Bu haber kez okundu.

Öğretmenleri Motive Etmenin 6 Yolu

Çocukların öğrenmesini her şeyden daha fazla sağlayan bir teknolojiniz olsaydı, ona ne kadar değer verirdiniz? Muhtemelen çok fazla. Onu kilitli bir dolapta saklar, her gün tozunu alır, kimsenin ona bulaşmadığından emin olurdunuz. Ona gayet iyi bakardınız.

İşin aslı o “şeye” zaten sahipsiniz. Yapılan her araştırma o “şeyin” öğretmen olduğunu gösteriyor. Peki ama maaş ödemesi ve öğretmenler toplantısı teşekkürleri hariç onlara değer verdiğinizi gösteriyor musunuz gerçekten?

İşte öğretmenlere değer vermenin ve onları motive etmenin 6 yolu:

#1 Öğretmenlerin Neye İhtiyacı Olduğunu Anlayın.

İş hayatının özlediğim tarafı mücadele değil. Öğretmenlik, iş hayatında olmadığı kadar fazla bir mücadele gerektiriyor çünkü.

İş dünyası ile ilgili olarak en çok özlediğim şeyler şunlar: Bir yönetici asistanının olması, işini bitirmek için kapını kapatabilecek olman ve böylece iş yapabilmen.

Öğretmenler işlerini bitirmek için en çok ve en sık huzura ve sessizliğe ihtiyaç duyarlar. İş günlerinde, toplantıları günün sonuna ya da başına planlayın ve öğretmenlerin gerçekten çalışmalarına izin verin. Satış yapanların okula gelip onların işlerini bölmelerine izin vermeyin. Onlara kesintisiz çalışabilmeleri için zamanlar verin. Elbette bazı öğretmenler çalışmaz, ama çoğu çalışacaktır. Her dokuz haftada bir okula gelip öğle tatilinde sınıfları gözleyen ve böylece öğretmenlere çalışabilmeleri için koca bir öğle tatili hediye eden bazı ilkokul velilerimiz var.

#2: Öğretmenleri Yürüyüşe Çıkıp Kafalarını Dağıtmaları İçin Teşvik Edin.

Okulumuzun laboratuarında artık 90 yaşına yaklaşan Bayan Adkins’i görüyorum ve bu işi hala nasıl yapabildiğini anlayamıyorum. Benim hayatta olduğumdan çok daha uzun bir süredir öğretmenlik yapıyor.

Eğer ihtiyacınız olan tek şey sevgiyse, bende var. Eğer benim konumla ilgili bilgiye ihtiyacınız varsa, bende o da var. Ancak bizim işimizi esas zor yapan şey her gün binlerce parçaya bölünmek zorunda kalmamız. Ama size Bayan Adkins’in uzun ömrünün ve keskin zekasının sırrını söyleyeyim. Time dergisinde bu konuda bir makale bile yayınlandı. “Daha Mutlu ve Zeki Olmanın Kanıtlanmış Tek Yolu”: Egzersiz.

Öğretmenler sıklıkla odanın etrafında ya da masalarının önünde yürüyüp dururlar. Onları dışarı çıkmaları ve yürüyüş yapmaları için teşvik edin. Kabul etmezlerse ısrarcı olun. İki yıl önce içimiz dışımız okul balosu olmuşken ve dersleri bile yapamayacak duruma gelmişken, teneffüslerde dışarıda yürüyüşe çıkmak için izin istedim. Bu basit alışkanlık beni istifa etmekten kurtardı. Eğer öğretmenleriniz stresliyse, onları hareket etmeleri için teşvik edin. Bilimin söylediğine göre daha mutlu olacak ve daha net düşünmeye başlayacaklar.

#3: Yaşadıkları Ekonomik Mücadelenin Farkına Varın.

Bazıları bana bloğumu nasıl yazdığımı ve bir taraftan da diğer bütün işlerimi nasıl yaptığımı soruyor. Ancak blog yazmak benim için bir lüks değil bir zorunluluk. Blog yazmam öğretmenlik mesleğinde kalmamı sağlıyor. Çünkü üniversiteye giden iki çocuğum var. Öğretmenlikten kazandığım maaşla üniversite masraflarını karşılayabilmem mümkün değil. Bu yüzden bloğum sevdiğim işi yapmamı sağlıyor, diğer öğretmenleri teşvik ediyor ve sevdiğim insanlara bir şeyler öğretmemi sağlıyor.

Pek çok öğretmen okul dışında da çalışmak zorunda. Okulların çoğu öğretmenleri bundan vazgeçirmeye çalışıyor ancak çoğu okul öğretmenlerin sabit gelirlerinin yetersizliğini ve aileleri için ekstra paralar kazanmak zorunda olduklarını anlamıyor. Çoğumuz öğretmenlikte kalmayı başarabilmek için eğitimle ilgili başka işler yapıyoruz. Bu gerçeği anlayın ve destekleyin lütfen.

#4: Çocuklara Yardım Etmelerine Yardım Edin.

Çoğu okulda sayısız öğrencinin yeterli okul malzemesi yok. Hatta bazılarının hiç yok. Bütçeler kısıtlı olduğunda kutularca kalem, keçeli kalem ya da benzerlerini almak pek mümkün olmuyor. Okuldaki çocuklar ne kadar yoksulsa, öğretmenler öğrencilerinin ihtiyacı olan her şeyi almak için o kadar fazla mücadele ediyor.

Öğretmenler için okul malzemeleri stoğunu doldurun. Onlara kalemler, keçeli kalemler ve kağıtlar verin. Eğitim yılının sonuna yaklaştıkça ve aileler boş okul çantaları ve tükenen okul malzemeleri hakkında daha az endişelenmeye başladıkça, bu ihtiyaç daha da büyüyor. Dikkat bozukluğu olan ve çocuğunun her şeyi kaybettiğini bilen bir velim var. Kendisi yılın başında bana büyük bir kutu dolusu kalem alır. Çocuğunun onları kaybedeceğini bilir. Ve aslında yaptığı bu düşünceli hareketle çocuğuna yardım eder. Çocuğa kalemleri yine de veririm, çünkü annesinin düşünceli oluşunu ve çocuğunun durumu kabullenişini takdir ederim.

#5: Öğretmenlere Önemli Olduklarını Söyleyin.

Öğretmenler önemli olduklarını duymaya ya da okumaya ihtiyaç duyarlar. Bu sevgi kelimelerinin söylenmesine ihtiyaç duyarlar. Bir keresinde bir veli, öğretmenler odamıza bir kupa dolusu nane şekeri ile şu küçük notu bırakmıştı: “Bu kadar tatlı olduğunuz için teşekkürler.” Hala gizemli birileri gelip o kupaya sürekli nane şekeri koyuyor.

Öğretmenlere notlar yazıp ilham veren bir şeyler söyleyin Kendi mesleklerinin yüceliğini ve nasıl bir öğretmen olduklarını onlara hatırlatan kelimeler kullanın. Bu kelimeleri duymaya ve okumaya ihtiyaç duyanlar için bu notlar, kuru toprağa yağan yağmur gibidir.

#6: Sevgi Gösterileri Yapın.

Geçen seneki okul aile birliği toplantımız bizim için verilen bir yemekle başladı. Bunu organize eden velilerin hepsi ortaya koydukları çabalar dolayısıyla bizi çok mutlu etti. Çiçekleri bahçelerinden toplamışlardı. Kendi el yazılarıyla notlar yazmışlardı. Her biri evde bir şeyler pişirip getirmişti. Bu saf ve katıksız bir sevgi gösterisiydi.

Düşünceli ve nazik bir şeyler yapın. Annem evinde muffin ve ekmek pişirip okula getirir ve bunları öğretmenler odasına bırakır. Okul aile birliğimiz öğretmenler odası için bir kahve makinesi aldı ve sürekli içini dolduruyor. Dün de bizim için bir “çorba günü” yaptılar. Harikaydı. Çiçekler, küçük bir not, anlamlı bir söz ya da bazen ev yapımı küçücük bir yemek bizim için çok değerlidir.

Nazik Olmak Her Zaman Muhteşemdir

Bazen küçücük şeyler, zor zamanların üstesinden gelmenizi sağlar. Nazik bir kelime. Bir gülüş. Bir iltifat.

Öğrenciler hayati bir öneme sahiptir. Onları severiz ve elimizden gelenin en iyisini onlara vermek isteriz. Ancak bazen öyle bir noktaya gelirsiniz ki verecek hiçbir şeyiniz kalmaz. Öğrencilerini aşkla seven bir öğretmen olarak ben bile bunu hissediyorum bazen. Ve o küçücük cesaret veren şey, her gün işimizi yapmaya devam edebilmemizi sağlar. O küçücük cesaret veren şey, büyük bir fark yaratır.

O yüzden bugün öğretmenleri teşvik edecek, onlara cesaret verecek bir şeyler yapmak için zaman ayırın. Eğer bir öğretmenseniz, sizin de öğretmenleri teşvik etmeniz gerekiyor. Eğer öğretmenlerle birlikte çalışıyorsanız, lütfen bunu yapın. (Ve kapı görevlilerini, yemekhane görevlilerini, yöneticileri ve bütün ofis çalışanlarını da unutmayın. Onların da buna ihtiyacı var. Çoğu insanın takdir edilmeye ihtiyacı var.)

Öğretmenler teşvik edendir, ama çoğu teşvik edilmeye de ihtiyaç duyar.

Belki de onların bu sömestr işte kalmalarını sağlayan şey siz olabilirsiniz.

Bu yazı BÜMED MEÇ OKULLARI tarafından desteklenmektedir.

 

 

  

Kaynak: http://www.coolcatteacher.com/motivate-teachers/?utm_content=bufferbb3e3&utm_medium=social&utm_source=twitter.com&utm_campaign=buffer

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber