Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin Atamasının Yapılması ve Eş ve Özür Grubu Tayinlerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi

BALIKESİR MV. NAMIK HAVUTÇA'NIN 652 SAYILI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDEKİ KARARNAME'DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VERDİ.

 

Bu kanun teklifi ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarına ataması yapılmayan öğretmenlerin atamasının yapılması ve eş ve özür grubu tayinlerin düzenlenmesi öngörülmektedir.

 

HAVUTÇA ,TBMM'ye gerekçe olarak şu maddeleri sundu:

 

Nitelikli bir eğitimin gerçekleştirilebilmesi için öğretmenlerin yetiştirilme ve atanmaları sürecinin planlı şekilde işlemesi oldukça önemlidir. Ancak gelinen noktada AKP Hükümeti'nin atamalar sürecinde ortaya koyduğu performans sürecin planlı olmadığının göstergesidir. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminin öncelikli sorunları arasında yer alan öğretmen açıkları sorununu kalıcı olarak çözmek yerine, yıllardır gerçek ihtiyacın çok altında öğretmen ataması yapmaktadır. Bu sorun giderek büyümekte ve öğretmenlik mesleğinin kutsallığını zedeleyecek bir noktaya getirmektedir.

 

14.09.2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılarak 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlendi.

 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye genelinde farklı branşlarda toplam 126 bin 137 öğretmen açığı bulunuyor. En çok ihtiyaç 19 bin 730 ile rehber öğretmende. En büyük öğretmen açığı ise 21 bin 213 öğretmen ile İstanbul, 6 bin 490 öğretmen ile Şanlıurfa'da bulunuyor. Yine 2010-2011 KPSS sonucuna göre toplam 264 bin 277 potansiyel öğretmen adayı var. Öğretmen açığı ise 126 bin 137. Bakanlık verilerine göre öğretmen açığı neredeyse yarı yarıyadır. Bakanlığın verileri tartışmalıdır. Her yıl eğitim fakültelerinden yeni öğretmenler mezun olmaktadır. Ataması yapılan öğretmenlerin sayısı ile bu sayının altında kalabilmektedir. Bunun dışında öğretmen ihtiyacı olmadığını öne sürülerek öğretmen adaylarına başka bir iş yapmalarını önerilirken, diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı 2012-2013 eğitim-öğretim yılının başında öğretmen açığı bulunan okullara ÖSYM tarafından yapılan öğretmen atamasını beklemeden MEB sisteminden daha önce ücretli öğretmenlik yapmış kişileri telefonla ücretli öğretmenlik teklifinde bulunmuştur. Bunun da ötesinde Bakanlık, sanki ücretli ve güvencesiz çalıştırma kendi projesi değilmiş, gibi, özür durumu atamalarından dolayı boşalan kadroları "ücretli öğretmenlerle" kapatmak zorunda kaldıklarından yakınarak bu değişikliği meşrulaştırmaktadır. Oğretmenistihdamının önemli bir unsuru haline getirdikleri ücretli öğretmenliği eş durumu,atamalarının zorunlu kıldığını savunmak akla yatkın değildir. AKP Hükümetinin popülist politikalar izlemesi öğretmen açığı ve atanan öğretmen sayısı arasındaki çelişkiyi ortaya koymaktadır.

 

Eş durumu ve özür tayinleri öğretmen aileler için tam bir kabusa dönüşmüştür. Öğretmen aileleri bölünmüş, Anayasal hak olan ailenin birliği ve korunması hakkı göz ardı edilerek öğretmenlerin aile yaşamları, çocuklarının gelecekleri yok edilmiştir.

 

Bilindiği gibi öğretmenlerin yer değiştirmesi suretiyle yapılan atamalar hizmet puanı üstünlüğüne göre elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. 652 sayılı KHK'nın kabul edilmesiyle bu atamaların sadece Ağustos ayı içinde yapılması kararlaştırılmıştır. Önceden öğretmenlerin atama istediği yerde şayet "kendi alanında ihtiyaç yoksa" öğretmenler İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atanmaktaydılar ve buradan ihtiyaç olan kurumlara yönlendirilmekteydiler.

 

Bakan öğretmenlerin mesleki  bilgi ve becerilerinden yeterince yararlanamadıklarından bahsetmektedir.

 

Ortada böyle bir sorun varsa suçlusu öğretmenler ya da eş durumundan atamalar değil Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen yetiştirme ve istihdam politikalardır. Mevcut öğretmen atama sistemi öğretmenlerin kendi branşlarında, uygun koşullarda ve makul sayıda öğrenciye eğitim vermesinin önünde engeldir. Kendisine her gün yeni bir angarya yüklenen öğretmenlerin ailesinin ihtiyaçlarını gidermek için ikinci bir iş yapmak zorunda kaldığı Bakanlık tarafından görülmemekte, eş durumundan atamalar mesleki bilgi ve becerileri ortaya çıkarmanın önündeki esas engelmiş gibi gösterilmektedir.

 

Her şeyden öte, öğretmenlik mesleği sıradan bir "iş" olarak değerlendirilmemelidir. Uzmanlık gerektiren bir mesleğe kadrolu atama yapmayı istemeyen bir politika yürütmek sorunların daha da kalıcı olmasına yol açmaktadır. Özellikle AKP döneminde sözleşmeli öğretmenlik, ücretli öğretmenlik gibi istihdam usulleri yaygınlaştırılmıştır. Bu durum ihtisas mesleği olarak tanımlanan öğretmenlik mesleğine zarar vermekte, eğitimin niteliğini düşürmektedir. Eğitimin bütün sorunlarının kalıcı olarak çözülmesi gerekmektedir.

 

Bu kanun teklifi ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarına ataması yapılmayan öğretmenlerin atamasının yapılması ve eş ve özür grubu tayinlerin düzenlenmesi öngörülmektedir.

Kaynak: turkkamu.net


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber