Bu haber kez okundu.

Öğretmene sözlü sınav" (Mülakat) düzenlemesinin asıl sebebi !

 "Öğretmene sözlü sınav" düzenlemesinin altında ne var

Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri Maksut Balmuk Odatv'ye yazdı
MEB Meclis'te görüşülen tasarıya bir madde ekledi ve sözleşmeli öğretmenliği tekrar gündeme getirdi. Gerekçe ise bakanın söylediğine göre doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerinde öğretmen tutmanın zor olduğu, zorla öğretmen tutmak için böyle bir uygulamanın getirildiği noktasında.
Öğretmen nasıl alınacak: KPSS'yi kazanana "sözlü sınav" yapılarak alınacak.



MEB’in amacı doğuya öğretmen değil. MEB’in amacı Tüm Türkiye’ye öğretmen almak ve kadrolaşmak. Yani doyumsuzluğun sınırı yok…



-   Bakanlık bürokratları yetmedi,



-   İl Müdürleri yetmedi,



-   İlçe müdürleri yetmedi,

-   Şube müdürleri yetmedi,



-   Okul Müdürleri yetmedi,



-   Okul Müdür yardımcıları da yetmedi,



-   Şimdi de istedikleri öğretmeni atayacaklar.



SİZ KİMİ KANDIRIYORSUNUZ BEYLER?



Biz sizin sözlü sınavlarınızı bilmiyor muyuz? Sözlü ile kimleri şube müdürü yaptınız unuttuk mu? Daha bugünlerde açıklandı İstanbul’da müdürlük için sözlüden en yüksek puan alan 214 kişinin 208 tanesi sizin yandaş sendikanızın (Eğitim Bir Sen) üyesi.



Ne oldu? Daha da mı üye lazım ki öğretmeni de sözlü ile alıyorsunuz?

Sayın bakan diyor ki doğuya öğretmen bulamıyoruz ve burada kalma süresi 9 ay. Bunun da büyük bir kısmı raporla geçiyor.



Yine şark kurnazlığı. Çıkaracağınız kanun doğu, güneydoğu demiyor sayın bakan.



 Ne diyor? “kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerdeki, Bakanlığın boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, Devlet Memurları Kanunu'nun 4B fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecek.



Evet kalkınmada birinci öncelikli bölge diyor.



Bir bakalım mı kalkınmada öncelikli yörelere;

Sayın bakan;





Ne zamandan beri Amasya, Zonguldak, Bartın, Karabük doğu oldu? Yoksa Kuzeybatının doğusunu mu kastettiniz?





Ya da Rize, Trabzon, Ordu, Artvin, Samsun’un neresi güney? Doğru ya denizin(Karadeniz’in)  güneyi oluyor değil mi?





Bu illerin çoğuna gitmek isteyen öğretmenler gidemiyorlar bile sayın bakan…. Evet gitmek isteyen var gidemiyor…





Dert belli kadrolaşmak. Seçimde söz verilenleri kadroya almak.





Bir milletvekili Meclis'te "okul müdürleri neden bir sendika mensubundan seçiliyor" diye sorduğunda sayın Nabi Avcı'nın izahı sonrası;





Uğur Bayraktutan (Artvin) -Sayın Bakan, oradan buraya bakınca saf gibi mi gözüküyoruz? Yani öyle mi gözüküyor oradan buraya bakınca? diye sormuştu.





Şimdi de biz soralım; Sayın Bakan, oradan bakan ya da vekil gözü ile asil’e yani bize bakınca saf gibi mi gözüküyoruz?





Eğer derdiniz gerçekten doğu ve güneydoğudaki öğretmen açığını kapatmak ise çözüm var merak etmeyin. Hem de bir genel müdürünüzün meslek liseleri için kullandığı tabirle cebrederek değil cezp ederek… Hani gönüllü arıyorsunuz ya? Böyle gönüllülüğün adı nedir biliyor musunuz? Zoraki gönüllülüktür.





BİZ SİZE GÖNÜLLÜ NASIL BULUNUR ANLATALIM MI





Birkaç öneri sunalım.





MEB Doğu ve Güneydoğu Anadolu daki öğretmen açığı sorununu cebrederek değil cezbederek çözebilir.





Cebrederek yapacağı uygulamadan ne verim alabilir ne de amacına ulaşabilir.





Kaldı ki aday öğretmeni , yani daha mesleğe alışamamış öğretmeni zor bölgeye gönderdiğinizde öğretmen mesleğin zorluğu ile mi uğraşacak yoksa bölgenin zorluğu ile mi? 





Bu nedenle cebrederek değil cezbederek çözüme odaklanmak gerekir. 





Bunun için; 





1- Ekonomik olarak cazip hale getirmeliyiz bölgede çalışmayı. Yani kesenin ağzını açacaksınız. 





2- Emeklilik için örneğin her çalışılan yıl kadar (bu amaçla gidenler için) yaştan düşme yaparak teşvike edebilirsiniz. 





3- İşini kaybetme riski olmamalı iş güvencesi olmalı. Şu anda çalışanlar da aynı şartlarda gidebilmeli. 





4- Can güvenliğini sağlamalısınız.





5- Barınma, lojman sorunu yaşamamalı bu öğretmenle. 





6- Yer değiştirme güvencesi olmalı. Yani daha giderken "5 yıl çalış 5 yıl sonra nereye gitmek istiyorsun son 2 yılında söyle yerini ayarlayacağım" denilmeli. 





Tüm bunları bir arada yapın bakalım gönüllü öğretmen bulabiliyor muyuz?





İşte bu yöntemlere rağmen sorun çözülemezse o zaman düşünülmeli cebrederek çözümler.





İşte siz birkaç öneri sayın bakan. Hüseyin Çelik tarihe bakan onayı ile en çok müdür atayan bakan olarak geçti. Sayın AVCI sözlü sınav ile şube müdürü, müdür atayıp kariyeri liyakati hiç eden bakan olarak. Ve siz de Sözlü sınav ile öğretmen atayan, kadrolaşmayı öğretmenlik düzeyine indiren bakan olarak geçeceksiniz. Sizden sonraki bakan da memur ve hizmetli emekçilere al atar artık…





Yapıyorsunuz, parmak çoğunluğunuz var tamam da insanların gözünün içine baka baka bu memleketin yüzde 99 u Müslüman dediğiniz bir noktada din kardeşi değil miyiz diye sordurmayın insanlara…





Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri Maksut Balmuk





KAYNAK:ODATV.COM

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber