Bu haber kez okundu.

Öğretmenler Matematik Öğretmek İçin Tiyatro Ve Dansı Kullanıyor

Çocuklar göğüs kafeslerini şişiriyor, boşaltıyor ve drama öğretmenleri Melissa Richardson’ı taklit ediyor. Büyük ve güçlü “gergedan sesinin” provasını yapıyorlar.

“Dev adımlar, dev adımlar, büyük ve cesur!” diye hep bir ağızdan uyum içinde bağırıyor anaokulu çocukları.

Ardından gruplar halinde hayvan ve böcek rolüne giriyorlar: Büyük, yere güm güm vurarak yürüyen gergedanlar; fayanslarda gezinen uğur böcekleri; sıçrayan kangurular ve minicik kurbağalar. Hepsi sınıfın, mavi bantla oluşturulan hayali “su deliğine” doğru yola çıkıyorlar.

Bu kıkırdamalarla dolu oyun saati aslında büyük ve küçük ve standart dışı ölçülerle ilgili ciddi bir matematik dersi. Richardson ve anaokulu öğretmeni Carol Hunt tarafından oluşturulan bu derste, çocukların hayvanların adımlarını ölçü birimleri olarak düşünmeleri, her hayvanın bunlardan kaçını kullanarak bir başlama çizgisinden hedefe ulaştığını bulmaları hedefleniyor.

Öğretmenler bu tür sanatsal faaliyetlerin ve geleneksel konuların karışımına “sanat entegrasyonu” diyor. Ve bu, güzel sanatları sınıfa getirmenin yeni ve giderek daha popülerleşen bir yolu artık. Tek başına bir konu olarak sanat yerine, öğretmenler dansı, dramayı ve görsel sanatları çok sayıda akademik konuyu çok daha ilgi çekici bir yolla öğretmek için kullanıyor.

Başka bir okuldaki ortaokul öğrencileri, katsayıları öğrenmek için heykeller yapıyor. Öğrenciler sanatı, polis şiddeti ve ırksal eşitlik hakkındaki düşüncelerini ve görüşlerini ifade etmek için kullanıyor. Bu yöntemin destekçileri olan eğitimciler ve sanatçılar, yapılanların geleneksel sınıf yöntemlerini bir türlü özümseyemeyen öğrenciler için çok faydalı olduğunu söylüyor.

Richardson, matematik derslerini hazırlamak için sanat öğretmenlerini erken çocukluk dönemi eğitimcileri ile bir araya getiren ve Wolf Trap Performans Sanatları Vakfı tarafından hayata geçirilen bir program çerçevesinde bu okula getirilmiş. Program aynı zamanda öğretmenlere mesleki gelişim eğitimleri de veriyor.

Ve en önemlisi program etkili olmuş gibi görünüyor: Amerikan Araştırma Enstitüleri tarafından yapılan bir çalışma, Wolf Trap tarafından eğitilmiş öğretmenlerin sınıflarındaki öğrencilerin, matematik değerlendirmelerinde programa dahil olmayan öğretmenlerin sınıflarındaki akranlarına göre daha yüksek bir performans gösterdiğini ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, Wolf Trap tarafından eğitilen öğretmenlerin sınıflarındaki anaokulu öğrencilerinin, ilk senelerinde akranlarından 1.3 ay daha ileri bir düzeyde matematik öğrendiklerini buldu. İkinci yılda ise 1.7 ay öne geçmişlerdi.

Araştırmacı Mengli Song, programdaki öğrencilerin ekstra matematik dersi içeriği öğrenmediklerini, ama öğrendiklerini çok daha iyi kavradıklarını ve bunu gösterdiklerini söylüyor. Song, diğer erken çocukluk dönemi programlarıyla kıyaslandığında ortaya çıkan farkı şöyle anlatıyor Song: “Aşırı büyük bir etkisi yok belki ama önemsiz bir etki de denemez.”

Araştırmacılar 18 okuldaki öğrenciyi takip etti. Bu okulların 10′unda Wolf Trap sanat öğretmenleri sınıf öğretmenlerinin matematik derslerini oluşturmalarına yardımcı oldu. Diğer sekiz okulda öğretmenler öğrencilere normalde her zaman öğrettikleri gibi matematik öğretti. Araştırmacılar her sınıfta yaklaşık sekiz öğrenciye matematik değerlendirmesi yaptı.

Araştırmanın sonuçlarına göre usta sanatçılar tarafından eğitilen ve Wolf Trap ile mesleki gelişim programına katılan öğretmenler, ders veren sanatçılarla birlikte çalışmaya daha fazla devam etmeseler bile öğrendiklerini sınıflarında kullanmaya devam ettiler. Bu da bir ya da iki yıllık bir eğitimin kalıcı bir etkisi olduğunu gösterdi.

Hunt, öğretmenler için sanat entegrasyonu derslerinin daha zor olduğunu söylüyor. “Çünkü bu dersleri planlamak çok daha uzun sürüyor. Üstelik bir matematik konusunu öğretmek için dramayı nasıl kullanacağınızı bulmak da zorlayıcı olabilir” diyor Hunt. Ancak Richardson ile birlikte oldukça iyi çalıştıklarını söyleyen Hunt, emeklerinin karşılığını gördüklerini söylüyor.

Educators teach children math concepts through art, at Westlawn Elementary School in Falls Church, VA.

17 yıllık emektar anaokulu öğretmeni Hunt, sanat entegrasyonu derslerinin yabancı dil konusunda bocalayan öğrencilere ulaşmanın önemli yollarından biri olduğunu söylüyor. Hunt’ın 22 öğrencisinin büyük bir bölümü ikinci dil olarak İngilizce öğreniyor.

Kimisi “büyük” ve “küçük” kelimelerini birbirine karıştırıyor, bu yüzden onlara matematiği bu şekilde öğretmek zorlayıcı olabiliyor. Hunt, hayvanlı derste, en küçük hayvanın gölcüğe ulaşmak için en fazla sayıda adım attığını göstermeyi denemiş. Yani diğer bir deyişle büyük bir sayının küçük bir şeyle bile ifade edilebildiğini.

“Görsel olarak görmeleri gerekiyor” diyor Hunt. “Çok zor bir konu. Sayılar büyük ama ölçüler küçük… Bunu canlandırdıklarında çok daha anlamlı geliyor onlara.”

Richardson bazı çocukların matematikte bocalayabileceğini çünkü matematiğin soyut olduğunu söylüyor. Çocuklar bir hikayeyi canlandırırken duygularını da katıyorlar, ama yine de saymayı da işin içine katıyorlar. “Küçük çocuklar hayal gücü konusunda inanılmaz iyiler. Yetişkin oyuncu öğrencilerimden çok daha iyiler” diyor Richardson.

O gün çocuklar konuyu tam olarak kavrayamadılar, ama yine de beşer beşer saymayı çalıştılar ve bazı hayvanların nasıl diğerlerinden daha büyük adımları olduğunu öğrendiler. Ve kıkırdamalarına, gülümsemelerine ve heyecanlı katılımlarına bakarsak, bayağı da eğlendiler.

“En büyük sıçraması ya da adımı olan hayvan hangisi?” diye sordu Hunt tablodaki gergedanı, kurbağayı, uğurböceğini ve kanguruyu göstererek.

“Panda!” diye bağırdı küçük bir kız heyecanla.

Hunt bunun diğer önemli bir nokta olduğunu söylüyor. Öğrencilerinin sanat entegrasyonu derslerine katıldığında, arada kıpırdanmaya başlasalar bile hiç sıkılmadıklarını söylüyor Hunt.

Wolf Trap Sanat Yoluyla Erken Dönem Öğrenme Enstitüsünün yöneticisi Jennifer Cooper, sanat entegrasyonunun – özellikle de çocukların hareket ettikleri ve oyun oynadıkları derslerin – geleneksel ders kitabı derslerinde bocalayan çok sayıda öğrenciye ulaşmanın çok iyi bir yolu olduğunu söylüyor.

“Soyut bir kavramı somutlaştırarak ve onu çoklu duyusal yolla bedenine yerleştirerek, çok farklı şekillerde öğrenen öğrencilerinize ulaşabilirsiniz ” diyor Cooper.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/local/education/teachers-are-using-theater-and-dance-to-teach-math–and-its-working/2016/02/22/61f8dc0c-d68b-11e5-b195-2e29a4e13425_story.html

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber