Bu haber kez okundu.

Öğretmene Sınavsız Uzmanlık Müjdesi

Değişikliğe göre Millî Eğitim Bakanlığında eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dâhil kadrolardan eğitim uzmanı kadrolarına yapılacak atamalarda sınav aranmayacaktır. 1. derece öğretmen kadrosunda görev yapan öğretmenin eğitim uzmanı kadrosuna atanması halinde ise ek gösterge 657 sayılı Kanunun 43/B maddesi hükmü gereğince 3000 olacaktır.

   Görevde yükselmede bir gedik daha açılarak yeni bir istisna daha eklendi. 7 Eylül 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle öğretmenler için önemli bir düzenleme yapılmıştır.

 

Değişikliğe göre Millî Eğitim Bakanlığında eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dâhil kadrolardan eğitim uzmanı kadrolarına yapılacak atamalarda sınav aranmayacaktır. 1. derece öğretmen kadrosunda görev yapan öğretmenin eğitim uzmanı kadrosuna atanması halinde ise ek gösterge 657 sayılı Kanunun 43/B maddesi hükmü gereğince 3000 olacaktır.

Öğretmen kökenli olmayan eğitim uzmanlarının ek göstergesi ise 2200 dür. Bunun maddi anlamı ise 57 TL fazla ödemedir. 2 milyonun üzerinde memuru olan kamunun personel stratejisi yok 2 milyonun üzerinde memur istihdam eden kamu kesiminde her personel alımına ilişkin süreçte kamunun bir personel stratejisinin olmadığını üzülerek görüyoruz.

Niçin yoktur?

Niçin gerek duyulmamaktadır?

Ya da bizim bilmediğimiz bir stratejisi var mıdır?

Personel stratejisinin olmaması da bir strateji midir?

Doğrusu bu konuları merak ediyoruz. Bu durumun acı neticesi ise kamuda farklı farklı uygulamaların ortaya çıkmasıdır. Halbuki bu durum kurumlara bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur. Strateji olmamasının mahsurlarını maddeler halinde açıklamaya çalışacağız. 1- Hizmetli personelin yaptığı iş özel sektöre yaptırılacak mı yoksa yaptırılmayacak mı? Bu bağlamda literatürü takip edenler memur tanımın yeterli olmadığı ve bu tanımın yeniden gözden geçirilmesi gerektiği eleştirilerini görmüşlerdir. Hizmetli personelin yaptığı işler memur tanımı içerisine girmez ve bu işlerin hizmet alımı yöntemiyle temizlik firmalarına yaptırıldığı bilinen bir gerçektir. Ancak, hizmetli personel de on hizmet sınıfı içerisinde yer almaktadır. • Kamunun işte bu noktada karar vermesi gerekmektedir. Uygulamaya baktığınızda birçok kamu kurumunun hiçbir şekilde yardımcı hizmetler sınıfına personel almadığını ve bu kurumların bu işleri hizmet alımı yöntemiyle daha nitelikli bir şekilde özel sektöre yaptırdığını göreceksiniz. Bazı kurumlar ise hem hizmet alımı yöntemini seçmekte hem de yardımcı hizmetler sınıfına personel almaktadır. Bu durum ise işleri çıkmaza sokmaktadır. 2- Bu konuda Devlet Personel Başkanlığı üzerine düşeni yapmalıdır Uygulama birliğini sağlamakla görevli Devlet Personel Başkanlığı hakemlik görevini yeterince yapamıyor ve uygulama birliğini sağlayamıyor.

Halbuki personel alım sürecinin başından sonuna kadar içerisinde olan bir kurumun misafir gibi kenarda beklemesi doğru değildir. Bu alanda yapacağı bir personel strateji çalışmasıyla norm ve standart birliğini sağlayabilir.

3- Bir taraftan özel güvenlik diğer taraftan kadrolu güvenlik alımı çelişkisi Bazen uygulamada o kadar çelişkili durumlarla karşılaşılmaktadır ki akla ziyan durumlar ortaya çıkmaktadır. Bir taraftan kamu güvenlik işlerini özelleştirmekte diğer yandan ise bazı kurumlar kadrolu güvenlik elamanı almaya çalışmaktadır. Halbuki bir otoritenin bu işe el atması ve uygulama birliğini sağlaması gerekmektedir.

4- Engelli hizmetli alımı faciası Engelli hizmetli alımı tam bir faciadır ve kimsenin bunu izah etmesi mümkün değildir. Görme engelli bir personelin bu hizmeti nasıl yapacağı veya bu personele hizmetin nasıl yaptırılacağının iyi hesap edilmesi gerekmektedir. Engel grupları dikkate alınmadan yapılan yerleştirmenin nasıl bir sonuç doğuracağının birileri tarafından hesap edilmediği anlaşılmaktadır. İstihdamla kamu yararı ve hizmet kalitesi nasıl eşleşecek doğrusu merak ediyoruz. Kervan yolda düzülür mantığı ise 21. Yüzyılda revaç görmeyen bir yöntemdir.

5- Yanlış uygulamaların altında yatan temel gerçek İşte bunların altında yatan temel sebep ise personel alanında yapılma gereği dahi duyulmayan personel stratejisidir. Bu durum o kadar acıdır ki şuana kadar böyle bir çalışmanın yapılmaması dahi tam bir faciadır. Bütçe kanunlarına konulan hükümlerle personel politikası belirlenemez. Ayrılan personel sayısının oranlarına göre kamuya personel almaya kalkışırsanız ortaya böyle anormal manzaralar çıkar. Kamu kesiminin; alınacak personelin sayısı, niteliği, hangi kuruma nasıl bir dağıtım yapılacağı, alınan personelin eğitimi, çalıştırma şartları gibi birçok konuda maalesef bir strateji olmadığı için ilgili kurumların inisiyatifine bırakılmıştır.

6- Bilimsel çalışmalarınız yoksa geriye el yordamı kalır Bu konularda bilimsel çalışmalarınız yoksa işlerin el yordamıyla yapılmasından başka çareniz yok demektir. Uygulamalar da bakandan bakana veya bürokrattan bürokrata değişecek demektir. El yordamıyla yapılan işlerin de nasıl bir sonuç doğuracağını ilgilerin takdirine bırakıyorum.

7- Personel stratejisi akademisyenler ve uygulayıcılarla birlikte hazırlanmalıdır Amacımız vatandaş memnuniyeti ise bunun yolu iyi eğitilmiş personel profilinden geçmektedir. Öncelikle uygulamanın içerinde olanlarla akademisyenlerin hazırlayacakları personel stratejisi bu işin ilk adımıdır. Özel sektör uygulamaların araştırılması yapılmadan hazırlanacak personel stratejisi ise bir ayağı aksak bir düzenleme olacaktır. Çünkü, özel sektör personel uygulamaları, kamuya ciddi bir yol göstericilik sağlayacaktır. Hazırlanacak strateji akabinde ise yıllar önce hazırlanmış ve hala yürürlükte olan mevzuatın biran önce değiştirilmesidir. Zaten esaslı bir strateji hazırlığından sonra mevcut mevzuatın ne kadar yetersiz olduğu görülecektir. Ümidimiz bu anlattıklarımızı dikkate alan birilerinin çıkmasıdır

. Sonuç olarak, siz istediğiniz kadar çözüm önerisi üretin, önerileriniz sahiplenilmediği sürece hiçbir anlamı yoktur. Eğer bu yazımız ilgililerde farkındalık oluşturursa bu dahi bizim için yeterli olacaktır. Çünkü, bu köşede yer alan bir çok ciddi önerinin yıllar sonra dahi hayata geçirilmesi bizleri mutlu etmeye yetmektedir. Devlet Personel Başkanına başarılar diliyoruz

Yeni atanan Devlet Personel Başkanı Mehmet Ali KUMBUZOĞLU'na görevinde başarılar diliyoruz.

 

AHMET ÜNLÜ / YENİ ŞAFAK

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber