Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMEN Mİ EĞİTİM KOÇU MU?

Öğretmenler yalnızca akademik bilgiler aktararak, kendi kişisel gelişimlerini tamamlamadan öğrencilerini yaşama hazırlayabilirler mi?
Avrupa ülkelerindeki okulların birçoğunda “Eğitim ve Öğrenci Koçluğu” uygulaması başlatıldığını görmekteyiz. Türkiye’de de profesyonel anlamda olmasa da, eğitim literatürüne eğitim koçu kavramı girmiştir. Amaç öğrencinin hazırcılıktan kurtulup kendi sorumluluklarını tanımasına, kendi farkındalığını, güçlü ve zayıf noktalarını görmesine, yaşama uyum sağlama becerileriyle donanmasına, sorunlarla başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olmaktır. Yapılan araştırmalarda “eğitimde koçluk” uygulaması ile tanışan ve uygulayan okullardaki öğrencilerin istenmeyen davranışların azaldığı, öğrencilerin okula severek geldikleri, öğrenmeye karşı meraklı oldukları ayrıca sınavlardaki başarılarının da arttığı gözlenmiştir.

Geleceğe yönelik hedef ve amaçlar üzerinde strateji belirleyerek çalışan koçluk, kişiye rehberlik etmez, akıl vermez sadece güçlü ve yaratıcı sorularla bireyin kendi duygu ve düşüncelerini, “gerçekten ne istediğini” ortaya çıkarmaya çalışır. Koçluk kişinin kendi doğrusunu ya da gerçeğini ona akıllı sorular sorarak ortaya çıkartma işidir. Bir başka anlatımla koçluğun yöntemini Sokrates’in kullandığı “doğurtma yöntemi ”ne benzetmek mümkündür. Koçlukta amaç, bireylere hedeflerine ulaşmalarında gerekli desteği sağlamak, potansiyellerini ortaya çıkarmalarına olanak tanımaktır. Koçluk, psikoterapi ya da danışmanlık değildir. Bireyin geçmiş yaşantısıyla, sorunlarıyla ilgilenmez.

Bilgi Yüklemek Değil, Öğrenmeyi Öğretmek
Bilim ve teknolojinin akıl almaz hızla değiştiği, küçük bir köy haline gelen dünyamızda eğitim yeni bir anlam kazanmıştır. Artık öğretmenin asıl rolü bilgi yüklemek değil, öğrenmeyi öğretmek olmuştur. Öğrenme konusunda öğrenciyi motive etme, ona kaynaklarını gösterme, var olan potansiyelini açığa çıkartma, yeteneklerine güvenmeyi öğretme, belki de hepsinden önemlisi onlara, kapalı uçlu sorular sorarak akıllarının önüne set çekme yerine, açık uçlu sorularla vizyonlarını genişletme ve akıllarını özgürleştirme becerileri öğretmenlerden beklenen roller haline gelmiştir.

Günümüz dünyasında, gerek kamuda, gerekse özel sektörde daha stratejik ve yaratıcı düşünen bireyler ön plana çıkıyor. Bilgi teknolojilerinin bu kadar yaygın kullanımı bireyleri yeni arayışlara itip, yeni yollar aramalarına, mesleğini değil, sevdikleri işi yapmalarına hatta yeni işler yaratmalarına olanak sağlıyor. Kariyer hikayelerine baktığımızda eğitim sistemleri açısından son derece çarpık bir durumla karşı karşıyayız. Endüstri mühendisi yazarlar, hukuk okumuş kişisel gelişim uzmanları ve daha niceleri.

“Kendilerine sunulan bilgiyi ezberleyen, sınavlarda sorulduğunda cevap vermeye çalışan ancak günlük yaşamında ve sorun çözmede kullanamayan, kısacası öğrenmeyi öğrenemeyen bireyler yetiştirdik hep. İşte bu nedenledir ki, günümüzde ülkeler var olan eğitim sistemlerini sorguluyor.”
Bu sorgulamanın temel noktası; kalıplanmış zihinler üreten, aklın önüne set çeken, aklı özgürleştiremeyen eğitim sistemlerinden kurtulma çabası. Artık toplumların düşünen, üreten, yaratan, sorun çözen insanlara daha çok ihtiyaç duyması. Bilgiyi ezberletmek yerine, bilginin birey tarafından yapılandırıldığı eğitim programlarının uygulandığı ülkelerin uluslararası sınavlarda gösterdiği başarı.

Öğretmenin ve ders kitaplarının tek otorite olarak kabul edilemeyeceği, öğrenmenin okulla sınırlı olmadığı, öğrenmenin sınıf duvarları dışında da gerçekleştiği anlayışının giderek hız kazanması. Eski alışkanlıklarımızın yerini “bilgisayar”, cep telefonu gibi çağdaş iletişim araçlarının alması, internetin hızla yayılması ile birlikte, küçük bir köy olan dünyanın geleceği tasarlayabilecek, geleceği yönetebilecek bireylere ihtiyaç duyması. Tüm bu sıralananlar artık bizimde değişmemiz, gelişmemiz gerektiğinin sinyalleridir.

 

Kaynak:blog.classloom.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber