Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMENLER NEDEN \

 

Farklılığı ortaya koyabilmek için

Öğrencilerinin akıllı seçimler yapabilmelerini sağlayabilmek için

Onların ayaklarının yere sağlam basmasını sağlayabilmek için

Düşlerini gerçekleştirmelerini, hedeflerine ulaşmalarını sağlayabilmeleri için

Farkındalık geliştirip, kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için

Çok zor olduğunu düşündükleri bazı durumların nasılda kolay olduğunu görebilmeleri için

Bütün öğretmenlerin koçluk becerilerini öğrenmeleri bir zorunluluk haline gelmiştir.

 

EĞİTİMDE KOÇLUK UYGULAMALARI

       Amaç öğrencinin hazırcılıktan kurtulup kendi sorumluluklarını tanımasına, kendi farkındalığını, güçlü ve zayıf noktalarını görmesine, yaşama uyum sağlama becerileriyle donanmasına, sorunlarla başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olmaktır. Yapılan araştırmalarda "eğitimde koçluk" uygulaması ile tanışan ve uygulayan okullardaki öğrencilerin istenmeyen davranışların azaldığı, öğrencilerin okula severek geldikleri, öğrenmeye karşı meraklı oldukları ayrıca sınavlardaki başarılarının da arttığı gözlenmiştir. 

  Bu satırları karalarken gözümü kapatıp öğretmenlerimi düşündüm. Hayatıma renk katan, vizyonuma destek veren öğretmenlerimi, bir de hayatıma ızdırap verenleri… İsmini hatırladıklarım, en sert rüzgârlarda bile ayakta nasıl kalacağımı öğreten, küçük bir kıvılcım olan beni bir ateş haline getirenlerdi. Şimdi anlıyorum da, onlar iletişim ustası, yaşama ve olaylara pozitif bakan, olayların sonuçlarına değil süreçlerine odaklananlardı. Proaktiflerdi. Yangın çıkmadan önce önlem alanlardı.

    Bilim ve teknolojinin akıl almaz hızla değiştiği, küçük bir köy haline gelen dünyamızda eğitim yeni bir anlam kazanmıştır. Artık öğretmenin asıl rolü bilgi yüklemek değil, öğrenmeyi öğretmek olmuştur.    Öğrenme konusunda öğrenciyi motive etme, ona kaynaklarını gösterme,  var olan potansiyelini açığa çıkartma, yeteneklerine güvenmeyi öğretme, belki de hepsinden önemlisi onlara, kapalı uçlu sorular sorarak akıllarının önüne set çekme yerine, açık uçlu sorularla vizyonlarını genişletme ve akıllarını özgürleştirme becerileri öğretmenlerden beklenen roller haline gelmiştir.

            Günümüz dünyasında, gerek kamuda, gerekse özel sektörde daha stratejik ve yaratıcı düşünen bireyler ön plana çıkıyor. Bilgi teknolojilerinin bu kadar yaygın kullanımı bireyleri yeni yeni arayışlara içine itip, yeni yollar aramalarına, mesleğini değil, sevdikleri işi yapmalarına hatta yeni işler yaratmalarına olanak sağlıyor. Kariyer hikâyelerine baktığımızda eğitim sistemleri açısından son derece çarpık bir durumla karşı karşıyayız. Endüstri mühendisi yazarlar, hukuk okumuş kişisel gelişim uzmanları ve daha niceleri.

                Kendilerine sunulan bilgiyi ezberleyen, sınavlarda sorulduğunda cevap vermeye çalışan ancak günlük yaşamında ve sorun çözmede kullanamayan, kısacası öğrenmeyi öğrenemeyen bireyler yetiştirdik hep. İşte bu nedenledir ki, günümüzde ülkeler var olan eğitim sistemlerini sorguluyor. Bu sorgulamanın temel noktası; kalıplanmış zihinler üreten, aklın önüne set çeken, aklı özgürleştiremeyen eğitim sistemlerinden kurtulma çabası. Artık toplumların düşünen, üreten, yaratan, sorun çözen insanlara daha çok ihtiyaç duyması.  Bilgiyi ezberletmek yerine, bilginin birey tarafından yapılandırıldığı eğitim programlarının uygulandığı ülkelerin uluslar arası sınavlarda gösterdiği başarı. Öğretmenin ve ders kitaplarının tek otorite olarak kabul edilemeyeceği, öğrenmenin okulla sınırlı olmadığı, öğrenmenin sınıf duvarları dışında da gerçekleştiği anlayışının giderek hız kazanması. Eski alışkanlıklarımızın yerini “bilgisayar”, cep telefonu gibi çağdaş iletişim araçlarının alması, internetin hızla yayılması ile birlikte, küçük bir köy olan dünyanın geleceği tasarlayabilecek, geleceği yönetebilecek bireylere ihtiyaç duyması. Tüm bu sıralananlar artık bizimde değişmemiz, gelişmemiz gerektiğinin sinyalleridir. Öğretmenler yalnızca akademik bilgiler aktararak, kendi kişisel gelişimlerini tamamlamadan öğrencilerini yaşama hazırlayabilirler mi?

                O halde nedir şu koçluk kavramı?

“Coaching” kavramı 15.Yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Koçlukta amaç, bireylere hedeflerine ulaşmalarında gerekli desteği sağlamak, potansiyellerini ortaya çıkarmalarına olanak tanımaktır. Koçluk, psikoterapi yada danışmanlık değildir. Bireyin geçmiş yaşantısıyla, sorunlarıyla ilgilenmez. Geleceğe yönelik hedef ve amaçlar üzerinde strateji belirleyerek çalışır. Koçluk kişiye rehberlik etmez, akıl vermez sadece güçlü ve yaratıcı sorularla bireyin kendi duygu ve düşüncelerini, “gerçekten ne istediğini” ortaya çıkarmaya çalışır. Koçluk kişinin kendi doğrusunu ya da gerçeğini ona akıllı sorular sorarak ortaya çıkartma işidir.  Bir başka anlatımla koçluğun yöntemini Sokrates’in kullandığı “doğurtma yöntemi”ne benzetmek mümkündür.

Avrupa ülkelerindeki okulların birçoğunda “Eğitim ve Öğrenci Koçluğu” uygulaması başlatıldığını görmekteyiz. Türkiye’de de profesyonel anlamda olmasa da, eğitim literatürüne "koçluk" kavramının girdiğini görmekteyiz. Amaç öğrencinin hazırcılıktan kurtulup kendi sorumluluklarını tanımasına, kendi farkındalığını, güçlü ve zayıf noktalarını görmesine, yaşama uyum sağlama becerileriyle donanmasına, sorunlarla başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olmaktır. Yapılan araştırmalarda "eğitimde koçluk" uygulaması ile tanışan ve uygulayan okullardaki öğrencilerin istenmeyen davranışların azaldığı, öğrencilerin okula severek geldikleri, öğrenmeye karşı meraklı oldukları ayrıca sınavlardaki başarılarının da arttığı gözlenmiştir.

Koçlar okullarda: Öğrencilerin daha iyi tutarlı hedefler belirlemelerine ve sonra da o hedeflere ulaşmaları konusunda onlara destek olurlar. Onların kendi başlarına yapabileceklerinden daha fazlasını yapmalarını sağlamaya çalışırlar. Daha hızlı sonuç alabilmeler için belirlenen amaca odaklanmalarını sağlarlar.

Yukarıda da açıklandığı üzere koçluk “öğrencini tanı, onunla onun için en uygun biçimde ilişki kur, isteklerini dinle, yapacaklarına bu bilgiler ışığında karar ver, onun ihtiyaçlarını biraz da beklentiyi aşarak cevaplayabilme yeteneğini geliştir, beklentiyi yükselt ve iletişimde, sınavlarda fark yaratmasına olanak tanı” anlayışına dayanmakta.

Niçin koçluk? ... Çünkü sınav var. Akademik sınav ve yaşam sınavı…  Bu sınavlarda herkes başarılı olmak istiyor. Cevaplanması gereken yüzlerce soru, bir o kadarda karmakarışık uyaranlardan oluşan bir dünya ….

(Alıntıdır)

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber