Bu haber kez okundu.

Öğretmenliğe aday mı olunur yoksa öğretmen mi olunur?

Ülkemizin eğitim sistemine bakıldığında sürekli eğitim fakültelerinde eğitimci ya da diğer adıyla öğretmen adayı yetiştirildiğini görürüz. Haberlerde hep duyduğumuz atanamayan öğretmen adayları ve mağdur olan öğretmen adayları başlıklarını görürüz. Peki, öğretmenliğe aday mı olunur yoksa öğretmen mi olunur?

Bu konuya çoğumuzun dikkat etmediği ortada. Neden mi? Eğer öğretmen adayları yerine gerçekten öğretmen yetiştirmiş olsaydık eğitim sistemimiz bu hale gelmezdi. Nasıl dediğinizi duyar gibiyim


Öğretmen adayları dediğimiz gencecik zihinleri daha küçücükken öğretmen olmaya heveslendiriyoruz. Bunda bir sıkıntı yok ama öğretmenliği seçen ve ya seçmek isteyen bu beyinlere ne veriyoruz?

Geleceğimizi emanet edeceğimiz bu kişiler eğitim kalitesini yükseltmek için değil KPSS sınavından nasıl geçerim de öğretmen olurum derdine düşüp eğitim alanında değil sınav alanında çalışmalar yapıyor. Bu sorunun temeline inildiğinde karşımıza milyonlarca eğitim fakültesi mezunu aday çıkıyor.

Puanların yüksek olması ve aday sayısının fazla olması öğretmen yetişmesine engel oluyor. Üniversitelerde açılan eğitim bölümlerine milyonlarca öğrenci alınıyor ve kalitesiz eğitimden kaliteli bir eğitim sistemi kurulmaya çalışılıyor.

Eğitimle alakası olmayan gençler dahi öğretmen adayı olma yarışında buluyor kendini. Fazla fazla gelen öğrencilerin eğitimleri ve eğitim çalışmaları yetersiz olduğu için tam anlamıyla donanımlı öğretmen yetişmiyor.

20 yıllık çalışma hayatı ile kazandığı deneyimi üniversite çağında kazanması gereken öğretmen adayları aslında eğitim sistemimizde büyük yaralar açıyor.

Çok fazla öğrenci için çok fazla kontenjan açılması demek hem geleceğin kaybedilmesi hem de bu okullardan mezun olup öğretmen olamayan gençliğin yok olması demek anlamına geliyor.

Eskilerin deyimiyle az olsun öz olsun sözü öğretmen olacak nesiller içinde geçerli. Kontenjan sayılarını düşürmek eğitim kalitesini artıracağı gibi mağdur olan ve atanmayı bekleyen gençlerin de başka alanlara yönelmesini sağlayacaktır.

Atamalarda yaşanılan yığılmalarda kontenjan sayısının düşürülmesi ile daha rahat bir hal alacaktır.

Senelerce atama bekleyen öğretmenlerle yeni atanan öğretmenlerin arası açılmayacak ve yeni nesil daha iyi eğitim alacaktır. Öğretmen adayları yerine tam öğretmenler için üniversitelerin eğitim alanlarında yeni düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır. 



Kaynak: “www.kpsscafe.com.tr”


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber