Bu haber kez okundu.

Kurumlararasından Atanan Öğretmenlerin Zorunlu Hizmet Mağduriyetine 4 Önemli Çözüm Önerisi
 Devlet memurluğu sistemimiz, devlet memurlarının gerekli şartları sağlamak kaydı ile ve yasayla geçiş yolu belirlenmiş esaslara uymak koşulu ile kurumlarası atama yolu ile bir kurumdan başka bir kuruma geçmelerine olanak sağlamıştır.Buraya kadar her şey normal çünkü kişinin sahip olduğu diplomasına göre yeterliğini yasal olarak elde ettiği meslekte görev yapması insan haklarınca da bir gerekliliktir.Öğretmenlik yeterliliğine sahip ve öğretmenlik diplomasına sahip, fakat Milli Eğitim Bakanlığı yerine başka bakanlık veya kurumda ilk olarak göreve başlayan daha sonra kurumlararası atama yolu ile asıl meslekleri olan MEB’de öğretmenliğe geçenler, başka kurumdan geçtikleri için bir kez daha zorunlu hizmete tabi tutulmaktadırlar.Önceki kurumlarında yaptıkları hizmetler bir anda hiçe sayılıp sıfırlanmakta ve MEB’de tekrar zorunlu hizmete zorlanmaktadırlar.Öğretmen arkadaşların  içinde senelerce diğer bakanlıkta görevini yapıp Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak geçenlerin sayısı bir hayli fazla ve çoğu zorunlu hizmet görevine ikinci defa tabi oldukları gibi belirli yaşın üstüne çıkmış durumda.Kısacası hem önceki kurumlarında hemde  MEB’de  tekrar zorunlu hizmet yapmaları  büyük bir haksızlık.Belkide önceki kurumlarındaki zorunlu hizmetlerinin MEB’deki öğretmen olarak zorunlu hizmet yükümlülüğü eş değer değil denebilir fakat esas olan kişinin devlet memuru olduğu için zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmesidir.

Ayrıca il dışı ile il içi yer değiştirme atamaları başlamak üzere o yüzden yaşanılan mağduriyetin daha fazla yaşanmaması için yayınlanacak yer değiştirme duyuru/klavuzda kurumlararası atanan öğretmenlerin zorunlu hizmet yükümlülükleri istenmeden atama işlemlerine tabi tutulması en yerinde adım olacaktır ve bu öğretmen arkadaşların yıllardır yaşadığı mağduriyetini ilk olarak rahatlatacaktır.Daha sonraki süreçte ise Bakanlığımızda çalışmaların bitirilerek kalıcı olarak çözülecek yasal düzenlemelerin yapılması ile öğretmenlerin yaşadığı sorun da sona erecektir.

Kurumlararası Atanan Öğretmenlerinin Zorunlu Hizmet Mağduriyetlerinin Çözümü İçin İse 4 Önerim Var :

 

1) Kurumlararası atanan öğretmenlerin  zorunlu hizmet mağduriyetlerinin giderilememesinin nedeni olarak ilçelerde her zorunlu hizmet sayılan okulun farklı zorunlu hizmet süresi olduğunu bu yüzden önceki kurumlarındaki zorunlu hizmet süreleri ile ilişkilendirelemeyeceği ve Milli Eğitim Bakanlığına geçtikten sonra , 2010’dan önce farklı bir kurumda çalıştıkları için onları  ilişkilendirecek okul bulamadıklarından teknik olarak bu sürelerin sayılamadığı gösteriliyor. Ancak bu öğretmenler  2010’dan önce devlet memuruydular o yüzden hukuki karinelere uygun bir şekilde  böyle bir düzenlemenin de 2010’dan önceki yönetmelik göz önüne alınması gerekir.Bunun için de 2006 yılında yayınlanan yönetmelikte öngörülen zorunlu hizmet alanı ve sürelerine uygun bir ilişkilendirilmenin yapılması yerinde bir adım olacaktır. 2006’daki yönetmelikte zorunlu hizmet süreleri okul bazlı değil, ilçe bazlıydı. Hatta A, B, C, D, E şeklinde 5 bölgeye ayrılmıştı. Yani örneğin Afyonkarahisar’ın Başmakçı İlçesinin tüm okulları 7 yıllık zorunlu hizmet alanı idi.Dolayısıyla bu öğretmen arkadaşların  farklı kurumlarda yaptıkları  hizmetleri  2006’daki yönetmelik dikkate alınarak bağlı bulunduğu ilçeye göre  zorunlu hizmet süresi olarak değerlendirilebilir.

Kurumlararası atanan öğretmenlerin 2010’dan sonra MEB’e geçmesinin gerekçe gösterilerek  “Daha önceki kurumunuzda yaptığınız zorunlu hizmeti sayarken sizi hangi okulla ilişkilendirelim?” sorusuyla oluşabilecek  itiraz noktasına da açıklık getirmek gerekirse; bu öğretmen arkadaşlar atanırken daha önceki kurumlarında  yaptıkları görevleri  zorunlu hizmet puanı verilerek Milli Eğitim Bakanlığına atamaları yapıldı. Yani önceki kurumlarında öğretmenlik yapmış gibi düşünülerek hizmet puanları  verildi. O yüzden nasıl ki atamaya esas bile olan hizmet puanları verilirken kurumlararası atanan öğretmenleri  hangi okulla ilişkilendirildi ise  veya puanları verilirken hangi kriterler göz önüne alındıysa, aynı kriterler göz önüne alınarak, memurken o bölgelerde çalıştıkları süreler de  Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki ilçe bazlı zorunlu hizmetten sayılıp bu problem çözülebilir.

2) Bilindiği üzere zorunlu hizmet alanları ve bölgeleri zaman ilerledikçe değişebilmektedir. Kurumlar arası geçen öğretmenlerin, eski kurumlarında çalışırken, Milli Eğitim Bakanlığı’nca Zorunlu Hizmet bölgesi sayılan bazı yerler daha sonradan zorunlu hizmet olmaktan çıktı. Bunun ayırımını yapmak ise bir hayli  zor olabilir. Bu durumda olan öğretmenler, öğretmenliğe geçmeden önce zorunlu hizmet bölgesi sayılan bir yerde çalışmışlar ise, çalıştıkları yerin muadili olan en yakın yerleşim birimi ile değerlendirilebilirler.

3) 2010 öncesi Devlet Memuru olma şartı ile  ve bu tarihten sonra Öğretmenliğe geçenlerin zorunlu hizmet muafiyeti konusunda ; çıkarılacak olan Ek maddeye, “06.05.2010’dan önce Devlet Memuru olanlar” düzenlemesiyle rahat bir şekilde aşılabilir. Ayrıca her sene ilk atamalarda en az 40.000 öğretmen atanmakta, Bu atanan öğretmenlerin çok büyük bir kısmı da doğuya atanmaktadır. Dolayısıyla Doğu’da öğretmen açığı öncelikle ilk atamalarla giderilmeye çalışılmaktadır. 40-45 yaşındaki bir öğretmenle yeni atanmış bir öğretmenin performansı aynı olamaz. Ayrıca kurumları farklı da olsa, bir devlet memuruna “iki kere” zorunlu hizmet yaptırılmamış olunacaktır.

Lafı açılmışken Milli Eğitim Bakanlığı, 2011’den beri hizmet süresine dayalı Kurumlar Arası İlk Atama yapmıyor. Yani bir devlet memurunun Öğretmen olabilmesi için önce KPSS’ ye girip sonra Kurumlar Arası Atama istemesi gerekir. Yani Kurumlar arası geçiş, 2011 ve öncesi gibi kolay değil. Dolayısıyla böyle bir düzenleme yapılmış olsa bile hizmet süresi esasına dayalı Kurumlar Arası İlk Atama yapılmadığı için herhangi bir sıkıntısı da olmayacaktır.

4) 17/04/2015 tarihli son yayınlanan MEB Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Zorunlu çalışma süresinden sayılmayacak süreler” başlıklı Madde 47’nin (ç) bendinde de aynen eski yönetmelikte olduğu gibi “Bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Kanun ile diğer personel kanunları kapsamında geçen süreler zorunlu çalışma süresinden sayılmaz.” Denilerek yine kurumlar arası atanan öğretmenler yukarıda bahsettiğim durumlardan ötürü  ikinci kez mağdur edilmiştir.

O yüzden bu hüküm bu başlık altından kaldırılarak -"Zorunlu Çalışma Süresinden sayılacak süreler" başlıklı Madde 46'ya "06/05/2010 tarihinden önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Bağlı bir devlet memuru iken, bu tarihten sonra Kurumlar Arası İlk Atama ile Milli Eğitim Bakanlığı´na geçenlerden, daha önceki kurumunda Milli Eğitim Bakanlığı´nca Zorunlu Hizmet Bölgesi sayılan yerlerde çalışanların çalıştıkları yıl kadar zorunlu hizmetleri düşülür." hükmünün eklenmesi birçok öğretmenin, memurluk süresince ikinci defa zorunlu hizmet bölgesinde çalışmasının önüne geçecek, böylece bir haksızlık da ortadan kalkacaktır.

Saygılar

 

Sedat DEGER

Eğitimci Yazar

 

https://www.facebook.com/sedat.deger.526

https://twitter.com/sedatdeger09

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber