Bu haber kez okundu.

Öğretmenliğin Dünyanın En Güzel İşi Olduğunu Gösteren 7 Neden

 Bazen iyi öğretmenler işten ayrılır. Çünkü öğretmenlik çok emek isteyen bir iş. Duygusal olarak aşırı yorucu olabilir, hatta bazen imkansız bile olabilir. Ancak buna rağmen ben öğretmenliğin hala dünyanın en güzel işi olduğunu düşünüyorum. Neden mi?

Yaşamları dönüştürme potansiyeli vardır – Bir öğrenciye herhangi bir şekilde – akademik gelişimine, refahına ya da duygusal gelişimine yönelik olarak – yardım etmiş bir öğretmene sorun. Size kendini çok iyi hissettiğini hatta harika hissettiğini söyleyecektir.
Size sürekli yaratıcı olma fırsatı verir – Elbette öğretmenlerin yerine getirmesi gereken pek çok sorumluluk var, ancak öğretmenlerin her derste aynı zamanda yaratıcı olma imkanları da var. Öğretmenlerin yeni fikirleri hayata geçirmeyi denemek ve optimum öğrenme ortamının yaratılmasını sağlamak için pek çok fırsatı bulunmaktadır.
Sürekli daha iyi olma fırsatı verir – Öğretmenler mesleki gelişimleriyle ilgili adımlar atma konusunda teşvik edilirken, uzmanlardan ya da daha deneyimli meslektaşlarından bir şeyler öğrenme fırsatına sahiptir. Çok az meslekte gelişim ile ilgili bu kadar çok destek ve fırsat vardır. “Büyümeye dayalı zihin yapısı” öğretmenlik mesleğinin temelinin bir parçasıdır.
Mütevazı bir meslektir – Öğretmenlerin yaptığı işin miktarı, kendilerine yapılan ödemeyle şaşırtıcı bir orantısızlık gösterir. Hem de iki yönden: Birincisi, ödeme yapılan çalışma saatleri ve ödeme yapılmayan çalışma saatleri açısından. İkincisi, toplumdaki diğer benzer şekilde yaratıcı ve önemli (ve çok da önemli olmayan) mesleklerle kıyaslandığında. Ancak öğretmenler bu yüzden öğretmenlik yapmaz. Çok az öğretmen bu mesleğe maaşı yüzünden girer. Her şeyden önce içinde bir istek duyar.
Her zaman bir şekilde tatmin duygusu yaşatır – Öğretmek, içsel bir istektir ve kimse kendi iç sesi ona bu işi yapmasını söylemeden bu işe girmez. Elbette bu işi samimi duygularla yapmayanlar da vardır, ancak büyük bir çoğunluğun kalbi doğru yerdedir.
Öğretmenlik inanılmaz emek ister ve sıklıkla içimizdeki sesi kaybedebiliriz. Bazen kendimizi mesleğin, içimizdeki sesle hiç ilgisi yokmuş gibi görünen yönlerinin “çıkmaz”ına girmiş gibi hissedebiliriz. Ama dikkatle bakarsanız, pek çok ekstra talebin aslında bu işin özünde olduğunu görürsünüz: Velilere nereden geldiğinizi açıklamak, incelenmek, başkalarıyla işbirliği yapmak, not vermek…

Sonuncuyu ele alalım. Öğrettiğinizi düşündüğünüz şeyi öğrencilerinizin öğrenip öğrenmediğini anlamak çok önemlidir. Evet, çok fazla zamanınızı alır, ama bu bir öğretmenin deposundaki en önemli ve en temel kaynaklardan biridir.

Bütün çok iyi okullar öğretmenliğin bu yönlerini bilir ve tüm bunların okul zamanının bir parçası olmasını sağlayacak bir ortam yaratırlar. Eğer bu işler, okul zamanının bir parçası olarak kabul edilmezse o zaman tükenmişlik sendromunun yaygın olarak görüldüğü şartlar oluşmaya başlar.

Dünyayı 21. yüzyıla gerçekten taşımak için bir fırsat verir – Öğrencileri yeni teknolojilerle tanıştırmak ve onlara bildiklerini başkalarına sunmanın ve başkalarıyla işbirliği yapmanın yollarını göstermek, gerçekten çok heyecan vericidir. Modern öğretmenler aslında pedagojiye öncülük ederler ve daima geleceğe doğru bakarlar.
Öğrencilerin işbirliği yaparak çalışmalarını sağlamak, onlara inisiyatif vermek ve bilgi sunmak bağımsız öğrenmeyi sağlar. Ve bu tür öğrenme ortamları yaratmak, şimdiki öğretmenlerin sahip olduğu ve kendilerinden önceki öğretmenlerin sahip olamadığı bir fırsattır.



Öğretmenlik bazen aşırı yorucu olabiliyor, ama lütfen her zaman yaptığımız şeyin özünü hatırlayın. Biz değişim yaratıyoruz ve bu gurur duyulması gereken bir şey.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber