Bu haber kez okundu.

“Öğretmenler daha ne kadar mağdur edilecek?”

MHP'li Tanrıkulu, öğretmenlerin yüzde 85.6'sının geleceğe güvenle bakamadığını, yüzde 27.3'ünün geçinmek için ek iş yaptığını söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, öğretmen maaşlarındaki erimeye dikkat çekerek iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.


MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan  Tanrıkulu, öğretmenlerin yüzde 85.6′sının geleceğe güvenle bakamadığını, yüzde 27.3′ünün geçinmek için ek iş yaptığını söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, 24 Kasım Öğretmenler Günü sonrası Milli Eğitim Bakanlığı’na soru önergesi vererek, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesi için neler yapıldığını sorduğunu ancak yanıt alamadığını belirtti.

“BAKANLIK ÇÖZÜM YERİNE ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ SEÇİYOR”

2002 yılında maaşının tamamıyla 20 çeyrek altın alabilen öğretmenin 2015 sonunda ancak 13 çeyrek altın alabilir duruma getirildiğini belirten Tanrıkulu, “Sosyal patlama yaşanmadan, kağıt üstünde değil, gerçek anlamda gelir artırıcı politikaların hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.

Tanrıkulu, “Bakanlık vurdumduymaz tavrıyla çözüm yerine çözümsüzlüğü tercih ediyor. Bunun sonucu olarak da öğretmenlerimiz büyük bir yılgınlık içerisinde görevlerini sürdürüyor. Öğretmenlerimizin ekonomik ve sosyal hayatlarına dair son yapılan araştırmalar incelendiğinde yüzde 85.6′sının geleceğe güvenle bakamadığı, yüzde 27.3′ünün geçinmek için ek iş yaptığı görülüyor. Emekli öğretmenlerimizin 13 yıldır verilmeyen ek göstergeler nedeniyle mağduriyeti devam ediyor” dedi.

“GELİRİ KAĞIT ÜSTÜNDE DEĞİL GERÇEK ANLAMDA ARTIR”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, öğretmen maaşıyla 2002 ve 2015 yıllarında neler alınabildiğini kıyaslayarak, 2002 yılında maaşının tümüyle 69 kilogram dana eti alabilen bir öğretmenin 2015 sonunda ancak 58 kilogram dana eti alabildiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Türkiye’deki öğretmen maaşları OECD üyesi ülkeler ortalamasının altındadır. Çalışma süreleri ise OECD üyesi ülkelerin üzerindedir. Tüm düzeylerde öğretmen başına düşen öğrenci oranı da AB ve OECD’ye göre yüksektir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon hesaplamasında kullandığı madde sepetindeki fiyat karşılaştırmalarından görmekteyiz ki çalışan öğretmenlerimizin 2002 yılından bu yana alım gücü düşmüştür. 2002 – 2015 arası fiyat karşılaşması yapılabilen 372 maddenin 84′ünde, 103 gıda grubunun ise 34′ünde öğretmen maaşının alım gücünün gerilediği nettir. 2002 yılında öğretmenlerimiz aylık maaşının tümüyle 69 kilogram dana eti alabilirken, 2015 sonunda 58 kilogram dana eti alabildi. Öğretmenlerimiz 2002 yılında 169 kilogram peynir alabiliyorken, 2015 sonunda bu rakam 115 kilograma düştü. 2002 yılında ortalama maaşı ile bin 628 kilogram patates alabilen öğretmenlerimiz, 2015 sonunda bin 415 kilogram patates alabildi. Yine 2002 yılında 104 kilogram zeytinyağı alabilen öğretmenlerimiz, 2015 sonunda ancak 81 kilogram zeytinyağı aldı. 2002 yılında ayda ortalama 560 lira alan öğretmenlerimiz o dönem 20 çeyrek altın alabiliyorken, 2015 sonunda ise ancak 13 tane çeyrek altın alabilir duruma getirildi. TBMM’de verdiğimiz yazılı önergelere cevap vermekten kaçınanlar bu gerçekleri gizlediklerini sansalar da, durum çalışanlarımız açısından hiç de öyle değildir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak sosyal patlama yaşanmadan, kağıt üstünde değil, gerçek anlamda gelir artırıcı politikaların hayata geçirilmesini bekliyoruz.”

 

Kaynak: DHA

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber