Bu haber kez okundu.

Öğretmenlere Yönelik Çok Nadir Duyduğumuz Sözler!..
 Onlar geleceğin mimarlarıdır. Bir öğretmen bir öğrencinin kaderini değiştirebilir, o da dünyayı!..

Her ne kadar itibar erezyonuna uğratılmaya çalışılsa da gençlerin en çok olmak istedikleri mesleklerin en başında  hala öğretmenlik geliyor.

İyi bir öğretmen için her öğrencisi, evlattan da ötedir.
Anne, babaların ve devletin ona verdikleri bir emanet olduğu için onlara gözleri gibi bakarlar. 
En büyük mükafatları ise onların hak ettikleri en iyi noktalara gelmeleridir. 

Son zamanlarda duymaya hiç alışık olmadığımız hatta unuttuğumuz sözleri Başbakan Davutoğlu'ndan dinledik.
Öğretmenler adına kendisine teşekkür ederiz ve umarız bu söylemler, söz de kalmaz, hayata da geçer!..

Peki neydi o sözler, işte bazı satır başları?

. Eğer bir öğretmen insanı sevmiyorsa, sevgiyi hayatının ana eksenine oturtmamışsa öğretmenlik yapamaz. Öğretmenliğin esası, sevgiye dayalı olandır
. Onurla temsil ettiğim büyük bir milletin en yüce makamına rabbim bizi nasip etti. Nihayetinde bir gün bu makamları bizden sonra gelenlere bırakacağız. Başbakanlık dahi geçici ama hocalık baki. 
. Hiçbir dış faktör, hoca ile talebe arasına giremez.
. Bir an önce dersi bitirip eve gideyim diyen bir öğretmen, öğretmenlikten nasibini almamıştır. ‘Yine şimdi beni Doğu’ya gönderdiler, buradan işimi bitirip de bir an önce eş tayini dolayısıyla Batı’ya veya başka bir yere gideyim’ diye çabalayan bir öğretmen, dikkatini ders vermekten başka bir alana dağıtmışsa öğretmenlik yapamaz. 
. Hiçbir şey, ne kış ne terör ne şiddet ne de herhangi bir barikat ya da çukur öğretmenin derse ulaşmasına engel olamayacak. Doğu ve Güneydoğu’da zor şartlarda görev yapan bütün öğretmenlerimize selam ediyor, milletim adına onların alınlarından öpüyorum.
.  Müzeyyen Öğretmenim,  müsamerede başbakan sen olacaksın derdi.  İlk başbakanlık tecrübesini de bu vesileyle yaşadım. Öğretmenim “Hadi konuş” demesi üzerine sandalye üzerine çıkarak ilk konuşmamı yaptım.
. Ondan sonra hep öyle anıldık. Hep bilim adamı olarak yola devam etmeyi hesap etmiştim ama muhtemelen Müzeyyen hocam o sırada çok sağlam bir dua etti ki ben buraya gelebildim, başka türlü gelemezdim.
. İstanbul Erkek Lisesi’nde rehberlik dersi öğretmenim İsmail Çağlayan, "Herkes geleceğe dair planlarını yazsın" dedi. Ben de herkes gibi bir yazı yazdım. Birkaç gün sonra beni odasına çağırdı. Bana sarıldı. Ben o kağıda, ‘Meslek olarak herhangi bir mesleği yapabilirim ama önemli olan hangi mesleği yaparsam yapayım Allah’ın rızası ve milletin hizmetinde olmaktır’ yazmışım. 1971’de yazdığım o yazıyı unuttum. Yıllar geçti. İsmail hocam, 2002’de başdanışman olarak atandığımı haberlerden gördü ve ‘Ahmet’in bende bir emaneti vardı, bu emaneti size veriyorum’ diyerek yaklaşık 30 yıl önce yazdığım bu yazıyı babama verdi. İşte öğretmenlik bu...
E-Posta: [email protected] / [email protected]

K
aynak: www.egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber