Bu haber kez okundu.

\'Ocak\'ta 15.000 Öğretmen Ataması Kesinlikle Yeterli Değil!\'\'

''Sayın Abbas Güçlü;

Bende ataması yapılmayan 15.000 Fen ve Teknoloji öğretmenlerinden biriyim. Öncelikle Ocak'ta yapılacak olan 15.000 öğretmen atamasının kesinlikle yetersiz olduğunu düşünenlerdenim. Atanmış olsaydım da eminim ki yine aynı cümleleri kuracaktım. Çünkü ülkemizde ücretli öğretmenlik, alan değişikliği gibi kesinlikle biz branş öğretmenlerinin yolunu kapatan kendileri küçük fakat etkileri büyük faktörler vardır. Ki bunlar yetmiyormuş gibi üstüne dersane öğretmenlerinin sınavsız olarak devlet kadrolarına yerleştirilmesi planlanmaktadir. Yeni mezun olan bir öğretmenim fakat atamam yapılmadığı için hayalini kurduğum öğrencilerime kavuşamadım. Üstelik geçen yıl benimle aynı sıralamada olan aynı puanı alan meslektaşım bir yıldır öğretmenken ben diplomami evde saklayan biriyim. Peki ben neden bunca yıl bu mesleğin hayalini kurdum? 1 yıl önce doğmuş olsaydım o zaman mı atanacaktım? Bu mu benim şanssızlığım? Madem sonunda işsiz kalacaktım başka alanlarda meslek secebilecek bir puanım varken istediğim mesleği yapmak istemem mi suç? Işsiz öğretmen sayısı Dünya'da bazı ülkelerin nüfusunu aşmışken bizi görmezlikten gelmek ne kadar mantıklı? Sonunda bana iş verilmeyecekti madem neden o halde beni üniversite de bu bölüme yerleştirdi? Açık yoksa iş bulamayacaksam ben neden okudum babamın emekli maaşıyla 4 yıl? Bunun için mi? Evde diplomama her baktığımda ağlamak için mi? Yazık değil mi bu meslek aşkıyla yanıp tutuşan öğretmenlere? Ayrıca işin bu boyutunu gecsek sorarım size eğitim alınıp satilabilen birşey mi ki ücretli öğretmenlik diye bir kavram atılmış ortaya? Ne demek ücretli öğretmen? Parayla mı satılıyoruz biz? Bu kadar mı değersiziz? Avrupa genç nüfus arayışındayken bizdeki genç nüfusla neler yapabileceğini düşünürken biz gençler en verimli çağımızda KPSS denen sınava çalışıyoruz. Üniversiteye girerken sınava tabiî tutuluyoruz. Öğretmen olabilir deniliyor fakat verilen eğitimden memnun olunmuyor ki bir daha sınava girdiriliyoruz. Yetmiyor. Öğretmen olamadın deniliyor. Ama hani üniversiteye girerken öğretmendim ben? Mezun oluyoruz diplomamiz da öğretmen yazıyor. Oradan çıkıyor sayın bakanımız atanamamis öğretmen, öğretmen değildir diyor. Sanki biz atanmak istemiyormusuz gibi. Bizler atanamayan değil ataması yapılmayan öğretmenleriz. Çünkü gerekli olan barajı geçmişiz üstüne yine üzerine basa basa söylüyorum ki benimle geçen yıl aynı sıralamaya ve puana sahip olan öğretmen arkadaşımin benden üstünlüğü yaştan başka ne olabilir? Şimdi sorarım size o mu başarılı, ben mi başarısızım? Insan artık emeğine mi yansın, ailelerinin ona umutla nasıl baktığına mı yoksa gelecek kaygısına mı yansın bilemiyor. Ne kadar da zormus. Bizler cefa olmadan sefa olmaz diyen insanlarız ama bu kadar cefa da fazla değil mi? 65 yaşına kadar emekli edilmeyen öğretmenler bizden daha mı verimli, istekli, güncel? Bilemiyorum. Madem ki muasır medeniyet seviyesine ulaşmak gibi bir misyonumuz var yenilikleri bir an önce eğitime katmak gerekirken emeklilik yaşı neden bu kadar yüksek? Sınavlara karşı değilim fakat herkesin de öğretmenlik yapabileceğini düşünmediğim gibi bunu belirleyen de kesinlikle KPSS gibi de bir sınav değildir. O kadar sorun o kadar sıkıntı varken yeni nesil öğretmenlerin artık emekliliği gelen öğretmenlerimden eli devralması gerektiği kanaatindeyim. Işte bu yüzden şubatta değil 15.000 en az 40.000 atama gereklidir. Alan değişikliği konusunda zaten diyecek çok şey yok. Mantığı bile anlaşılmış değil bana göre. Bildiğim birşey varsa ücretli öğretmenlik eğitim kurumlarının bir ticarethane gibi çalışmasını gösteriyor. 1 atayacağıma aynı ücretle 3-4 alırım mantığı var. Keşke yine de sadece öğretmenlerimiz girse bu derslere. Üniversitelerin alakasız bölümlerinden ( at bakıcılığından tutun; işletme, iktisat gibi tamamen eğitimden uzak bölümler ki hatta bazı bölgelerimizde özellikle doğuda lise mezunlarının) bile derse girildiği bilinmektedir. O kadar çok yarası var ki bakanlığımizin sanırım bunları ne yazmaya ne konuşmaya ömür yetmez. Yine de derdimizi dinlediğiniz için bize bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz. 2015 Haziran ayına kadar 40.000 öğretmen atamasında bize destek olursanız seviniriz. Okusaniz da okumasaniz da içimizi dökme fırsatı verdiğiniz için tekrar teşekkürler. Eğitimin içinde olmayanlar bizi anlayamazlar. Son olarak anlattığımız şeyleri bildiğinizi elbette ki biliyorum. Bir kez daha canımızın acımasını istemiyoruz. Eylül'de yapılan adaletsiz dagilimla yeteri kadar yıkıldık. Hayattaki en büyük acı da hayal kırıklığıymış bunu öğrendik. Sadece elinizden geldiğince bize destek verirseniz seviniriz.

Saygı ve sevgilerimle...

Hoşça kalın.''

egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber