Bu haber kez okundu.

MEB, ücretli öğretmen ısrarından vazgeçmiyor!

SÖZCÜ EĞİTİM

Eğitimin kalitesini yükseltmek için sistemden sisteme geçiş yapan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen ataması yapmak yerine ücretli öğretmenlerle yola devam ediyor.

Öğretmen atamaları için her fırsatta bütçeyi mazeret gösteren bakanlık, açığını yine ücretli öğretmenlerle kapatmaya devam ediyor..

Atama bekleyen öğretmenleri yüksek puanlarla bekleten MEB, okullardaki öğretmen açığını yine 80 bin ücretli öğretmenle kapatacak.

2015 KPSS sınavına giren öğretmenler, okullarda boş kadro olmasına rağmen, yeterli atamanın yapılmamasından şikayetçi. Özellikle 0,01 puan gibi küçük farklarla atamayı kaçıran öğretmenler, yüksek puanlarla kendileri açıkta beklerken, okullardaki boş kadrolarda 2 yıllık ön lisans mezunlar ve emekli öğretmenlerin ücretli olarak çalıştırıldığının altını çiziyor ve ek atama peşinde koşmak zorunda kaldıklarına dikkat çekiyorlar.

Atama bekleyen öğretmenler konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Ücretli öğretmenlik sisteminden MEB ve Maliye haricinde memnun olan
hiç kimse yok!.. Kadrolu öğretmene net 3500 TL vermektense, 900 TL
ücretli öğretmene vermek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Maliye
Bakanlığı’nın işine geliyor. Taşeron işçi gibi çalıştırılan 80 bin
ücretli öğretmen, birçok bakanlığın ve kurumun personel sayısından
fazla.

Sınavlarda yüksek puan alan ancak ataması yapılmayan bazı öğretmenler ise ücretli öğretmenlik yapmaktansa, tezgahtarlık yapmayı tercih
ediyor. Çünkü ücretli öğretmenliğin çalışma koşulları, ilkokul mezunu
bir işçinin çalışma koşullarından daha kötü. Genelde asgari ücreti
bulmayan maaş, eksik sigorta, güvencesiz çalışma koşulları, izinlerde
para kesilmesi gibi nedenlerden dolayı, bazı öğretmenler ücretli
öğretmenliği tercih etmiyor. Bu ise okullardaki boş kadroların,
öğretmen niteliği taşımayan kişilerle doldurulmasına yol açıyor.

Genelde Şubat ayında KPSS çalışmak için ayrılmak zorunda kalan ücretli
öğretmenler nedeniyle, hem okul yöneticileri hem de öğrenciler mağdur
duruma düşüyor. Görevi bırakmak veya görevden almak kolay olduğu için,
ücretli öğretmen değişimi çok oluyor. Bazı okullarda ise LYS branşı
derslerin boş geçtiği veya alanı ile ilgisi olmayan Beden, Tarih,
Müzik, Matematik öğretmenlerine ek ders parası için bu derslerin
verildiği söyleniyor. Tüm bunlar TEOG ve LYS sınavlarına hazırlanan
öğrencileri olumsuz etkiliyor.”

Dershaneler kapatıldığı için, okullardaki öğretmen açığının
giderilmesi gerektiğini düşünen öğretmenler, daha önce TEOG branşı
öğretmenlerine yapıldığı gibi, bu yıl da LYS branşı öğretmenlerin
atamalarına ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu yıl LYS’de
öğrencilerin 30 soruda Fizik 7.00, Kimya 9.52, Biyoloji 10.53 net
çıkarmasını öğretmen eksikliğine bağlayan öğretmenler, bu alanlarda
açık olan kadroların doldurulması gerektiğini belirtiyorlar.

Fen ve Sosyal Bilimler Liselerine ve Anadolu Liselerine öğretmen
seçimi sınavsız yapıldığı için, bu okullarda da başarının düştüğüne dikkat çeken
ÖABT sınavına giren öğretmenler, ÖABT sınavının doçentlik sınavı gibi olduğuna dikkat çekerek bu okulların da tercihe açılmasınıistiyor.

Siyasi partilerin, ataması yapılmayan öğretmenlerin ahını aldığını
düşünen öğretmenler şöyle diyor:

“Yüksek puan alan öğretmenlerin atamasını yapmayanlar, yüksek oy
almalarına rağmen iktidar olamamıştır!.. Atama bekleyen öğretmenlerin
sorunu çözülmediği takdirde, yeni seçimde de sonuç değişmeyecektir.
Bizlerin içine düştüğü kısırdöngüye onlar da düşecektir. Okullarda boş
kadro olmasına rağmen atama yapmayıp, 80 bin ücretli öğretmenin köle
gibi çalıştırılması, bu ülkenin ve TBMM’nin en büyük ayıbıdır.”

Öğretmenler, siyasi partilerin seçim meydanlarında verdikleri sözü
tutmasını ve 100 bin öğretmen ataması için TBMM’den kanun
çıkarmalarını bekliyor.

‘PARA YOK’ DİYEN MEB’DEN ÜCRETLİ ÖĞRETMEN İSRAFI!

Öğretmenlik idealistlik ister, iş bulamadım öğretmen olayım mantığıyla verilecek eğitimden ne beklenebilinir? Ücretli öğretmenlerle eğitimin kalitesini arttırmaya çalışmak büyük israftır. Her şeyden önce bütçede öncelik öğretmen atamalarına verilmeli, öğretmenlerin koşullarının arttırılması olmalı.

Eğitimin ücretli öğretmenlerle kalitesinin düşeceği apaçık ortada.

ATATÜRK’E GÖRE ÖĞRETMEN GELECEĞİN GÜVENCESİYDİ

Eğitime yaptığı katkılar dolayısıyla Bakanlar kurulu tarafından kendisine Başöğretmenlik ünvanı verillen Atatürk, bir ulusun yaşamında eğitimin önemini belki de en iyi anlamış, anlatmış devlet kurucusu ve Cumhurbaşkanı idi.

Atatürk’e göre, ekonomide, sağlıkta, sanatta, sporda nerede bir problem varsa onun temelinde eğitim yatmaktaydı.

“Eserinin üzerinde imzası olmayan yegane sanatkar öğretmendir”. “Geleceğin güvencesi sağlam temellere dayalı bir eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır. ” diyerek öğretmenlere verdiği değeri her fırsatta dile getirmiş ve göstermiştir.

Milli Eğitim Bakanlığını Cumhurbaşkanlığı’ndan önemli gören Atatürk, eğer Cumhurbaşkanı olmasam Eğitim Bakanı olmak isterim demiştir.

Bugün ise Milli Eğitim Bakanlığı sürekli değişen bakanlarıyla, dikiş tutmayan sistemleriyle, ücretli öğretmenleriyle eğitim kalitesini yükseltmeye çalışıyor.

Bakanlık, atama bekleyen öğretmen sorunuyla eğitim sisteminde oluşturduğu kamburu azaltmalı, kadrolu, koşulları iyileştirilmiş öğretmenleriyle yoluna devam ederek, eğitimi sağlam bir temele oturtmanın yollarını aramalı…

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber