Bu haber kez okundu.

Öğretmenlerimizin ruh halini anlatan harika bir yazı, mutlaka okuyun !



Birazdan aşağıda öğretmenimizin ruh halini yansıtan ve hislerini anlamamız için ışık olacak bir yazı okuyacaksınız. Çocuğun ruh hali, eğitimci olduğunu iddia eden insanlar ve ailelerin durumu ile alakalı diyebilirim. Yazı ile alakalı olarak bir resim ve istatistik tablosu paylaşıyoruz. Rakamlarla potansiyel riskleri görebilirsiniz. Ancak konu aile ile doğrudan alakalı olan %35 Boşanma ve %35 tutuklanma oranları üzerine duralım. 

Çocukların genetik kodları sebebiyle Dikkat ve Hiper yaşıyorlar. Otizmde kromozom sayısı ifade etmek açısından ne anlam ifade ediyor ise, hiperaktivite konusunda genlere işlenmiş olan olumlu ve olumsuz özellikler aynı anlamı taşıyor. 

Yani doğduğu anda bu süreci yaşıyorlar. 
Yani ailelerinden genetik geçişler oluyor.
Yani Anne ve Babalarda farkında olmadan aynı riskleri taşıyorlar.
Yani boşanmaların %35lik kısmı nasıl mücadele etmeli? Sorusuna cevap verememekten kaynaklanıyor
Yani sorunlu ailelerin, sorunlarının kaynağına bakıldığında psikiyatrik sebepler olabilir.
Yani çocuk esirgeme kurumlarında DEHB testi yapılsa %70lere varan tanı koyulabilir.
Yani hapishanelerde %35-%40 bu tanıyı alabilirler.
Yani? Pes etmeden, sabırla mücadele etmeliyiz. Eğitimin en büyük silahımız olduğunu unutmayın.

Sizleri öğretmenimizin dünyasına saygıyla uğurluyorum. 

“Ben aslında öğretmenliğe uygun biri değilim ...
e-okul'a giriyorum. öğrenci bilgilerine bakıyorum, problemli olduğunu düşündüğüm çocukların ailelerini inceliyorum.. nasıl bi yerde kiminle yaşadığına bakıyorum. yetmiyor, sonra oralardan anne babayı buluyorum, görünce içim acıyor, ağlamak alıyor beni.. anne babaya değil. çocuğa ağlıyorum. hiçbir şeyin sebepsiz olmadığı gerçeği ile tekrar tekrar yüzleşiyorum. aptal dediği çocuğu bir kez dahi olsun karşısına alıp da derdini dinlememiş olan insanlara yine yine kızıyorum. okuldan atılsa da kurtulsak denen çocuğun neler yaşadığını ve yaşıyor olduğunu biliyorum. disipline gittiğinde imzalattıkları kağıdı annesine ulaştıramayacak olduğunu, çünkü annesinin umrunda bile olmadığını, kendini gezdirmekle ilgilendiğini de biliyorum. paraya boğulan çocukların buna karşın sevgisizlikten nasıl boğulduklarını görüyorum. annesinden ismini duyamadığı için insanlardan duyayım, onlar benle böyle de olsa ilgilensin diye şımaran çocuğu da biliyorum. bazılarının üzerindeki formanın yırtık kolları benim dersi anlatırken gözüme takılıp içimi yırtıyor, başımı çeviriyorum ... onları izlerken kendimi tutamayıp okulda ağlamaktan korkuyorum. bazen gizlemeye çalışmak çok yorucu oluyor.bi çocuğa bir sebepten sesimi yükselttiğimde kendimi affedemediğim için uyumadığım zamanlar oluyor. öğretmenler böyle olmaz değil mi ? onlar dersini anlatır çıkarlar.”

Teşekkürler öğretmenim, iyi ki varsınız.

*Fatih Yıldız

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber