Bu haber kez okundu.

Mahir Akgün yazdı: Öğretmen

Bilindiği gibi Türkiye’de  24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Her ne kadar 80 darbesi sonrasın da kutlanmaya başlanmışsa da, Millet Mekteplerinin kuruluşu ve Mustafa Kemal Atatürk’e baş öğretmenlik  ünvanı’nın verilmesi nedeni ile anlamlıdır. Öğretmenleri onurlandırmak, itibarını yükseltmek adına, anlamlı olan bu günde kutlama programları yapılır. Siyasiler belediye başkanları yurdun dört bir yanında resepsiyonlar verir. Cumhurbaşkanımız dahil öğretmeni sever sayarlar. Milli Eğitim Bakanımız 24 kasım olmasa da 29  Ekimde ÖĞRETMENİN gözünden öper. ”Öğretmenim canım benim canım benim” işin özü  bu değil tabi ki sadece reklam faslı.

Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 24 ilde 833 öğretmenle görüşerek yaptığı “Öğretmenlerin borç durumlarına ilişkin öğretmen görüşleri” adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin ekonomik açıdan yaşadığı sıkıntıları ortaya koydu.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 71’i kredi kartına, yüzde 74’ü bankaya, yüzde 43’ü esnafa, yüzde 36’sı ise şahıslara borcu olduğunu belirtirken, yüzde 46’sı annesinden ve babasından maddi destek alıyor. Borçla geçinmek zorunda kalan öğretmenlerin yüzde 29’u ek iş yapıyor, sinemaya, tiyatroya, tatile gidemiyor, yüzde 7’si maaşına en az bir kez icra geldiğini kaydediyor. Araştırma sonuçları öğretmenlerin yüzde 73’ünün gelecekten ümitli olmadığını ortaya koyarken, yüzde 80’i özgürce fikirlerini açıklayamadığını, yüzde 70’i de siyasi baskı hissettiğini söylüyor. 

En acı verici  durum ise öğretmen ruhsal sorun yasıyor olması. Öğretmenlerin % 65’ i ruhsal sorun yaşıyor. Mutlu olmayan öğretmenden sağlıklı nesil yetiştirmesini bekliyoruz.

Araştırmaya göre öğretmenlerin %70 i siyası baskı hissediyor. Birkaç örnekle siyasetin öğretmen üzerindeki etkisini ortaya koyalım. İzmir de  bir ilçe belediyesi öğretmenler günü nedeni ile bir program düzenliyor. Başkan konuşma yaparken ortamda uğultu var gerekçesi ile ”öğretmenler önce dinlemesini bilecek” şeklinde talihsiz sözler kullanıyor. Öğretmenlerde bu talihsiz açıklama nedeni ile salonu terk etmek isterken bir öğretmen arkadaşımıza kafa atılıyor. Öğretmen kan revan içinde.

24 kasım sabahı Şahsıma özel  bir zarf aldım. Zarf Milli Eğitim Müdürlüğünden geliyor. Facebook sayfamdan durumu şu şekilde paylaştım. “ Milli Eğitim Müdürüm beni çok sever! 24 kasımda beni hediyesiz bırakmaz. Sağ elin verdiğini sol el görmesin diye kapalı sarı zarf içinde gönderir hediyesini. 2 gün gecikmelide olsa kendilerine teşekkür ediyorum.”  Niyet okuyuculuğu yapmak istemem ama özellikle 24  kasımda gönderilmesi pek manidar geldi bana.

Not: Konunun soruşturma ile ilgisi yoktur.

Peki amaç ne okul  kurum müdürlerinin, siyasilerin  sopasını   öğretmenin tepesinden eksik etmemek mi? Bu örnekler öğretmenleri haklı çıkartıyor. İstatistik yine yanılmıyor öğretmenler siyasi baskı altında hissediyor kendilerini.

Umutsuz musun diye soranlara, hayır diyorum ve Fakir BAYKURT’un  şu sözleriyle cevap veriyorum.

“Öğretmen yalvarmaz, Öğretmen boyun eğmez, Öğretmen el açmaz. Öğretmen Almanya’ya, Hollanda’ ya işçi, çöpçü gibi gitmez, öğretmen dövülmez, Öğretmen yakılmaz, Öğretmen kıyılmaz, Öğretmen sürülmez, Öğretmen ders verir. Öğretmen eline teslim edilen çocukları ve milletin kendisini, eğitir. Öğretmen horlanmaz, öğretmene saygı duyulur…” 

Kaynak: kamugundemi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber