dersinizi izleyerek sizi eleştirmelerine izin verin. Gelişim için bütün kanalları kullanın.

20- Siz de izin alarak diğer öğretmenlerin derslerini izleyin. Sınıfınızda neyi yapıp neyi yapmamanız gerektiğini en iyi bu şekide öğrenirsiniz.

21- Öğrencilerden izin alarak 40 dakikalık dersinizi kayıt altına alın. Kendi dersinizi evde izleyerek sınıf içi ndeki sizi gözlemleyin.

22-Sınıfta mekan kullanımınız önemlidir. Hep aynı noktada durmayın, sadece tahtada değil sınıfınızın her yerinde sıcaklığınız olsun.

23- Derslerde kim daha çok konuşuyor? Siz mi, öğrencileriniz mi? Sınıftaki konuşma sürenizi düzenli olarak azaltın.

24- Soru sormuş olmak için soru sormayın, sorularınız mutlaka öğrencilerinizi düşündürsün.

25-Öğrencilerin gelişim düzeyleri farklıdır. Sorularınız sonrası yanıt almak için bekleyin, her öğrencinizin düşünmesine olanak verin.

26-Gün sonunda her öğrencinize eşit şans tanıdığınızdan emin olun, dersi birkaç öğrenci ile götürmeyin.

27-Öğrencilerinizi asla gözden kaçırmayın. Çabuk kırılırlar, kalplerinin kırılmasına asla izin vermeyin.

28-Sözcüklerinizi özenli seçin, hiç kimseyi, hiçbir grubu sınıf içinde ötekileştirmeyin.

29-Öğrencilerinizi asla ama asla karşılaştırmayın.

30-Öğrencinizle gereksiz yere güç mücadelesine girmeyin, unutmayın onlar küçük siz yetişkinsiniz.

31-Hata yapabilirsiniz, istemeyerek de olsa öğrencilerinizi kırabilirsiniz. “Nasıl olsa küçük bunlar, yarın unuturlar” diye düşünerek olayı kapatmayın. Yaptığınız hatalar nedeniyle özür dilemekten kaçınmayın, çocuklar unutmazlar!

32-Etik önemlidir. Öğrencileriniz, sizin tutumunuzla etiğin neden önemli olduğunu süreç içinde farkederler.

33- Evrensel değerler birinci ilkeniz ve yol haritanız olsun. Barışı, kardeşliği, paylaşımı savunmanın kimseye zararı olmaz.

34- Kendiniz için kısa ve uzun vadeli hedefleriniz olsun. Bu hedeflere ulaşmak için adım atın.

35-Her bir öğrencinize hedef koymayı öğretin, öğrencilerinizin ölçülebilir hedefleri olsun ve belirli aralıklarla bu hedefleri kontrol edin.

36-Müfettiş korkusu çevrenizden size sıçrayacak asılsız ve gereksiz bir korku rüzgarıdır. Aldırış etmeyin. Özlük haklarınızı bilmek bu anlamda çok işinize yarayacak.

37-Öğrencileri götürmeyi düşündüğünüz etkinliklerin öğrencileriniz için anlamlı olması öncelikli hedefiniz olsun. Yaş grubuna uygun olmayan, öğrencilerinize katkı sağlamayacak anlamsız etkinliklerden uzak durun.

38-Yapmış olmak için yapmayın, elinizden gelenin en iyisini yapmak her zaman sizi mutlu eder.

39-Velileriniz sizin ortaklarınızdır. Ortaklarınıza karşı açık olun, gerçekçi olun. Kullandığınız dile dikkat edin. Gereksiz övgüllerde ve yergilerde bulunmayın. Ne dediğiniz kadar nasıl dediğinizin önemli olduğunu unutmayın.

40- Öğreten olmayın, öğrenme ortamını oluşturun. Öğrencilerinizin öğrenmesinde yol gösterici olun.

41-Sınıfta otoritenizle disiplin kurmaya çalışmayın, buyuran olmayın. Derslerinizin içeriğinin ve çekiciliğinin, dersin kendi disiplinini oluşturmasını sağlayın.

42- Ders kitapları sadece araçtır, amaç değildir. Ders kitaplarından yararlanın ama baş tacı etmeyin. Siz kendi ürünlerinizi geliştirmeyi deneyin.

43-Kendi planlarınızı kendiniz yapın. Öğretmen klavuz kitaplarını plan olarak kullandıkça asla özgün dersler işleyemeyeceğinizi unutmayın.

44-Her dersinizin mutlaka açılışı, ara değerlendirmesi ve kapanışı olsun. Unutmayın her 40 dakika kendi içinde bir bütündür.

45- Sınıfta öğrencilerinize seçim alanları bırakın. “Kırmızı kalemle mi başlık atayım?” Bırakın herkes kendi seçimlerini yapsın! Öğrencilerinizi bir kalıba sokmaya çalışmayın. Her birinin ayrı bir renk olduğunu unutmayın.

46-“Armut piş ağzıma düş” öğrenci yetiştirme tarzından uzak durun. “Öğretmenim şu sözcüğün anlamı ne?” Yanıt vermeyin, sözlüğü işaret edin. Yanıtların kucaklarına gelmesine alışan çocuklar için tam tersi yöntem geliştirin: Araştırma alışkanlığı.

47- Sınıfınıza sık sık ziyaretçi alın, öğrencilerinizin alan uzmanları ile karşılaşmalarına, onlarla söyleyişi yapmalarına olanak sağlayın.

48-Geziler önemlidir ama hazırlıklı olursa anlamlı olur. Gezi öncesi, gezi sırasında ve gezi sonrası için plan yaparak geziler düzenleyin.

49-Müfredatlar sadece çerçeve taslaklardır, içeriği yapılandırmak sizin elinizdedir.

50-Yöntem teknikleri konusunda mutlaka kendinizi geliştirin. Uyguladığınız yeni bir yöntemin başarısız olması sizi yılgınlığa düşürmesin, teknikler uygulandıkça yerleşir.

51-Herkes konuşur, herkes dedikodu yapar siz aldırış etmeyin. Farklı işler yapanlar hemen eleştirilir. “Kim ne der” diye düşünmeyin, işinize odaklanın.

52-Hiçbir meslektaşınızı küçümsemeyin, herkesin herkesten öğreneceği çok şey olduğunu unutmayın.

53- Teknolojiden mutlaka yararlanın ama odağınız teknoloji olmasın.

54- “Yere çöp atmayın” demek yerine size ait olmasa bile yerdeki çöpleri alın. Bu tavır, uzun soluklu yapacağınız geri dönüşüm konuşmalarından daha değerli olacaktır.

55-Akran istismarı kaçınılmaz bir problemdir, öğrenciler yaşayabilecekleri bu tür içinden çıkılmaz sorunlarda yardıma gereksinim duyarlar. Paylaşmak için size güvenebilmeliler. Her öğrencinizin sizinle iletişim kurabileceği güven ortamını sağlamaya çalışın.

56-Öğrencileri koruyup kollamak, sarıp sarmalamak değildir, sadece dinlemektir. İyi bir dinleyici olun.

57-Öğrencilerinizle yapacağınız bireysel konuşmalarda, kendi yaşamınızdan ve gurur tablonuzdan örnekler vererek nutuk atan olmayın. Öğrencilerinizin kendi sorunlarını çözmeleri için onlara sorular sorun, kendi çözüm yollarını bulmalarına fırsat verin.

58- “Yüz kere söyledim anlamıyor” cümlesi gibi cümlelerden uzak durun. Demek ki yüz kere aynı şeyi yapmışsınız! Farklı bir yöntem deneyin.

59- Başarısız olan bir çalışma sonrası öğrencileri işaret etmeyin, aynayı kendinize tutun. “Neyi farklı yapsaydım bu çalışma başarılı olurdu?” diye düşünmeye çalışın.

60-Sınıfınızda yaşayacağınız, tekrarı olmayacak muhteşem anılarınız için mutlaka küçük bir not defteriniz olsun ve yazın. Bu anılardan çoğunu unutacaksınız. Ötelemeyin çünkü yıllar geçtikçe bir türlü başlamadığınıza pişman olacaksınız.

61-Fırsat eğitimini ciddiye alın. Paylaşım zamanlarında öğrencilerinizden gelecek merak ettikleri konular bir fırsat eğitimine çevrilebilir.

62-Bilmediğiniz konularda, “bilmiyorum” demekten asla çekinmeyin. Siz bilgi kaynağı değil rehbersiniz. Dürüstlüğünüz öğrencileriniz için her zaman daha önemlidir.

63-Ailelerden izin alsanız da sosyal medyada öğrencilerinizin fotoğraflarını ya da videolarını paylaşmayın.

64- Özel alanı önemseyin, sadece yetişkinlerin değil öğrencilerinizin de özel alanları olduğunu bilerek hareket edin.

65- Sınıfınızdaki “sen” dilini “ben” diline çevirin.

66-Öğrencilerinize gelişmeleri gereken yönlerle ilgili geri bildirim verirken, onların güçlü yanlarını da belirtin.

67-Eğitimle ilgili yeni yaklaşımları, gelişmeleri takip edin. Mesleğinizin profesyonel bir alan olduğunu unutmayın.

68-Alanınız olmasa da İngilizcenizi geliştirin, bilimin dili İngilizce. İleride çok işinize yarayacağını bilin.

69-Okul çalışanları ile güçlü bir iletişim kurun, onları iyi tanıyın, ihtiyaçlarını bilin ve ilişkilerinizde özenli olun.

70-Öğrencilerinizi bir şey başardıkları zaman sevmek yerine, onları koşulsuz sevdiğinizi gösterin.

71-Akademik gelişim kadar sosyal gelişimin de önemli olduğunu vurgulayın. Başarı ölçütünüz sadece öğrencilerinizin akademik gelişimi olmasın, sosyal gelişimi gözardı etmeyin.

72-Seviyeleri ne olursa olsun öğrencilerinizle oyun oynayın. Oyun öğrenciler için vazgeçilmez bir tutkudur. Oyun dağarcığınız güçlü olsun.

73-Sanat alanlarına karşı ilgili olun, yaşadığınız yere bağlı olarak farklı sanat etkinliklerine katılmayı ihmal etmeyin. Sanat aydınlatır.                                                                                                                                                                   74-Okul rehber öğretmenleri sizin rakibiniz değildir. Okul psikologlarının alan uzmanlığından yararlanın.

75-Okuldaki ek görevleri almaktan çekinmeyin. “Her işi de ben yapıyorum” diye düşünmeyin. Yaptığınız işlerin çocukların yararına olduğunu düşünüyorsanız, fazla iş size yük gelmeyecektir.

76-Sosyal sorumluluk projelerine destek olun, öğrencilerinizle birlikte sizden daha az şanslı insanlar olduğunu unutmayın.

77-İlginiz olduğu bir alanda çalışan sivil toplum kuluşuna üye olun ve aktif görev alın. Örgütlü çalışmak gücünüzü artırır.

78-Sadece sınıfınıza odaklanmayın, okul kültürüne katkı sağlayacak önerilerinizi de mutlaka paylaşın.

79-Sınıf ritüelleriniz olsun, öğrencilerinizle oluşturacağınız sınıf ritüelleriniz belirli bir süre sonra işinizi çok kolaylaştıracak.

80-Dışarda ders işleme şansınız varsa bu fırsatları asla kaçırmayın, doğada yapılacak derslerin tadı çok daha güzeldir.

81-Dersleriniz öncesi mutlaka hazırlıklı olun, bu durumda sınıftan fotokopi çekmek için makas bulmak için dışarı çıkmak zorunda kalmazsınız.

82-Sizi davranışları ile zorlayacak öğrencileriniz olacaktır. Unutmayın, her olumsuz davranışın altında olumsuz bir duygu ve beni gör isteği vardır. Davranışları ile sizi zorlayan öğrencilerinizi sınıftan çıkarmayın. Sadece teneffüslerinizde bu öğrencinize zaman ayırın ve onu dinleyin.

83-Tahta kullanma şekliniz ve yazınız öğrencileriniz için önemlidir, sizin planlama beceriniz öğrencileriniz için örnek olacaktır.

84-Öğrencilerinizin tüketim çılgını olmak yerine üretimden keyif almalarını sağlayıcı etkinlikler gerçekleştirin.

85-Derslerde yeri geldiğinde kendi yaşam öykünüzden örnekler verin, öğrenciler sizin yaşamınızla ilgili anıları dinlemekten mutlu olurlar. Bağ kurmak iyidir.

86-Öğrencileriniz sizi sınıfta beklerlerken kapı açıldığında gülümseyen biriyle karşılacaklarını bilsinler. Gülümseyin, neşeniz eksik olmasın. Bu meslek gülümseyerek güzelleşiyor.

87-“Ama”lı cümlelerden sakının. “Ama sınıf dar”, “ama müfredat böyle”, “ama okumuyorlar”, “ama evde böyle alışmışlar”. “Ama”lı bahaneler kurtuluş yolunuzdur ve sadece siz engeller. Engelleri kaldırın.

88-Öğrencileriniz sınıfta, bahçede düşecek, belki de ciddi şekilde yaralanabilecektir. Mutlaka ilkyardım eğitimi alın.

89-Bayram kutlamaları öğrencileriniz için uzun süre ayakta bekleyip, anlamını kavrayamayacakları uzun konuşmaları dinleyecekleri günlere dönüşmesin. Öğrencilerinizin heyecanla katılacakları kutlama programları hazırlamaya öncülük edebilirsiniz.

90-Bayrak töreninde ya da saygı duruşunda aralarında konuşan gülen öğrencilere bağırmak ya da kızmak yerine onlarla bunun neden uygun bir davranış olmadığı ile ilgili konuşun. Korku ile oluşan vatan sevgisi ile sevgiyle oluşan vatan sevgisi arasındaki büyük fark ileride ortaya çıkar.

91-Merak, dersiniz için en önemli itici güçtür. Derslerinizde “merak” ögesini iyi kullanın.

92-Siz konuşurken kalemle oynayan, defterine resim çizen öğrenciler olabilir. Uyarmayın, dinlemiyorlar diye sorularınızı onlara yöneltmeyin. Bırakın devam etsinler, belki de bu davranışları ile dikkatlerini topluyorlar ve sizi daha dinliyorlar.

93-Dünyada yaşanan olayların, öğrencilerinizin seviyesine uygun olarak sınıfta tartışılmasına izin verin. Eğitimin yaşamdan kopuk olmasına izin vermeyin.

94-Belirli gün ve haftalar öğrencilerinizin yaş grubu, sosyal gelişimleri açısından uygun değilse boşverin. Özel günler önemlidir ama o günlerin öğrenciler için de anlamlı olması gerekir.

95-Sınıfta ya da okulda çok ciddi sorunlar yaşayabilirsiniz. Asla paniklemeyin, güvendiğiniz birinden yardım istemekten çekinmeyin.

96-Unutmayın kaygı bulaşıcıdır. Testler ve sınavlar sizin için bir sorunsa, öğrencileriniz için de bir sorun olacaktır. Bu konudaki kaygıyı elinizden geldiğince en aza indirin.

97-Herkes sizin gibi düşünmeyebilir. Düşüncelerinizi nedenleriyle savunun ama kavgacı değil uzlaşmacı olun, uzlaşma önemli bir kültürdür

98-Okul yaşamındaki her kararınızda birinci önceliğiniz öğrenciler olsun. Odakta öğrenci varsa o karar anlamlıdır. “Bu yaptığımın öğrenci için anlamı var mı?” sorusu ilk sorunuz olsun.

99-Sınıfınızda sıklıkla kullanmasanız bile mutlaka bir küre olsun ve dünyanın sıkışmış olduğumuz bir çevreden çok daha büyük olduğu hep öğrencilerinizin akıllarında olsun. Bu küre, belki de öğrencilerinizin büyük düşler kurmasının bir yoludur, kim bilir…

100- Her öğrencinin bir kahramana ihtiyacı vardır. Aynaya baktığınızda hep bu kahramanı görmekten vazgeçmeyin.

 

Müjdat Ataman

Kaynak: [email protected]

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber