Bu haber kez okundu.

Öğretmenler Hiç Yıpranmaz Mı?

Öğretmenleri boşu boşuna övgüler daha yeni de değildir. İlk öğretmen olduğumuz 1981 yıllarda bir kere eğitim öğretim tazminatı verilmesi gündeme gelmişti ama verilene kadar farklı zamanlarda sık gündeme getirilmesi öğretmenlere sanki üç dört kere para verildiği algısını oluşturmuştu. Hatta bir akrabamız “haydi iyisiniz iyisiniz!  Devlet durmadan sizin aylıklarınızı iyileştiriyor. Hâlbuki o ana kadar on kereden fazla devlet yetkileri tarafından dile getirilen tazminat ve ödemelerin hiç birisi hayata geçirilmemişti. Ancak akrabamızın iyisiniz demesinden sekiz ay sonra hayata geçirilmişti. Ama askeri yönetim bile o zamanlarda söylediklerini geçte olsa yerine getirmişlerdi.  

Hatta öğretmenlerin ekonomik durumu ve toplumdaki saygınlığı için birçok çalışmalar yapmıştı. O çalışmaların üzerine bu ana kadar ne ekonomik ne de toplumdaki statüsünü artıracak önemli bir çalışma yapılmamıştır.    

Öğretmenlere yıllarca dile getirilen “Yıpranma payının”  bir türlü hukuku statüye kavuşturulmaması öğretmenleri üzmüştür.  5 Aralık 2015 Tarihinde 19. Milli Eğitim Şurası'nda oluşturulan Öğretmen Niteliğinin Arttırılması komisyonunda, öğretmenlere her dört yılda bir yıpranma payı ve 3600 ek gösterge verilmesi, öğretmenlerin ek ders ve nöbet ücretlerinin arttırılması ve yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerin ek ders ücretlerinin arttırılması da kabul edildi. Kabul edildi kabul edildi ama şura kararları Hükümete ve Milli Eğitim Bakanlığına tavsiye hükmündedir.  Yani anlaşılacağı üzere Bakanlık veya hükümet konu hakkında çalışmalar yapmadıktan sonra Milli Eğitim Şurasının aldığı kararın hükmü yoktur.     13 Mart 2015 günü Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu;    

         “ Öğretmenlere yıpranma payı verilmesi” gayesiyle aşağıdaki gerekçeleri sunmak suretiyle TBMM’ye Kanun Teklifi sunmuştur.     5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, öğretmenlere görev yaptıkları her yıl için 3 ay yıpranma payı verilmesini öngörüyor.  Öğretmenlik mesleğinin, çok fazla çaba ve emek sarf edilen kutsal mesleklerden birisi olduğu ve öğretmenlerin meslek hayatları boyunca ses ve göğüs sorunları, ortopedik rahatsızlıklar ve varis gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kaldığını belirtilerek, verilen Kanun Teklifiyle, öğretmenlerin yıpranma haklarının verilerek sorunlarının bir nebze de olsa hafifletilmesinin ve eğitim kalitesinin yükseltilmesinin amaçlandığı ifade edildi. Kanun teklifinde kısaca “Öğretmenler; bölge –şehir ayırımı yapılmaksızın, her yıl 1/ 4 oranında yıpranma payı alırlar” olarak meclis gündemine taşınmıştır. Maalesef ne MEB tarafından, ne hükümet tarafından bu kanun teklifinin kabulü ve ya buna benzer bir hak  ile ilgili çalışma yapılmamıştır.

Hatta AKP hükümetlerinin bir çok milli eğitim bakanları öğretmenleri boş boş oturan, okullara kazak ören vb. yakışıksız suçlamalarla toplumdaki saygınlığını kaybettirecek hal ve davranış içine girdileri herkesçe malumdur. Bununda ötesinde kendisini Milli Eğitim Bakanlığında Genel Yetkili sendika olduğunu her yerde göğsünü gere gere açıklayan Eğitim-Bir Sen ve Memur- Sen her zaman destekledikleri sendikacılık tarihinde iyi gözle bakılmayan hükümet destekleme sendikacılık anlayışının sonucu olarak öğretmenler yine mağdur edilmişlerdir.     Genel bir sonuç olarak: Eğitim Bir –Sen ,Memur- Sen hükümetle aralarının iyi olması sebebiyle bütün öğretmenlerin ve diğer memurların çalışma şartlarını istedikleri memurlar için iyi veya kötü yönde değiştirebileceğinin mesajının Türkiye de bir çok örneğini verdiği için memurların çok büyük bir bölümünü çatısı altına almıştır. Sendikaların kuruluş gayesine ters bir çalışma sergileyerek sessiz ve tepkisiz hükümeti destekleme anlayışının hakim olduğu memur sendikacılığında yapılacakta başka bir şey yoktur.

Eğitim sendikalarının hepsi  Öğretmenlerin nöbet görevi için eyleme gittiği yerde Genel Yetkili Sendika hiçbir eyleme katılmamıştır. Bütün sendikaların ortak olarak Nöbet Eylemi sonunda bakanlıktan tarafından bir çok kazanımın sözü alındıktan sonra(isteğe bağlı nöbet ve 6 saatlik ücret ödemesi) kendisine genel yetkili sendika olarak lanse eden  Eğitim Bir –Sen  yapılan kurum idari kurulu ve toplu görüşmelerde hükümetin teklifinden çok daha aşağı kazanımlara imza atarak öğretmenlerin hak kaybına uğratmıştır.  

  Son söz olarak Türkiye de ciddi hiçbir eylem yapmayan ve memura gözle görünür hiç kazanım sağlayamayan Sendika  Federasyonlarının ve konfederasyonun yetkili olduğu Türkiye’mizde öğretmene yıpranma payı nasıl alınabilir ki? Öğretmenler daha çok yıpranırlar da gören duyan olmaz.

Kaynak: Mehmet ARSLAN-www.kamudanhaber.com

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber