Bu haber kez okundu.

Öğretmen yetiştirme sistemi nasıl olmalı?

Yök’ten , akademisyenlere, bakanlık bürokratlarından öğretmenlere kadar eğitimin neredeyse tüm paydaşları öğretmen yetiştirme sistemimizin iflas ettiğinin farkında ama bunun için herhangi bir çalışma yapılmıyor.

 

Ülkemizde maalesef öğretmen yetiştirme sistemi lise seviyesinde ders işlemekten zerre kadar fark yok. Ders işlenişleri de dahil olmak üzere staj olarak tabir ettiğimiz uygulama derslerimiz meslek liselerindeki öğrencilerimizin stajlarından neredeyse daha verimsiz geçiyor. Öğretmen yetişmiş olarak sınıfının başına geçmektense önce sınıfın başına geçip sonra mesleği öğreniyor maalesef. Peki bu sorunun çözülmesi için ne yapılmalı?

 

Kesinlikle uygulanılması gereken ve uygulanıldığı zaman da olumlu sonuçlarını ilk mezunlardan itibaren hızlı bir şekilde görmeye başlayacağımız bir öneriyle başlamak istiyoruz:

 

Biliyoruz ki eğitim fakültelerinde staj derslerinin içi boş. Öncelikle bu sorun giderilmeli ve bu dersin içi doldurulmalı. Bu nasıl yapabiliriz sorunun cevabı oldukça basit. Ülkemize yardımcı öğretmen ya da asistan öğretmen modeli getirerek…

 

Avrupa ülkelerinde eğitim amaçlı ziyaretlerde bulunmuş bürokratlarımız ve hocalarımız bilirlerki Avrupa’nın hemen hemen eğitimde başı çeken tüm ülkelerinde asistan öğretmen ya da yardımcı öğretmen modeli vardır. Bu öğretmenler sınıfa sınıf öğretmeniyle birlikte girer ders işleyişi ve etkinliklerde öğretmene yardım eder ders dışı sürelerde de okulun eğitim öğretim faaliyetlerine katılırlar. Bu modeli şu şekilde eğitim sistemimize entegre edebiliriz.

 

Ülkemizde artık neredeyse her ilde eğitim fakültesi var ve bu fakültelerde öğrenci sayıları da oldukça fazla. Küçük bir ilin eğitim fakültesinde dahi bir çok branştan bir çok öğrenci mevcut. Aynı oranda her ilin merkezinde de yüzlerce sınıf mevcut.

 

Eğitim fakültesi son sınıftaki her bir öğrenci devlet okullarındaki başarılı öğretmenlerle ilişkilendirilerek yıl boyunca aynı öğretmenle birlikte tam zamanlı olarak derslere girmeliler.Öğrencilerimiz eğitim fakültesinin son sınıfını fakülte yerine okullarda geçirmeliler. Hatta bu durum 1. Sınıftan başlanarak kademeli olarak artırılabilir. 4. Sınıfa gelen bir öğrenci haftanın bir günü staja 4 günü eğitim fakültesine gitmek yerine aksine 4 günü okula 1 günü eğitim fakültelerine devam etmeliler. Okulda bulundukları süre içerisinde yardımcı öğretmenler( ya da asistan öğretmenler) , sabah öğretmenler birlikte derse girmeli , ders esnasında öğretmene yardım etmeli var ise kaynaştırma öğrencisiyle ilgilenmeli yok ise çalışmalarda geri kalan öğrencilerle ilgilenmeli, sınıfta sürekli öğretmeni gözlemlemeli , ders öğretmeniyle birlikte yazılı sorusu hazırlamalı , yazılı kağıtlarını okumalı , teneffüste o öğretmenler birlikte gerekirse nöbetlerde yer almalı , öğretmenler odasında diğer öğretmenlerle iletişimde bulunmalı , belirli gün ve hafta çalışmalarına koordinatör öğretmenle birlikte katılmalı , törenlerde yer almalı , veli toplantılarına ve veli görüşmelerine katılmalı , öğretmenler kurulu ; zümre öğretmenler kurulu gibi kurullarda katılmalı , gerekirse sınavlarda koordinatör öğretmeniyle birlikte gözetmenlik yapmalı , e-okul işlemlerinde öğretmenle birlikte veri girişi yapmalı , öğrencilere çalışma kağıdı hazırlamalı , okul idaresiyle sürekli görüşerek okulların idari yapıları ve işleyişleri hakkında bilgi almalı (örneğin köye atanan bir müdür yetkili öğretmenin üst yazı yazamaması , mebbis , kbs vs. İşlemlerini kendi çabasıyla öğrenmesi gibi sorunlar bu şekilde ortadan kalkacaktır) vs vs. Kısacası bir öğretmenin ne bilmesi ya da ne yapması gerekiyorsa direk uygulama içerisinde yer alarak öğrenmeli ve sene sonu seminerleri de dahil olmak üzere tüm zamanını okulu ve eğitim sistemini tanımakla geçirmeli. Bunu sınıf öğretmeninden diğer tüm branşlara kadar karşılayabilecek merkezi konumda okulumuz ve sınıfımız var. Örneğin 500 kişi sınıf öğretmeni mezun eden bir okulun tüm mezunlarını eşleştirebileceğiniz il merkezinde 500 den fazla sınıf kesinlikle vardır. Aynı şekilde yılda 200 matematik öğretmenini eşleştirebileceğiniz devlet okullarında görevli 200 den fazla matematik öğretmeni tüm illerde bulunmaktadır. Gerekirse bir öğretmene 2 asistan öğretmen verilerek dahi eşlemenin yeterli olmadığı yerlerde sorun çözülebilir. Bu sistemi ilkokuldan ortaokula , özel eğitime , meslek derslerine kadar tüm okullarda uygulama imkanınız kesinlikle vardır.

 

Okuldaki zamanını bu şekilde geçiren yardımcı öğretmen ya da asistan öğretmen geri kalan 1 günde eğitim fakültesinde bulunmalı ve hocalarıyla yapılan çalışmaları değerlendirip görüş alış verişinde bulunmalı , diğer asistan öğretmenlerle deneyimlerini paylaşmalı, karşılaşılan sorunlara akademisyenlerimizin bilgileri ışığında çözümler bulunmaya çalışılmalı ve bu bilgiler okuldaki koordinatör öğretmenle de paylaşılarak kurumlar arası etkileşim sağlanmalıdır.Üniversitedeki hocalarımızda bu süreçte sürekli okullara ziyaretlerde bulunmalı ve öğrencilerin çalışmalarını takip etmelidir. Bu çalışmalarda okul öğretmeni , akademisyen ve okul idaresinin vereceği değerlendirme puanıda KPSS puanına belli bir oranda eklenerek atama puanına dahil edilmeli ve süreç ciddiyet kazandırılmalıdır.

 

Bu sistemin yararları neler olacaktır.

 

1- Asistan öğretmenler atandıkları zaman meslekte sürekli kullanmak zorunda oldukları fakat eğitim fakültesinde öğretilmeyen bir çok bilgiyi işin mutfağında öğrenecek ve sınıfının başına geçtiğinde tam donanımlı halde görevine başlayacaktır.

 

2- Des öğretmeniyle birlikte katıldığı veli toplantılarından ya da veli görüşmelerinden edindikleri bilgilerle çalıştığı bölgelerde köylüyle ya da bölge halkıyla daha etkili iletişimde bulunabilecektir.

 

3- Asistan öğretmenlerin güncel pedogojik bilgilerinden okul öğretmenleri de yararlanacak kendilerini sürekli geliştirme imkanı bulacaklardır.

 

4- Akademisyenler sahaya inecek ve eğitimin direk içine katılacak bu sayede öğretmen , okul , okul idaresi ,asistan öğretmen ve üniversiteler tam koordineli bir şekilde asıl olması gereken çalışmaları beraber yapacaklardır.

 

5- Asistan öğretmenler okulların her alanında bilgi sahibi olarak okulu bitireceklerdir.

 

6- Okullarda özellikle kaynaştırma öğrencileri ya da öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle asistan öğretmenler birebir ilgilenebilecek ve bunu yaparken de sınıf öğretmeni gözetiminde çalıştıkları için bu öğrencilerimize daha fazla zaman ayrılacaktır.

 

7- Okullarda sürekli mesleki gelişim atmosferi oluşacak ve okullar eğitim yuvası misyonuna ulaşacaktır.

 

8- Öğretmenlerimiz mezun olduktan sonra bir daha göremedikleri akademisyelerle iletişim fırsatı bulacak ve yardıma ihtiyaç duydukları akademik konularda onların bilgilerine başvurabilecekelerdir.

 

9- Akademisyenlerimiz işin içinde oldukları için sorunları 1.dereceden görecek ve daha verimli çalışmalar yapabileceklerdir.

 

10- Asistan öğretmenler mesleği daha yakından tanıyacak mesleği yapacamayacaklar için boş yere kpss ye çalışmak yada atanmak için çaba harcamayacak beki de başka iş alanlarına yönelecek bunların yerine bu işi keyifle yapabilecek öğretmenler mesleğe başlaycaklardır.

 

11- Asistan öğretmenler sadece formasyon değil okul idarelerinin işleyişleri hakında da bilgi sahibi olacakları için göreve başladıklarında yapmak zorunda oldukları bu görevleri yaparken daha dikkatli davranılacak ve bilgisizlikten kaynaklanan bir çok kamu zararı ortadan kaldırılacaktır.

 

12- Asistan öğretmenler teoriyi ve uygulamayı eş zamanlı olarak kullabilme imkanı yaklayacakalrdır.

 

13- Asistan öğretmene karşı sorumlu olan sınıf veya ders öğretmeni sürekli kendini geliştirme çabası içerisinde olacaktır.

 

Şuan eğitim fakültelerinde yapılması istenen de bunlar denilebilir. Ancak hafta bir gün okula gelen öğretmen adayı diğer haftaya kadar okulda öğrendiği çalışmaları unutmakta okullarının dersleri ya da sınav telaşları veya özel hayatarındaki sorunlar nedeniyle gereken önem verilmemekte ve okullara misafir gibi gidilip gelinmektedir. Bugün gelen bir öğrenci bir hafta sonra tekrar geldiğinde motivasyon bozulmuştur. Geçen haftaki çalışmalar unutulmuştur. Okulda çok şey değişmiştir. Ve de katıldığı çalışmalar okullarda yapılanın çok küçük bir kısmıdır. Onun için haftada bir olan periyot kesinlikle yeterli değildir. Öğretmen adayları staja gititkleri okula kendilerini ait hissetmeli ve okulun her bölümünü inceleme ve okulun her imkanında yararlanmalıdır.

 

Aslında bu sistem şuan tıp fakültelerinde uygulanmaktadır ve oldukça da başarılıdır. Tıp fakültelerinin son sınıflarındaki öğrencileri hastanelerde gezerken mutlaka görmüşsünüzdür. Tıp fakültesi hastanelerinde bir çok tıp öğrencisi tedavi çalışmalarında hocalarıyla birlikte yer almakta ve hocaları gözetiminde hasta muayeneleri yapmaktadırlar. İşi okulda öğrendikleri için de mesleğe başladıklarında sorun yaşamamktadırlar. Siz hiç diş hekimliğinden mezun olup ta daha önce hiç diş çekmedim diyen diş hekimliği öğrencisi gördünüz mü? Ben eğitim fakültesinden mezun olup da hiç okuma yazma öğretmeyen ya da e-okulu nasıl kullancağını bilmeyen on binlerce öğretmen adayı gördüm. Sistemimize değiştirmeye buradan başlarsak en azından kapatılan köy enstitüleri kadar olmasa da daha yararlı bir öğretmen yetiştirme sistemimizin olacağını düşünüyorum.

 

Irmak Haliloğlu

www.kamudanhaber.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber