Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMEN ROTASYONU NASIL OLMALI?

MEB insan kaynaklarını etkili ve verimli şekilde kullanamıyor. İstihdam, norm ve yer değiştirmelerin gözden geçirilmesi gerek kanısındayım. MEB'in insan kaynakları ve yönetim işleri diğer bakanlıklar kadar kolay değil, bunu da kabul etmek lazım. 800 bin mevcutlu bir camiayı konuşuyoruz. Dile kolay. Öğrenci sayısını da dâhil ettiğimizde toplam nüfusumuzun 1/5' inden daha fazla, bir sayı. Öğrenci ve öğretmen ailelerini de işin içine katarsak neredeyse nüfusun tamamını yakinen ilgilendiren bir konu, öylesine “kalabalık ve yoğun” bir bakanlık ki bu. Diğer bakanlıklara bağlı birçok kamu personelinin göreve nerede başlayacağı, görevi nerede bitireceği hangi bölgede ne kadar çalışacağı önceden belliyken ve bu durumu mesleğe başladığı anda kabullenmişken, yukarıda değindiğim üzere azımsanmayacak sayıdaki öğretmenlikte (MEB'de) durum hiç de böyle değil ve birçok öğretmen şu anda bu rotasyon söylentileri yüzünden kendi önünü - geleceğini göremiyor, planlayamıyor. 

 

Bazı öğretmenler çalışmak istedikleri yer dolu olduğu için rüzgârın önündeki yaprak misali oradan oraya savrulurken, bazı öğretmenler ise “yerli taş” misali yerlerinden kıpırdamıyorlar. Çünkü şu ana kadar öğretmenlerin nerede, ne kadar süreyle çalışacaklarını belirleyen bir düzenleme yok.

 

Öğretmenlerin ve eğitim sistemimizin sorunu çok, azalmıyor da her geçen gün çığ gibi büyüyor, artıyor bu sorunlar. Yine zor bir eğitim - öğretim yılı bekliyor biz öğretmenleri. Sorunlar saymakla bitmez. Yıllarca derse girmeden maaş alan (depo) öğretmenler, diğer yandan Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sayısız öğretmen açığı, bir yandan yıllarca aynı okulda çalışan öğretmenler, diğer yandan beş - on yıldır bulunduğu köyden - yerden çıkamayan öğretmenler, atama bekleyen öğretmenler, onca atamaya rağmen öğretmen bekleyen öğrenciler, ekonomik sıkıntılar ve daha neler, neler.

Öğretmenler olarak gücümüzün ve değerimizin farkında değiliz esasen. Farklı meslek gruplarına bakıyorsunuz, birlik beraberlik var, yaptıkları işi önemseme, değerli gösterme var. Ama öğretmenlerde böyle bir birliktelik yok, dağılma dönemine çoktan girmişler bile. Öğretmenler değil mi en ücra - en izbe yerlerde çalışan, yüzlerce şehidi olan, toplumun her kesiminin yetişmesindeki en büyük katkı sağlayan kişiler. “Kutsal” meslek, “peygamberlik” mesleği, geleceğe “maya çalan” bir meslek icra etmiyor muyuz yoksa?

            

Geçtiğimiz sene rotasyona uğramak kaygısıyla okulundan memnun olmasına rağmen birçok öğretmen isteğe bağlı yer değiştirdi. Yer değiştirdi derken hemen bir yan okula geçti! Peki, öğretmenlere rotasyon uygulanabilir mi? Eğitim camiası artık her şeye hazırlıklı. Bugün rotasyon uygulanabileceğine inanmayanlar var ama dün de “40 yıllık” müdürlerin yerinden - yurdundan, koltuklarından edileceklerine kimse inanmıyordu! Ama oldu. Ayrıca il içi veya il dışı rotasyonun önü “torba yasayla” açılmış oldu ve rotasyon uygulanması yasalaştı.

 

Şubatta rotasyon mümkün mü?

İçinde bulunduğumuz yıl ilk kez bütün öğretmenler için rotasyon uygulanması konusu ciddi anlamda gündemimize geldi, hatta ocak ayında kılavuzunun yayımlanarak şubat ayında il içi rotasyonun gerçekleşeceği haberleri iyiden iyiye yayıldı. Şubatta tam da kışın ve eğitim - öğretimin ortasında rotasyon biraz zor. MEB'de işlerin bu kadar ağır yürüdüğünü de göz önünde bulundurursak zordan ziyade imkânsız.

 

Peki, nasıl olmalı rotasyon?

İşte asıl mesele bu! Rotasyon uygulamasının öncelikle kaç yıl olduğuna, il içi veya il dışı hangisinin uygulanacağına karar verilmeli, gerekirse yeni atanacak öğretmenlere il dışı rotasyonun önü açılmalı, bir ilde - bölgede belirli bir süre çalışma şartı konmalı. Velhasıl, bir şeyler yapılmalı, aksi halde bölge ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirmelerde “tıkanmalar” kat be kat artacak, belirli bölgelerdeki öğretmenlerimiz bu konuda daha çok mağduriyet yaşayacaklardır. Yıllarca iller arası isteğe bağlı yer değiştirmelerde (bazı branşlar için) adı geçmeyen il sayısı hiç de az değildi içinde bulunduğumuz Eylül ayına kadar. Hâlihazırda yerinden memnun öğretmenler bu işe biraz bozulacaklar, artık amaçlarını tamamen yitirmiş, renkleri sararmış sendikalar tepki koymaya, prim yapmaya çalışacaklar ancak, hükümet belki de çoktan adımını atmış olacak bile, kim bilir?

 

Ancak şöyle bir durum da var; son iki yıl içerisinde okul ismi veya okul adresi değişmeyen öğretmen neredeyse yok. Kimi ilköğretimden ilkokul ve ortaokula, kimi düz liseden Anadolu veya meslek lisesine otomatik geçiş yaptı, okul isimleri değişti, okullar kapandı, dönüştürüldü. Bu yüzden de MEB'in eli kolu bağlanmış oldu. Bu kör düğümü MEB ancak “eğitim bölgesi” şartı getirerek aşabilir. Yani öğretmene bir okulda değil de belli bir eğitim bölgesinde 8, 10, 12 yıl gibi çalışma şartı getirilebilir. Eğitim bölgesi şartı sadece bir kez uygulansa dahi il içi ve il dışı isteğe bağlı atamaların önünü tamamen açabilir. Bu durum doğuda yıllardır bulunduğu köyden çıkamayan öğretmenleri memnun edebilir fakat bu kez de bu sayıdan daha fazla öğretmenin canını daha çok acıtabilir. “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Bölgeleri Ve Eğitim Kurulları Yönergesi”nde “Mevcut idarî yapıya göre nüfusu (belediye hudutları dâhilinde) 30.000'den az olan her il/ilçe bir eğitim bölgesidir” hükmüne yer verilmiştir. Nüfusu 30.000'den az olan tek eğitim bölgeli il/ilçelerde de belli bir “kilometre şartı” getirilebilir.

 

Birden çok eğitim bölgesi bulunan merkezlerde farklı eğitim bölgesine, tek eğitim bölgeli olan merkezlerde de belli bir kilometre şartı getirilerek rotasyon uygulanmasının eğitim camiamızca ve bulunduğu yerden “kıpırdayamayan” öğretmenlerimizce daha makbul karşılanacağı kanısındayım. Velhasıl, MEB'i rotasyon konusunda da yine zor bir sınav bekliyor, bekleyip hep birlikte göreceğiz.

 

Gürdal KARABIYIK

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber