Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin Blog Yazması İçin 7 Neden


Farklı Sesleri Paylaşmak

Yıllar içinde teknoloji tüm bu süreci çok daha kolay bir hale getirdi. Bugün pek çok öğretmen için bir makale paylaşmak doğalarının bir parçası gibi. Üç kelime işbirliği dünyasını dönüştürdü: kopyala – yapıştır ve gönder. Grafikler, resimler, ses kayıtları hatta videolar içeren herhangi bir makale kopyalanabiliyor ve dakikalar içinde tüm okulla paylaşılabiliyor. Pek çok müdür bunu, istediği zamanda ve istediği yerde, üstelik becerikli bir asistanın yardımına bile ihtiyaç duymadan yapabiliyor.

Bugünün teknolojisi bizi daha da ileri götürdü. Artık bilgiyi tüketmenin ve dağıtmanın basit formlarının daha ötesine geçme becerisine sahibiz. Artık bilgiyle ve bu bilgiyi sağlayan insanlarla etkileşime geçebiliyoruz. Web-sitelerinin gelişerek bloglara dönüşmesiyle eğitmenler kolaylıkla kendi blog yazılarını, cevapları, etkileşimi, paylaşımı hatta cevap olarak kendi görüşlerini yansıttıkları yazıları hayata geçirebiliyorlar. Ve tüm bunları, diğer eğitmenlere görünür bir biçimde yapabiliyorlar. Tüm bunlar bize, başka hiçbir şekilde bu ölçüde deneyimleme şansımız olmayan bir şeffaflık sunuyor.

Bloglar, ülkede var olan eğitim sistemi hakkındaki tartışmalara genellikle kapatılmış olan öğretmenlere seslerini duyurma olanağı veriyor. Yazılı medya uzun yıllar neyin okunmaya değer olduğuna bizim adımıza karar verdi. Eğitimle ilgili tüm yayınlar, eğitimin odağının ne olması gerektiğini belirlemek üzerine odaklandı. Bugün, çoğunlukla mesleğini yapan öğretmenler tarafından yazılan bloglar, derin diyalogların yolunu açıyor. Teknoloji odaklı bir kültürde, değişim hızlı ve sürekli. Eğer hiçbr şey yapmadan duruyorsak, gerçekten geride kalıyoruz demektir.

Devam Eden Bir Diyaloğun Parçası Olmak

Bloglar, yazılı medya formunda asla var olmayan bir gerçek zamanlı etkileşim imkanı sunuyor. Okuyucular yazara, yazı hakkındaki sorularla, eleştirilerle ya da fikirlerle doğrudan yorum yapabiliyor. Tüm bunlar, eğitmenlerin yöntemler ve pedagoji hakkındaki fikirleriyle etki yaratmalarına olanak tanıyor.

Elimizin altındaki teknoloji sayesinde günümüzün yeni yayıncıları artık bilgisayarlar. Her öğretmen kendi düşüncelerini ve fikirlerini meslektaşlarıyla paylaşabilir. Bu fikirler; karşıt görüşleri, coşkulu destekleri ya da sadece saygıları olan diğer eğitmenler tarafından desteklenir ve dikkatle incelenir. Sonuç ne olursa olsun, öğretmenler konuşma ve kendilerini açık ve şeffaf bir şekilde tartışmanın içine dahil etme imkanı bulurlar.

Bloglar, öğretmenler ve öğretmenlik mesleği için harika bir araca dönüştü. Bunu; paylaşmak, işbirliği yapmak ve hazırlamakla yükümlü olduğumuz çocuk jenerasyonunun içinde yaşayacağı hızlı tempolu, sürekli değişen bir dünyada ileri gitmek için kullanmalıyız. Eğer öğretmenler yaşananlara ayak uyduramazsa, eğitimlerinin etkisini hissedemeyen öğrencileri üzerinde etkili olabilmeleri mümkün değil.

Neden Blog Yazmalı?

1) Blog yazmak düşünmenizi sağlar. Her mesleki uygulamanın hayati parçalarından biri de uygulama hakkındaki ve sırasındaki düşüncelerdir. Öğretmenler doğal olarak sınıfta ne olup bittiği üzerine düşünürler ve genellikle neyi daha iyi yapmış olabileceklerini merak ederler. Blog yazma bu süreçte destek olabilir. Öğretmenlere; eylemleri, kararları, süreçleri, başarıları, hataları ve baş etmek zorunda oldukları sorunları hakkında devam eden bireysel bir kayıt tutma imkanı sunar.

2) Blog yazmak düşüncelerinizi berraklaştırır. Yazı yazarken kendimizin bir parçasını da keşfederiz. Bir yazma aracı olarak bloğun geçiciliği, sürekli yeni taslaklar yaratmaya imkan tanır. Fikirleri tekrar tekrar yazma eylemi, soyut fikirlerin daha somut hale gelmesini sağlayabilir. Fikirleriniz artık önünüzdeki ekranda duruyor; onları saklayabilirsiniz, geri alabilirsiniz ya da fikirleriniz netleştikçe yeniden oluşturabilirsiniz. Bu fikirleri özeliniz olarak saklamak istiyorsanız, yayınlamak zorunda değilsiniz. Kaydedin ve onlara daha sonra tekrar geri dönün. Blog, ne düşündüğünüzü size gösteren bir ayna olma görevini de görebilir. Bazen fiziksel bir formatta yazmazsak, gerçekten ne düşündüğümüzü bilemeyiz.

3) Blog yazmak yeni izleyiciler oluşturabilir. Birden son derece büyük bir sınıfta öğretmen olmaya başlayabilirsiniz. İlginç bulduğunuz konular üzerine blog yazarken, ‘dışarıda bir yerlerde’ aynı konuya ilgi duyan çok sayıda eğitim profesyoneli olduğunu görebilirsiniz. İlgi duyan insanlar eninde sonunda sizin bloğunuzu bulacak ve sizden yeni bir şeyler öğrenip öğrenemeyeceklerini görmek için düzenli olarak ziyaret edeceklerdir.

4) Blog yazmak kişisel bir devinim yaratabilir. Bir kez blog yazmaya başladığınızda ve aslında yapabildiğinizi gördüğünüzde muhtemelen yeteneklerinizi daha da geliştirmek isteyeceksiniz. Blog yazmak zaman isteyen bir şey olabilir, ancak ödülleri buna kesinlikle değer. Ne kadar çok blog yazarsanız, izleyicilerinize yazma, fikirlerinizi düzenleme, pozisyonunuzu savunma ve eleştirel düşünme konusunda o kadar iyi olursunuz.

5) Blog yazmak size değerli geribildirimler verebilir. Okurlarınızdan aldığınız geribildirimler bazen fikirlerinize meydan okuyup onları çürütmeye çalışabilir. Bunları nasıl ele almak gerektiğine karar vermek kolay değil, ancak açık fikirli olun ve yıkıcı eleştiriden ne çok şey öğreneceğinizi fark edin. Bazı geribildirimler doğru olduğuna zaten inandığınız şeyleri teyit edebilir. Bazı geribildirimler ise blog yazınıza daha fazla değer katabilir. Kendi fikirlerinizin ve inançlarınızın başkaları tarafından da onaylanması, size onları yapma gücü verecektir.

6) Blog yazmak yaratıcı olabilir. Eğer blog yazma konusunda ısrarcı olursanız, söylemek istediklerinizi ifade etmenin yeni ve yaratıcı yollarını bulacağınızı keşfedeceksiniz. Ben yazarken kendimi ifade etmek için genellikle alternatif yollar ararım. Bunu yaparken, resimleri, alıntıları, hikayeleri, videoları ya da faydalı başka sitelerin linklerini kullanırım. Fikirlerinizi dile getirmek için pek çok yolunuz var. Her şey sizin hayal gücünüze kalmış! İletişimin yeni yollarını deneyin ve risk alın. Blog, yaratıcı olmanıza olanak tanıyan bir platformdur.

7) Blog yazmak çıtanızı yükseltir. Yayınla düğmesine bastığınız andan itibaren fikirleriniz dünya çapında bir izleyici potansiyelinin önüne düşer. Diğer öğretmenlerden (ve öğrencilerden) defalarca duyduğuma göre blog yazan herkes bir izleyicileri olduğunu fark ettiklerinde gramer yapılarına, imla ve yazım kurallarına çok daha fazla önem vermeye başlıyor.

 EĞİTİMPEDİA

Kaynaklar: http://steve-wheeler.blogspot.com.tr/2011/07/seven-reasons-teachers-should-blog.htmlhttp://www.edutopia.org/blog/do-educators-need-blog-posts-tom-whitby

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber