Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin Kaçınması Gereken 9 Anonim Cümle

Eğitim ortamında sorunları çözmeyip derinleştiren 'öğretmen atasözlerini' kullanmaya devam mı edeceğiz? Tabiki hayır.

Bu yazımızda alternatif cümleler kurarak motive edici bir eğitim diline örnekler vereceğiz. Hayal kırıklığı ve öfke diline karşı, modern çağın öğretmenleri için:

 

1. -Kardeşin senden daha iyiydi!

Öğrencilerinizi birbirleriyle karşılaştırmayın. Karşılaştırma kulvarına sokulan bir bireyin kendini değersiz hissetmemesi mümkün değildir. Genelde öğrenciler böyle bir cümle karşısında gülümseyip 'öyle mi hocam?' derler. Fakat içlerinde fırtınalar esmektedir! 3 tane çocuğunuzun olduğunu varsayın. Karşınıza geçip -en çok hangimizi seviyorsun- diye sorsalardı. Buna "sadece seni" cevabını verme gafletine düşer miydiniz?

2. -Potansiyelin var ama kullanmıyorsun, akıllısın ama çalışmıyorsun.

Aslında aynı anlama çıkan bu iki 'öznel' yargıyı öğrencileriniz için kullandığımızda şunu düşünmeniz gerekir: 'onun daha başarılı bir öğrenci olmasını sağlayacak cümlem bu mu?' Bunun yerine "Senin tam potansiyeline ulaşman için nasıl yardımcı olabilirim?" demek daha olumlu sonuçlar verecektir. Çünkü öğretmen öznel yargılarla hareket etmez. Öğrencilerine potansiyellerini kullanmaları için yol gösterir.

3. -Beni hayal kırıklığına uğrattın.

Bu cümle geçmişe odaklanan bir ifadedir. Gelecek ve değişim umudununun kaybedildiğine işaret eder. Öğretmenin hoşuna gitmeyen bir durum veya sonuç vardır. Hayal kırıklığı baki kalacak gibidir. Bunun yerine:  "Benzer bir durumla yakın zamanda yine karşılaşırsan daha işe yarar bir sonuç almak için ne yapmayı düşünüyorsun?" denmelidir.

4. -Mehmet! Sen hiç susmaz mısın?

Belki susacaktı. Ama bu cümle sadece susmasını sağlamakla yetinmeyecek... Bunun yerine "Mehmet, lütfen biraz sessiz olur musun?" demek daha doğru olacaktır.

5. -Ne dedin sen!

 "Ne dedin sen?" öğretmen ve öğrenci ilişkisini dönüşü olmaksızın kesecek üç kelimenin yan yana gelmesidir. Fısıldayarak konuşan bir öğrencinin gerçekten ne dediği umurumuzda olmalı mıdır? Her sınıfta her an yaşanabilecek bir fısıldaşmayı,  sinir harbine çevirerek psikolojimizi bozmak doğru mu? Böyle durumlarda 'görmezden gelerek' durumun sönümlenmesi beklenmelidir.

6. -Senin için bunu yaparsam, herkes için bunu yapmak zorundayım.

Sınıf yönetiminde kuralların uygulanmasında herkesi eşitlemek doğru olabilir. Ceza ve ödül sistemi ayırt etmeksizin eşitlenirse sınıf yönetimi daha rahat sağlanır. Fakat şunu unutmamalıyız ki her öğrencinin farklı ilgi, istek ve hazır bulunuşluğu vardır. Kişinin spesifik (kendine özgü) soru ve sorunları için bu cümleyi kurmak yeterli olmayabilir. Şöyle bir ifade daha doğru olacaktır: "Bunu yapabileceğime emin değilim fakat senin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için o veya bu şekilde elimden geleni yapacağım."

7. -Bu kurallara aykırı!

Hemen kestirip atmayın. Bunun yerine "Kurallar dahilinde ihtiyacını karşılamak için bir yol var mı bir bakacağım." cümlesini kullanabiliriz. Daha samimi bir tutumu yansıtacaktır.

8. -Senin neyin var?

Bu soru bir kusur ya da kusurlu bir öğrenciyi ifade eder. Bunun yerine "Eğer bir sorunun varsa, çözümü bulmanda yardımcı olmak isterim." daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.

9. -Ben şimdi meşgulüm.

Bunun yerine: "Ben gerçekten aklından geçenleri duymak istiyorum fakat şu anda çok meşgulüm. Konuşmak için daha iyi bir zaman bulalım mı?" cümlesini kullanmanız daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.

 

Kaynak: http://www.ogretmenbank.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber