Bu haber kez okundu.

Oecd'nin Raporu Öğretmenleri Üzecek

 

ANKARA (ANKA) – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), öğretmen maaşlarında 2005 yılından sonraki en büyük artışın Türkiye, Belçika’nın Fransız bölgesi, Estonya ve İsrail’de meydana geldiğini bildirdi. OECD, Brezilya, Şili, Polonya, Rusya, Slovak C. ve Türkiye’nin, 2005-12 döneminde öğrenci başına harcamalarda artışın en fazla görüldüğü ülkeler olduğunu belirtirken “Ancak bu ülkeler 2012’de hala kişi başına en düşük harcama yapılan ülkeler arasındaydı” dedi.

OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2015” raporu yayınlandı. 2005-2013 arasında sadece üye ülkelerin yarısından biraz fazlasında öğretmen maaşlarının reel artış gösterdiği belirtilen raporda, “Belçika’nın Fransız bölgesi, Estonya, İsrail ve Türkiye, 2005’ten sonra öğretmen maaşlarının en fazla arttığı ülkeler oldu” denildi.

-TÜRKİYE BOŞ OTURAN GENÇ ORANINI EN FAZLA DÜŞÜREN ÜLKE-

2014’te sadece Yunanistan, İtalya ve Türkiye, 20-24 yaş arası nüfusun yüzde 30’dan fazlasının “çalışmadığı, eğitim ve öğretim görmediği” ülkelerdi. Türkiye en fazla “çalışmayan, eğitim ve öğretim görmeyen” gencin bulunduğu ülke. Ancak Türkiye aynı zamanda bu üç ülke arasında “çalışmayan, eğitim ve öğretim görmeyen” genç yüzdesinde 2005-2014 arası düşüş sağlayan da tek ülke. Türkiye bu süre zarfından boş oturan genç oranını yüzde 49.7’den yüzde 36.3’e düşürdü.

-RAPORDA TÜRKİYE-

Raporda Türkiye hakkında verilen bazı bilgiler şöyle:

“-Üye ülkeler genelinde genç yetişkinlerden beşte biri lise eğitimini bitirmemiş durumda. Çin, Kosta Rika, Endonezya, Meksika ve Türkiye’deki genç yetişkinlerin yüzde 50’sinden fazlası lise eğitimine sahip değil.

-Belçika ve Lüksemburg’ta yetişkinlerin yüzde 35’ten fazlası üniversite derecesine sahip, fakat Avusturya, Şili, Fransa, İtalya, Meksika ve Türkiye’de oran yüzde 20’den az.

-Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Polonya ve Slovak Cumhuriyeti’nde iki yetişkinden en az birinin en yüksek eğitimi lisede mesleki eğitim. Bu oran Şili, Kosta Rika, İsrail, Portekiz, İspanya ve Türkiye’de 10’da birden az.

-Bilim ve mühendislik alanları üniversitede daha popüler: Üniversite mezunlarının üçte biri ekonomi ve hukuk alanında diploma alıyor. Kolombiya, Lüksemburg, Türkiye, Rusya ve Güney Afrika’da üniversite mezunlarının yüzde 45’ten fazlası bu alanda diplomalı. Bilim ve mühendislik alanları geride kalıyor. OECD’de diplomalar mühendislik, imalat ve inşaatta yüzde 14, bilim alanında ise yüzde 9 pay alıyor.

-Üniversite mezun işsizliği bazı ülkelerde hala yüksek. Özellikle Yunanistan (yüzde 32.5), İtalya (yüzde 17.7), Portekiz (yüzde 14), Slovenya (yüzde 11.9), İspanya (yüzde 19.4) ve Türkiye (yüzde 11.4). Master derecesine sahip olanlar arasında işsizlik, lisans mezunlarının yarısı kadar.

-Herhangi bir alanda yeterlilik temel seviyesine ulaşmada başarısız erkek öğrencilerin oranı birçok ülkede endişe verici şekilde yüksek. Şili, Yunanistan, İsrail, Meksika, Slovak Cumhuriyeti ve Türkiye’de beş erkek öğrencinin birinden fazlası üç çekirdek PISA alanının herhangi birinde dereceye erişmede başarısız olunuyor.

-OECD genelinde 35-44 yaşındaki üniversite mezunu kadınlar aynı seviyedeki erkeklerin maaşının yüzde 74’ünü kazanıyor. Sadece Belçika, Lüksemburg, İsveç, İsviçre ve Türkiye’de kadınların kazancı, erkeklerin ücretlerinin yüzde 85’i ya da fazlası.

-Eğitim kurumlarının öğrenci başına harcamaları: Tüm öğretim hayatı için Brezilya, Kolombiya, Endonezya, Letonya, Meksika ve Türkiye’deki 4 bin dolardan; gelişmiş batı ülkelerindeki 10 bin ve 15 bin dolar ve yukarısına bir yelpazede. Üye ülkelerin dörtte birinde harcama 10 bin -13 bin dolar arası.

-2005-2012 arası 30 ülkeden 23’ünde üniversite hariç eğitim kurumlarının öğrenciler için yaptıkları kişi başına harcama en az yüzde 10 arttı. Artış Brezilya, Şili, Polonya, Rusya, Slovak C. ve Türkiye’de yüzde 50’yi aştı. Tersine, Fransa, İspanya ve ABD’de bu harcama sadece yüzde 5 ya da daha az arttı. Brezilya, Şili, Polonya, Rusya, Slovak C. ve Türkiye; 2005-12 boyunca öğrenci başına harcamalarda artışın en fazla görüldüğü ülkeler oldu, ancak bu ülkeler 2012’de hala kişi başına en düşük harcama yapılan ülkeler arasındaydı.

-2008’de ekonomik krizin başlangıcından bu yana üniversite hariç öğrencilere kişi başına yapılan harcama özellikle Estonya, Macaristan, İzlanda, İzalya, Slovenya ve İspanya’da azaldı. Bu, tüm bu ülkelerde eğitime harcamada bir düşüşle neticelendi. Bazı ülkelerde harcamada azalış okula yeni kayıtlarda azalışla birlikteyken Avustralya, İrlanda, İsrail, Meksika, Norveç, Türkiye ve İngiltere’de hem okula kaydolan öğrenci sayısı hem harcama arttı. Bu, birçok ülkede küresel ekonomik krizin eğitime genel yatırımı etkilemediğini sergiledi.

-Türkiye’de üniversite eğitiminden harç alınmaması ve yardım ya da burs imkânları herkes için üniversite eğitimine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.

-2005-2013 arası OECD ülkelerinde 15-19 yaş arası okula kayıt oranı arttı, yüzde 82’den yüzde 84’e çıktı. Türkiye’de bu dönemde oranlar yaklaşık yüzde 30 artarken, Fransa, Macaristan, İsrail ve Slovak Cumhuriyeti’nde değişmedi. 2013’te 15-19 yaşta okula kayıt oranları Brezilya, Kolombiya, İsrail, Meksika ve Türkiye’de hala yüzde 70 ya da daha düşüktü.

-Okul öncesi eğitim Türkiye’de nadir. 15 yaşta okul öncesi eğitime bir süre devam edenlerin oranı yüzde 30’dan az.

-OECD ülkelerinde üniversite eğitimine yüzde 72 fakülteyle, yüzde 10 master ya da eşdeğeriyle başlıyor, üniversiteye yeni girenlerin yaklaşık yüzde 18’i kısa üniversite programlarına dâhil oluyor Türkiye’de ise kısa programlar için oran yüzde 50 ya da yukarısı.

-Kadınlar Meksika, Suudi Arabistan, İsviçre ve Türkiye hariç tüm ülkelerde üniversite eğitimine başlayanların çoğunluğunu oluşturuyor.

-Belçika, Brezilya, Kolombiya, Çek C., Endonezya ve Türkiye’de üniversitede bir öğretim elemanına 20 öğrenci düşüyor. Diğer uçtaki Norveç’te ise 10. Kısa dönem üniversite programlarında öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısının, fakülte, master, doktora ve eşdeğeri düzeylerden daha yüksek olduğu ülkeler arasında Türkiye; en büyük farklılığı sergiliyor: Kısa dönemli üniversite eğitiminde 1 öğretim elemanına 55, fakülte, master vs’de 1 öğretim elemanına 17 öğrenci düşüyor.

-Üye ülkelerde ortaokul öğretmenleri yılda ortalama 694 saat ders veriyor. Yelpaze Finlandiya, Yunanistan, Kore, Polonya, Rusya ve Türkiye’deki 600 saatten Şili, Kamboçya ve Meksika’daki 1000 saate kadar uzuyor.

-Lisede ortalama yılda ders saati 643 saat. Altı ülkede eğitim saatleri 800 saati aşıyor: Avustralya, Şili, Kolombiya, Letonya, Meksika ve İskoçya. Aksine; Danimarka, Yunanistan, Rusya’da öğretmenlerden 500 saatten az ders vermeleri talep ediliyor. Finlandiya, Yunanistan, Japonya, Kore, Norveç, Rusya, Slovenya ve Türkiye’de öğretmenler günde ortalama üç ya da daha az ders veriyorlar. Bu Şili, Kolombiya, Letonya’da günde 5 saatten fazla.

-36 OECD ve G20 ülkesinden 33’ünde ilkokul öncesi öğretmenlerin yüzde 93’ü,  İlkokullarda ise öğretmenlerin yüzde 82’si kadın. Bu yüzdeler Türkiye’deki yüzde 58’lik orandan Rusya Federasyonu’ndaki yüzde 99’luk orana kadar değişiklik gösteriyor.

-Okul ya da tek tek öğretmenlerin değerlendirilmesinde ‘okul liderinin’ etkisi, Kolombiya, Çek C., Meksika, Polonya, Portekiz, Slovak C., ve Türkiye hariç yok ya da çok az. Birçok ülkede okul liderlerinin değerlendirmelerinin okul bütçesi, okulun kapanma kararı ya da öğretmenlerin maaş ya da ikramiyeleri üzerinde etkisi yok. Sadece bir avuç ülkede bu konularda düşük etkiye sahipler.

-OECD’de hemen hemen tüm 15 yaşındaki öğrenciler okulda en az bir bilgisayar bulabiliyor. Ancak bu konuda bilgisayar başına bir öğrencinin düştüğü Avustralya ile 45 öğrencinin düştüğü Türkiye arasında önemli farklılıklar var.

-2012’de üye ülkeler genelinde her okulda bir bilgisayar 5 öğrenci düşüyor. Brezilya, Kosta Rika, Endonezya, Meksika ve Türkiye en az 15 öğrenciden başlayan oranlarla en kalabalık rakamlara sahip.

-Okul müdürlerinin raporlarına göre okullardaki bilgisayar başına düşen 15 yaşındaki öğrenci sayısı ülkeler genelinde değişmedi. 2009’da olduğu gibi 2012’de de bilgisayar başına 4-5 öğrenci düşüyordu. Küresel olarak bilgisayar başına öğrenci sayısı düşse de en önemlisi Türkiye’de olmak üzere (12’den 45 öğrenciye) beş ülkede arttı. Türkiye’deki değişim, bilgisayar sayısında düşüş yerine, bu dönemdeki öğrenci nüfusundaki artıştan kaynaklandı.” (ANKA)

(ORH/ÖZK)

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber