Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerin atama sorunu neden çözülemiyor?

Atama bekleyen öğretmenler, hak ettikleri kadroları alabilmek için mücadelelerine devam ediyorlar. Atama bekleyen öğretmenler aldıkları puanların yetersizliğinden değil; kadro yetersizliğinden atanamıyor. Atama bekleyen öğretmen sayısına oranla atamalar için ayrılan kadrolar yetersiz kalınca, öğretmenler de çareyi kadro taleplerini her ortamda dile getirmekte buluyorlar.

 YETKİLİLER SORUNU GÖRMEZDEN GELİYOR

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorunu doğru bilmediğini düşünen öğretmenler, sorunun çözülememesini ve giderek kriz haline dönüşmesini de buna bağlıyor. Yetkililerin sorunu görmezden gelmesi ve çözme gibi bir isteklerinin olmaması da öğretmenlerin tepkisine neden oluyor.

ÖĞRETMEN ATAMALARI AKP DÖNEMİNDE NASIL SORUN HALİNE GELDİ?

Öğretmenleri en çok öfkelendiren ise, 13 yılda yapılan öğretmen atamalarını toplayıp, ortaya çıkan büyük sayıyı sanki kısa sürede yapılmış atama gibi göstererek halkın yanıltılması ve demagoji yapılması. Halbuki 1993-2002 yılları arasında daha çok öğretmen
ataması yapılmış. Ayrıca son 13 yılda yapılan atamalar, her yıl emekli olması gereken yaklaşık 30 bin öğretmenin toplamı kadar bile değil.

Atama sorununun siyasiler ve halk tarafından yanlış bilindiğine dikkat çeken öğretmenler, sorunu kapsamlı bir şekilde anlatabilmek için bu kez soru-cevap yöntemine başvurdular.

İşte öğretmenlerin SORU-CEVAP yöntemiyle anlatmaya çalıştığı “Ataması Yapılmayan Öğretmenler” sorunu:

SORUNU OLUŞTURAN YENİ MEZUNLAR DEĞİL YILLARCA BEKLETİLENLER!

SORU: Öğretmenlerin atanma sorunu, diğer bir ifadeyle ataması yapılmayan öğretmenler sorunu nedir?

CEVAP: Halkın ve siyasilerin çoğu, ataması yapılmayan öğretmenler sorununu, yeterli puan alamamış öğretmenler olarak düşünüyor. Bu çok yanlış. 50 puanla atanan öğretmenler var. Diğer taraftan 80 puanla 3 yıldır bekleyen öğretmenler var. Sorunun nedeni; iyi puan almış başarılı öğretmenlerin, kopya olayları nedeniyle, kurumlar arası geçiş ve alan değişikliği gibi hileli yollar nedeniyle, yeterli kontenjan verilmemesi nedeniyle, atamayı kaçırması ve bu öğretmenlerin yığılması, birikmesidir. Maalesef KPSS birincilerinin ve alanında en yüksek puan alan öğretmenlerin bile atamasının yapılmadığı yıllar oldu. Sorunu oluşturan yeni mezunlar değil, yıllardır bekleyen mağdur kesimdir. Yetkililer hala bunu fark edebilmiş değil. Öğretmen seçme sınavı ve MEB’in öğretmen alım sistemi sorunun en büyük nedenlerinden biridir.

SORUN ÇÖZME POTANSİYELLERİ DE İSTEKLERİ DE YETERSİZ!

SORU: Siyasiler ve bürokratlar sorunu neden çözemiyor?

CEVAP: Sorunu iyi analiz edip anlayamadıkları için çözemiyorlar. Ayrıca sorun çözme potansiyelleri konusunda yeterli olmayabilirler. Sorunu çözme gibi bir istekleri olduğunu da sanmıyoruz.

EMEKLİ OLMASI GEREKENLER KADAR BİLE ATAMA YAPILMIYOR

SORU: Her yıl 40 bin öğretmen alınıyor, hala sorun neden devam ediyor?

CEVAP: MEB en çok memur çalıştıran bakanlıktır. Öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmıştır. Bundan 20 sene evvel nüfus ve okullaşma oranı düşük iken yaklaşık 500 bin öğretmen görev yapıyordu ve her yıl 25-30 bin öğretmen emekli oluyordu. Şimdi öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşıyor ama emekli olan 5-10 bin civarında. Yani MEB’in her yıl aldığı 40 bin, aslında emekli olması gereken öğretmenlerin yerini bile doldurmuyor. MEB 40 bini lütuf gibi sunuyor ama aslında emekli olması gerekenler kadar bile alım yapamıyor. Emekliliği gelenler emekli olmadığı için ve yıllardır atama bekleyen öğretmenler biriktiği için
sorun devam etmektedir.

13 YILIN TOPLAMINI 1 YILDA ATAMIŞLAR GİBİ GÖSTERİYORLAR

SORU: Siyasiler meydanlarda halka 13 yılda 420 bin öğretmen atadık diyor, bu iyi bir atama değil mi?

CEVAP: Bu tamamen halkı aldatmaya yönelik bir demagoji. 13 yılı toplayınca ortaya büyük bir sayı çıkıyor ve bunu sanki 1 yılda atamışlar gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Halbuki 1999-2002 yılları arasında 10 yılda daha çok atama yapılmış. 2002’den sonra ise emekli olması gerekenlerin yeri bile doldurulamamıştır. Halkımız ve öğretmenler artık bu tip demagojilere itibar etmiyor ve kandırıldığını anladığında siyasilere tepkisi sert oluyor.

KPSS ÖĞRETMENLERİ ÖLÇEBİLEN BİR SINAV DEĞİL!

SORU: Çok öğretmen alırsak 50 puan alanlar bile atanacak ve sınavlarda yeterli başarı gösterememiş kişiler de öğretmen olacak diyorlar, ne diyorsunuz?

CEVAP: KPSS öğretmenleri ölçebilen bir sınav değildir. Böyle olsaydı yıllardır aldıkları öğretmenler eğitimi uçurmalıydı. Fizikçiyi Coğrafya sorusuyla, Müzikçiyi Geometri sorusuyla, Matematikçiyi Türkçe sorusuyla, Biyoloji öğretmenini Tarih sorusuyla seçen bir sınav sınav değildir. Ayrıca dershanelerde ve özel okullarda KPSS ile seçilmeyen
öğretmenler çalışıyor ve onlar daha başarılı. Gelelim 50 puana. 50 puan alan niteliksiz öğretmen ise neden 50 puanla binlerce Din Kültürü, İHL Meslek dersleri, Arapça ve diğer bazı branşlarda öğretmen aldılar? İyi puan alanın atamasını yapıyorlarsa, 80 puan alan öğretmeni neden yıllardır boşta bekletiyorlar? MEB’de neden hala veteriner, ziraatçı, açık öğretim mezunu öğretmenlik yapıyor? Neden 2014 Şubat ayında binlerce sınıf öğretmenini liselere geçirdiler? Neden yıllardır kurumla arası geçiş yoluyla memurları öğretmen kadrolarına doldurdular? Öğretmenlere başarısız diyenler, önce devlet
kurumlarına sınavsız ve kopya ile alınan yüz binlerce kişinin hesabını versinler.

‘PARA YOK’ DİYEN MEB’DEN ÜCRETLİ ÖĞRETMEN İSRAFI!

SORU: Okullarda ne kadar öğretmen ihtiyacı var ve bu yıl ne kadar öğretmen alınacak?

CEVAP: Okullarda yaklaşık 130 bin öğretmen açığı var. MEB ise sadece 35 bin öğretmen alacak. Geriye kalan yaklaşık 80 bin boşluk ise, ücretli öğretmenlik sistemi dediğimiz, öğretmenlerin köle gibi çalıştırıldığı sistemle kapatılacak. Yani bakanlık okullardaki her 4
boş kadrodan sadece birine öğretmen atayacak, geriye kalan kadrolar ya boş kalacak ya da öğretmenler ücretli olarak taşeron işçi gibi çalıştırılacak.

ÖĞRETMENLER ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK YAŞIYOR!

SORU: Herhangi bir branşta açık olmasına rağmen az atama yapıldığında, sıralaması yeten öğretmenler şikayette bulunmuyor mu?

CEVAP: Çok güzel bir noktaya temas ettiniz. Maalesef öğretmenler akıl tutulması veya öğrenilmiş çaresizlik yaşıyor. Örneğin Biyoloji branşında 3000 öğretmen açığı var diyelim. MEB sadece 1000 öğretmen alıyor. Geriye kalan 2000 kişiyi para yok diyerek almıyor. Aslında sıralaması 3000 e kadar olanların atanma hakkı var. Çünkü açık var ve bu öğretmenler yeterli puan, hatta çok yüksek puan almışlar. Gerekli nitelikleri, koşulları sağlıyorlar. Bunun delili ise, tekrar bir ek atama olduğunda bu öğretmenlerin bir kısmını daha alınmasıdır. Demek ki sorun öğretmenlerde değil, yeterli kontenjan verilmemesinde.
Daha da önemli nokta, yüksek puan almış 2000 Biyoloji öğretmeninin ataması yapılmıyor ama, onların yerine ücretli öğretmenlik sistemi dediğimiz sistemle başkalarına öğretmenlik yaptırılıyor. O öğretmenler yıllardır emek çekip, boşuna mı sınava girdi, o yüksek puanları boşuna mı aldı? Neden onların yerine düşük ücretle başkaları çalıştırılıyor? Bu hukuka aykırıdır, anayasaya da aykırıdır. Öğretmenler dava açtığı takdirde mahkeme kararı ile atamalarını yapmak zorunda kalabilirler.

YÜKSEK PUAN ALANI ATARIM ZİHNİYETİ SORUNU BÜYÜTÜYOR!

SORU: Öğretmenlerin atanma sorununun çözümü için öğretmenler ne gibi önerilerde bulunuyor, açıklar mısınız?

CEVAP: Öncelikle sorunu bilmeden yapılan bol atamalar sorunu çözmez, daha da içinden çıkılmaz hale getirir. Sorunu özünü yeterli puan almasına rağmen yıllardır bekleyen öğretmenler oluşturuyor. Bu öğretmenler eritilmeli. 80 puan almış bir öğretmenin 3 yıldır
beklemesi hiçbir akılla, mantıkla, vicdanla açıklanamaz. MEB sınav yaparım, yüksek puan alanları atarım zihniyetiyle sorunu çözemez, ancak sorunu büyütür.

-Emeklilik şartları iyileştirilerek, emekliliği gelenlerin zorunlu olarak emekli edilmesi. Şu anda 200 binden fazla öğretmen emekliliği geldiği halde emekli olmuyor.

-Mevcut atama bekleyen öğretmenlerin eritilmesi için sınavın 2 yılda bir yapılması.

-Aşırı formasyon dağıtılması acil olarak önlenmeli. Sadece 2015 yılında yaklaşık 200 bin formasyon dağıtıldığı basında yer aldı. Üniversitelerden ders geçme notu 2 olmasına rağmen diploma ortalaması 1,90 olanlara bile formasyon verilmesi tam bir faciadır.

-Öğretmen yetiştiren fakülte ve bölümlerin kontenjanları azaltılmalı. Ancak kontenjan azaltmanın öğretmenlerin atanma sorununa en erken 5 yıl sonra, yani uzun vadede yararlı olacağı unutulmamalı. Sorun ise acil olarak çözüm beklemektedir. Sorunu yaşayan öğretmenler 5 yıl daha bekleyemez.

-MEB sınıf mevcutlarının 18 kişi olduğunu söylerken ortalama sayıyı söylüyor ve kamuoyunu yanıltıyor. Halbuki öğretmenler ve veliler öğrencilerin kaç kişilik sınıflarda eğitim gördüğünü çok iyi biliyor. Sınıf mevcutları AB standartlarına uygun olmalı ve maksimum 25 kişi olmalı. 25 kişiden kalabalık sınıflarda en son teknoloji ve mükemmel
öğretmenleri kullansanız bile verim alamazsınız ve başarı beklemeye hakkınız olmaz. Öğretmen tasarrufu nedeniyle sınıfların kalabalıklaştırılması eğitime zarar vermektedir.

-MEB 80 bin öğretmen açığını, taşeron işçi çalıştırır gibi, ücretli öğretmenlik sistemi ile öğretmenleri köle gibi çalıştırmaktan vazgeçmeli. Öğretmen açığı kadrolu öğretmen ataması ile giderilmeli.

-Maliye Bakanı ve bürokratları Türkiye’nin eğitimde ilerlemesi için öğretmenlere ve eğitime yapılacak harcamalara engel olmamalı.

-MEB’de sınıf öğretmenleri ve ilahiyatçılardan oluşan bazı sendikaların adamları değil, mühendis kafalı, problem çözme becerisi gelişmiş, nitelikli personeller üst yönetimlerde görev almalı. Hala köy enstitüsü mezunları ve üniversiteyi açık öğretimden lisans tamamlama ile bitiren ilkokul mezunları MEB’de üst düzeyde görev yapıyorsa, mevcut sorunlar çözülemez, hatta sorun yokken yeni sorunlar ortaya çıkar. MEB’deki sorunların en büyük nedenlerinden biri de budur.

 

Kaynak: sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber