Bu haber kez okundu.

Öğretmeni Olmadan Bilişim Öğretemeyiz

Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında en önemli yeri bilişim alıyor. Ancak yeni kuşağa bilişim anlatması gereken bilişim öğretmenlerine yapılanlar bu hedeflere ulaşmanın zorluğunu gösteriyor

Yurt Teknoloji(Hazırlayan: Serhat AYAN) – Türkiye’nin bilişimle kalkınacağı söylemi ve bunun için okullara konacak zorunlu bilişim derslerinde ihtiyaç duyulacak öğretmen açığı, geçtiğimiz yıllarda bilişim öğretmenliğini gözde bir bölüm haline getirdi. 4 yıllık üniversitelerde bu eğitim için 82 ayrı bölüm açıldı. 2006–2010 yılları arasında bölümlerin puanı tıp fakülteleri ve birçok mühendislik alanından çok daha yüksekti. Bir ara 400 puanın üstüne çıksa da sonrasında 280 puanlara kadar düştü…

Mühendisler kadar eğitimliler

Öğretmenler belki de dünya üstünde hiçbir öğretmenin alamayacağı kadar kapsamlı bir eğitimden geçtiler: Bilgisayar destekli eğitimden bilgisayar ağları kurmaya, nesne tabanlı programcılıktan grafik tasarıma, medya okuryazarlığından bilgisayar sunucu tabanlı programlamaya kadar çok geniş yelpazede eğitim verildi. Öyle ki öğretmenlere yazılım ve donanım şirketlerinden dahi teklifler geldi.

Ancak sonrasında bilişim dersleri gözden düştü. Dersler sadece belli sınıflarda o da seçmeli olarak verilmeye başlandı. Bu da yetmezmiş gibi okullardaki mevcut beden ve matematik gibi öğretmenlerin bu işi yapabilmesi için 100 saatlik bir kurs planlandı. Bu 100 saatlik kurstan geçen öğretmenlerin 4 sene, bilişimin onlarca konusunda okuyan ve birçok projeyle kendini geliştiren öğretmenlerle eş statüde olabileceği öngörüldü. Bu da bilişim öğretmenlerinin durumunu iyice içinden çıkılmaz hale getirdi.

Öğretmen açığı çok büyük

Öğretmenlerin mesleki atamalarında çok ciddi sorunlar var. Şu anda din dersinden bedene, müzikten resme eğitimde 100’ün üstünde branş var. Bilişim de bu 100 daldan biri. MEB öğretmen açığını 4 bin olarak öngörüyor ancak okullarda bulunan laboratuvar sayısı dikkate alındığında açığın normalde 15 binin üstünde olduğu hesaplanıyor. Şu anda atama bekleyen 10 bin öğretmen var ve 22 bin kişi de üniversitelerde öğretmen olmak için okuyor.

Öğretmenlerin yaşadığı en önemli sorunlardan biri de sahip oldukları teknik altyapı yüzünden okullarda tamirci gibi çalıştırılmaları. Bir öğretmen bunun için şöyle söylüyor: Okulun gider gelirlerini matematik öğretmenleri hesaplamaz. Acil yetişecek evrakları beden eğitimi öğretmenleri koşturmaz. Okulun sabununu kimya öğretmeni yapmaz. Bilgisayar öğretmeni ne yapar? Bozuk yazıcı, fotokopi makinesi, zil, bilgisayar ne varsa tamir eder. Ağ kabloları, tornavidalar, penseler daima onda olur.

DÜNYADA NASIL OLUYOR?

Dünyada bilişim eğitmenliği çok daha küçük yaşlarda başlıyor. İskoçya’da öğrencilerin 14 yaş öncesi programlamayla tanışacakları örnek bir yapı var. İsrail, yüzyılın dünyanın en titizlikle tasarlanmış bilişim lise programına sahip. Yeni Zelanda, 2011’den beri, “programlama ve bilgisayar bilimi” diye adlandırılan bir programa sahip. Güney Kore programlamayı okullarda öğretiyor. Bütün kademelerde müfredat önemli miktarda BT kullanımını içeriyor. Birçok ortaokul ve liselerde bilgisayar biliminden tanıtıcı materyaller öğretiliyor. Estonya Hükümeti, teknolojide dev bir adım atarak ilkokul birinci sınıfların müfredatına bilgisayar kodu yazma dersi koydu.

 

kamugündemi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber