Bu haber kez okundu.

Öğretmenler Günü Şiirleri, 24 Kasım En Güzel Kısa ve Uzun Öğretmenler Günü Resimli Şiirleri
 
 
Öğretmenlik hayattaki en kutsal görevlerden biridir. Çünkü insan yetiştiren ve insanın geleceğini yönlendiren bir meslektir. Öğretmen toplumun geleceğini belirleme vazifesini bünyesinde bulunduran kişidir. İnsanın en yüce mahluk olmasının sebebi müthiş donanımlı bir düşünce yetisinin olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak yine insan en hırçın ve kötülükler sergileyebilecek doğaya sahip varlıktır. Bu nedenle insanlar eğitilmeli ve doğruya yönlendirilmelidir. Eğitimleri sayesinde iyiyi ve doğruyu öğrenir ve toplumda birlikte yaşamak için gereken uyumu kavrar. Bu yetilerini insanlara kavuşturan öğretmenler kutsal olmayı hak ederler.
 
“Bir insanın kötülük yapmasını engelleyip iyilik yapmasını sağlamak, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü de öğretmen ve öğretmenlik mesleğinin önemini ortaya koyar. Şimdilerde tüm mesleklerin ekonomik karşılığı esas tutulurken öğretmenlik mesleği tamamen ideal uğruna topluma yararlı olmak adına seçilen bir meslektir. Öğretmenler her daim heyecanlı ve hedefleri uğruna çalışan yüce insanlardır.

\"\"
 
24 Kasım Öğretmenler Günü
 
A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen
 
Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.
 
Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
 
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.
 
Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.
 
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
 
 
Öğretmenim
 
Yolsuz köye gittin yaya
Gönül verdin cagdasliga
Karanligi del dedinya
Delecegim ögretmenim
 
Olur ettin olunmazi
Deldin kaleminle tasi
Bil dedinya bilinmezi
Bilecegim ögretmenim
 
Karanligi yirta yirta
Cikacagiz aydinliga
Isik ol da ak dedinya
Akacagim ögretmenim
 
Kin gütmedin yüreginde
Hos gördün hep densizi de
Her bir cani sev dedinya
Sevecegim ögretmenim
 
Sor dedinya sen her seyi
Gör dedinya gercekleri
Yik dedinya hurafeyi
Yikacagim ögretmenim
 
Kuru ekmek zeytin yedin
Karda kista sürgün gittin
Bildiginden hic dönmedin
Ne büyüksün ögretmenim
 
Süleyman APAYDIN

\"\"
 
Öğretmenim Anadolunun Bir Köyünde
 
Öğretmenim
Anadolunun bir köyünde
Mevsim kış kar yağıyor
Buza kesmiş doğa
Rüzgar uğulduyor
Bir kutup havasıdır
Yol iz görünmüyor
 
Bir kerpiç odaya kapandım
Birkaç öğündür de açım
Öğretmenim ya
Gururum engel oluyor
Açlığımı anlatmaya
 
Ertesi sabah
Pırıl pırıl bir güneşle uyanıyorum
Güneş gülümsüyor
Kapımda bir kız çocuğu
Gülümsüyor
Elindeki tepside
Tereyağı peynir ve ekmek gülümsüyor
Köy gülümsüyor
 
Öğretmenim
Anadolunun bir köyünde
Konuşuyorum yaşlı-genç çoluk-çocuk
Gülmece oynuyoruz sokak tiyatrosunda
Adını 'tatlı diyaloglar' koydum
Baş rolde oynuyorum
İnanın sevgiyle şavklanıyor kara gözleri
Açıyorlar gönüllerini evlerini
Buyur ediyorlar
Uğurlarken yoldaş veriyorlar
En güzel dileklerini
 
Öğretmenim
Anadolunun bir köyünde
Her sevinci her acıyı paylaşanların içinde
Sıcaklığını duyumsuyorum yüreklerin
Öğretmeye çalışıyorum
Doğruyu-eğriyi bilimi aydınlığı
Özgürlüğü ve bağımsızlığı
 
Öğretmenim
Anadolunun bir köyündeyim
Burada öğreniyorum binlerce yıllık gerçeği
En güzel bilgiyi
En insancıl sevgiyi
Bırakın Hitit'i Kibele'yi
Mevlana Yunus ve Hacı Bektaş?lar
Burada yaşıyorlar
 
Ben onlardan öğrendim bu bilgiyi
Ne kadar karartılsa da
Yarasalar kartallar akbabalar sarsa da
Burada insan ve toprağın özü bir
Özümüz sevgi
Sevgi Anadolu
Birbirine karışmış onbin koku
Bir varlıkta can bulan on bin doku
 
Öğretmenim
Bir bozkır köyünde Anadolunun
Bu köyü seviyorum
Ülkemi seviyorum
Artık biliyorum
Hiçbir sömürgeci
Hiçbir işbirlikçi
Hiçbir sapkınlık
Hiçbir ayrımcı ideoloji
Tutsak alamaz Türkiyemi
 
Altan ARISOY
 
Öğretmenim Kalbimdesin!
 
Hayatımın tadı tuzu
Hem pınarı, hem havuzu
Işığı ve kılavuzu...
Ayrıcalıklı yerdesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Birer küçük fidandık biz
Yetiştirdin verdik filiz
Sen bir ırmak, sen bir deniz
Sen yemyeşil bir beldesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Bilmiyorken şekli bile
Şekillendik senin ile
Anahtarsın sen her dile
Hem gönülde, hem dildesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Her hafta, her gün, her saat
Yüreğimde sevgin kat kat
Az geliyor sana çok ad
Huri mi, melek mi, nesin?!
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Ben gülersem gülersin sen
Ben ağlarsam ağlarsın sen
Rüyamda bile varsın sen
Ruhumda titrer nefesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Güçlüklere karşı koyan,
Hayatını hiçe sayan,
Çileyle ilim okuyan,
Bülbül gibi gelir sesin.
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Kullandın, gösterip çağı
Tebeşir tutan parmağı...
İlmin, irfanın kaynağı
Sen cehalete perdesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Bakan, vali, hâkim, muhtar
Hepsinde de eserin var
Cumhurbaşkanına kadar
Sen bütün gönüllerdesin
Öğretmenim kalbimdesin!
 
Cemal GÖREN

\"\"
 
Sevgili Öğretmenim
 
Geçen yıl bilmiyordum.
Ne okuma ne yazma.
Sönmez ışıklar tutan,
Siz oldunuz yoluma.
 
Bir yıl içinde bana,
Çok bilgiler verdiniz.
Anne sevgisi gibi
içimdedir sevginiz.
 
Vefa ÇAĞAN
 
Ziller Çalacak
 
Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
Ta içimden birisi gidecek uça ese...
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.
 
Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
Ta içimden birisi koşacak ardınızdan....
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.
 
Sonra bir gün bir zil çalacak yine
Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
Ta içimden birisi kalacak oralarda
Ben gideceğim.
 
Zeki Ömer DEFNE
 
Yirmi Dokuz Kere Kırk
 
Bana bir harf öğretenin
kırk yıl kölesi olurum
demiş ulu bir kişi
sen bana sen yirmi dokuz
harf öğrettin öğretmenim.
 
Köleliğe karşı olsan da sen
ben
olurum seve seve
yirmi dokuz kere kırk yıl
senin kölen!
 
Fevzi GÜNENÇ
 
Türk Öğretmenine
 
Bazen ölüler yurdu korur,bazı da sağlar;
Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar,
 
Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,
Sensin o hazin nûr,O derin Nûr,O büyük nûr,
 
Hoşnutsun ,eğilmiş okuyorsun ,yazıyorsun;
Ey terli alın,ey Güneşin öptüğü insan.
 
Şöhret aramaz,şân aramaz,nâm aramazsın;
Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın;
 
İlmin sesi haykırmaz:İlim şarlatan olmaz.
Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.
 
Sen yurdunu,haykırmayarak gizli seversin,
Kalmışsa eğer,ömrümü Tanrı'm sana versin
 
Mithat CEMAL KUNTAY

\"\"
 
Şimdi Neredesiniz Hocam
 
İlk okula geldiğimde siz yanımdaydınız.
İlk siz öğrettiniz okumayı_yazmayı,
İlk siz öğretiniz sevgiyi_saygıyı,
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
 
Ağladığımda yanımdaydınız
sıkıntılarımı benimle paylaştınız.
Dertlerimi dindirdiniz,
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
 
Anne baba oldunuz
Kol kanat gerdiniz.
Şefkat ile yaklaştınız
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
 
Büşra Dursun
 
 
Sevgili Öğretmenim
 
Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.
 
Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.
 
Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne - baba gibisin,
Bizi, bağrına basarsın.
 
Fethi BOLAYIR

Öğretmen Olmak İstiyorum
 
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben, şairimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
Aşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum:
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
 
Ben, çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum;
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
 
Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
Çorak toprağa yağan yağmur,
Azgın sulara bend,
Mehmed?imin elinde çağlar açan kılıç,
Doktorumun elinde derman saçan neşter
Mimarımın,mühendisimin elinde pergel, cetvel,
Ben ana ben baba,
Ben Fatih, ben İbni Sina,
Ben Mimar Sinan olmak istiyorum:
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
 
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Vatan evladına Türklüğü öğretmek için,
Ben öğretmen olmak istiyorum
İstiklal marşını gururla söyletmek için,
Ben, öğretmen olmak istiyorum
Milletimi ?muasır medeniyet seviyesine? yükseltmek için...
 
Ben,zehirli mantarların,
Deve dikenlerinin ,
Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
Ben;
Kırlarında elvan elvan çiçeklerin açtığı,
Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
Pınarından susayanın içtiği,
Yollarından yiğitlerin geçtiği,
Çiftçisinin başak başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum...
 
Ben öğretmen olmasam diyorum...
O zaman kim öğretir güzel Türkçe?mi
Henüz anne diyen dillere,
Kim öğretir insanlığı,duyguyu genç nesillere,
Kim öğretir büyüğünü saymayı,
Küçüğünü şefkat ile sevmeyi?
 
Ben öğretmen olmasam diyorum...
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek sert rüzgarlara göğüs germeyi,
Nasıl öğrenecek , çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım ,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için,millet için ,bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü vatanımı severim,
Çünkü bilirim vatan için ölmesini...
Alnımda şeref tacıdır
Tarihim,Cumhuriyetim,Türklüğüm...
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü heyecan veriyor bana
Şu çeşme, şu kervansaray, şu cami, şu türbe;
Şu davul, şu zurna,
Şu halay, şu horon, şu bar, şu zeybek...
Bana heyecan veriyor
Anamın yazmasındaki oya, söylediği ninni , ağıt.
Tat alıyorum ekmeğimden, aşımdan
Gurur veriyor bana milli kültürüm...
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü biliyorum affetmesini,
Biliyorum asil duygularla insanları sevmesini...
 
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü inkar etmiyorum tarihimi
Hor görmüyorum geçmişimi,
Atalarım önümde en büyük rehber diyorum.
Çünkü ben özenmiyorum
İnsana , insanlığa saygı duymayan hiçbir fikre,
Çünkü ben bel bağlamadım
Örfüme, adetime, dinime ters düşen çirkinliklere...
 
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen namussun, vicdansın, adaletsin...
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan...
Sen, buram buram tüten vatan sevgisi,
Sen, burcu burcu kokan Türklük duygususun.
Sen öğretmen olmalısın kardeşim,
Sen öğretmen olmalısın...
 
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim;
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere ayak olmalıyız...
 
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim kızıyla, erkeğiyle
Layık olabilmek için
?Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır? diyen
Ulu önder Atatürk?e...
 
Biz şairlerimizin mısralarında dil,
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül,
Aşıklarımızın sazlarında tel,
Öpülesi bir el olmalıyız :
Biz öğretmen olmalıyız.
 
M. Nejat SEFERCİOĞLU
 
 
Öğretmene Veda
 
Belki de bir daha göremeyeceğim
O nurla donanmış yüzünü,
Belki de öpemeyeceğim bir daha o pamuk ellerini,
En zoru da belki bir daha hiç duyamayacağım
O sevgi yüklü sesini.
 
Öğretmenim bugün bizi bırakıp gidiyorsun!
Hüzünlüsün ,düşüncelisin,kaygılısın,
Ama hiç üzülme;
Merak etme biz senin bize kara tahta başında öğrettiklerinden
Kendimize bir ders çıkardık,
Her gün GÜNAYDIN demenden bir ders aldık.
Seni görmesek te bundan sonra,
Duymasak ta sesini kulaklarımızda,
Hissetmesek te elini başımızda,
Sen bizimlesin
Bir köşede durmuş bizi izlersin.
 
Nurla donanmış yüzün olmasa da sınıfımızda,
Sesin yankılanmasa da koridorlarda,
Pamuk ellerin gezmese de başımızda,
Sen hep yüreğimizdesin
Ve unutma hiç silinmeyeceksin
Ne zaman bir başarı elde etsek
Aklımıza gelen ilk isimsin.
 
Beni küçücüken alıp,eğittin,
Kara tahta başında
Cahillik ile savaşan bir devdin,
Anamdan, babamdan sonra
Benim için endişelenen tek kişiydin.
 
Öğretmenim!
Eğer hata yapıp ta kırdıysam kalbinizi,
Üzdüysem sizi,lütfen affedin beni
 
Her ne kadar gitme desem de
Sessiz bir kıyamet kopsa da yüreğimde,
Faydası yok artık.
 
Öğretmenim!
Bana öğrettikleriniz için size sonsuz teşekkür ederim.
Sizden aldığım bu bayrağı,
En ileri taşıyacağıma
Ve asla yüzünüzü kara çıkarmayacağıma,
NAMUSUM ve ŞEREFİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM !...
 
Engin Çağatay Çakmaklı
 
Öğretmenim
 
Ben bir gülüm, sen bahçıvan;
Çok açarsam eser senin,
Mis kokarsam hüner senin
Ama bir de soldurursan
Günah senin, günah senin öğretmenim...
 
Ben elmasım, sarraf sensin
Pırlantaysam, emek senin
Parlıyorsam yaldız senin
Ama bir de parçalarsan
Kırık senin, kırık senin öğretmenim...
 
Ben boş defter, kalem sensin;
Doğru yazsan yarın senin,
Güzel yazsan ikbal senin
Ama bir de karalarsan
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim...
 
Ben öğrenci, sen öğretmen;
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin
Ama birde kaybedersem
Yok diyecek başka sözüm;
Yorum senin, yorum senin öğretmenim...
 
Hatice Kültür adlı öğrencinin 1990 yılı öğretmenler gününde yazdığı, vicdan meselesi olan öğretmenlik mesleğini icra eden öğretmenin vicdanına seslenen şiir...
 
Hatice Kültür
 
Öğretmenim Ve Ben
 
Hani derdin ya öğretmenim,
"İyilerle- kötüler unutulmaz!" diye,
Ben de seni unutmadım...
 
Öğretmenim,
Senin çocuğun varmış,
Hep anlatıyorsun ya!
Benim de annem-babam var.
 
Öğretmenim, öğretmenim,
Neler istiyorum neler...
Anlatayım isterseniz...
 
Çocuğum ama insanım,
Tozdan, gürültüden,
Soğuktan, sıcaktan,
Ben de etkileniyorum.
Pislikten, kokudan,
Ben de tiksiniyorum.
Hatta,
Ben de yoruluyorum.
Okul, dersane,
Kitap, ödev,
Sınav, stres...
Bunalıyorum...
Bir de üstüne,
Ertelenen sınavlar...
İşlenmeyen konulardan,
Defterden, kitaptan,
Hariç sorular...
Hele bir de var ya,
Genel sınavlarda,
Düşen puanlar...
Geleceğim uzaklaşıyor,
Yakalayamıyorum...
Planlıyım, çalışıyorum,
Ama, ama,
Yetmiyor!
Kendi kendime,
Anlamıyorum...
 
Merak işte soruyorum,
Mezun olduğu hâlde,
Gülümseyen gözleriyle,
"Öğretmenim!" diyen var mı?
 
Ara sıra da olsa,
Düşünebilyorsanız bunları,
Ellerinizden öperim öğretmenim!
 
Fadimana CAN
 
Öğretmenin Düşü
 
Mavi bir ışık yandı gözlerimde
Gökyüzü öyle yakın
Çocuklar doğacak çocuklarım
Ve öyle yağmur ki toprak koklarsın
Ellerim bütün hayvanlar âlemi
Hangi ağacı çalsam açıyor
Uzaylar uslu
Yönlerim yörük
 
Mavi kalemle yordum bu düşü
Su resimleriyle öğrencilerin
Göğerttik bozkırın sarı defterini
Şu yoncalar yurttaşlık bilgisi
Geçen gün okudum söğütlerin tarihini
Bir çiğdem var onlar kadar yiğit
Şu bey şu eşek şu yaban şu işçi arı
Biz beş sınıfta kaldırdık bütün sınıfları
 
Korkuluklar ektiği kargaları biçsin
Sevginin de kendi planları var
Beş yılları yıldızları dokuz ayları
İlerde yarım kalmış bir okulun duvarı
Duvarcı diyor varım diyorum ben de
Gitsin bütün okumuş filler gülistana
Ben Türküm bu bozkırda çalışmaya geldim.
 
Can YÜCEL
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber