Bu haber kez okundu.

İlk öğretmenim; ‘Annem’

Bu gün 24 Kasım 2014 Pazartesi.

 

Öğretmenler Günü.

 

Bu vesile ile en baştan tüm öğretmenlerimin, bütün öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.

 

İlk öğretmeninizi hatırlıyor musunuz? Bu sorunun cevabını sona bırakmanızı öneririm. Ben son öğretmenimizden başlamak istiyorum. Öğretim basmaklarının en üstünde üniversite eğitimi yer almaktadır. Benim gibi iş hayatınızda 20 küsurlu yılları devirdiyseniz üniversite hocalarınız bile artık size çok ötelerdedir; şimdi hatırlamaya kalktığınızda hayal meyal anılar canlanmaya başlar. İşte ilk aklınıza gelen hocanız. Ya çok seviyorsunuzdur ya da size o dersten çok çektiren bir hocadır. Hey gidi günler hey! Ne de çabucak gelip geçiverdiniz. Belki de sizler de benim gibi hocalardan çok, sizin öğretmeniniz olan arkadaşları hatırlamayı isteyenlerdensinizdir. Yine de üniversite hocalarımız bizlere çok farklı ufuklar açtılar. Hepsini minnetle anıyor, teşekkürler ediyorum.

 

Eğitim basamaklarının bir altında unutulmaz lise yılları vardır. Belki farkında değilsiniz fakat lise yılları her şeyi kavramaya başladığımız, kişiliğimize şekil verilen yılların tam ortasında yer alır. Lise yıllarımdaki hocalarımı hatırlıyor muyum? Bu soruya vereceğim cevap ‘Nasıl unutabilirim ki?’ kelimeleri ile cümleye dönüşüveriyor. Hiç bitmeyecek gibi uzun gelen lise yıllarım meğer ne de güzelmiş. Maalesef ne de kısa bir süre imiş. Gözlerimi kapayıp açıverinceye kadar gelip geçmiş. Lise öğretmenlerimden rahmet-i rahmana kavuşanlara dualar ediyor, hayatta olanlara sağlıklı uzun ömürler diliyorum. İsimlerini buraya yazamadığım fakat kalbimden hiç silinmeyen lise öğretmenlerime buradan sonsuz şükranlarımı iletiyorum.

 

Ortaokul yıllarım; sizi unutmam ne mümkün. İlkokuldan yeni çıkmış, siyah önlük yerine takım elbise kravatla ilk sizin döneminizde tanışmıştım. Farkında olmadan yeni bir döneme ayak basmıştım. İlkokul öğretmenimiz bir anne, bir baba gibiydi. Fakat ortaokulda bir öğretmen yerine her derse farklı bir öğretmenimiz geliyordu. Her bir öğretmenimiz de farklı bir dünya idi. Ve bizlere her biri farklı dünyaların kaplarını açıyordu. Türkçe öğretmenimizle kitapların okyanusuna açılıyor; dergilerle edebiyat dünyamızda sörf yapıyorduk. Resim öğretmenimiz farkında olmadan bizleri sanat işlerinin tam orta göbeğine çekiyordu. Matematik öğretmenimizden çekinsek de matematiğin temellerini sağlam atmaya çalışıyorduk. Sosyal bilgiler  öğretmenimizin yeri ise bir bambaşkaydı. Bizleri coğrafyamızda gezdiriyor, tarihimizin altın sayfalarını birer birer ruhumuza üflüyordu. Fen bilgisi öğretmenimizi daha çok beden eğitimi dersinde bizlerle futbol maçı yaparken hatırlıyorum. Bizlerle maçta bir arkadaş gibiydi, topu ayağından almak için canla başla mücadele ederdik. Hey gidi günler hey. Şimdi tatlı birer anı olarak sizleri anabiliyorum sadece.

 

İlkokul o yıllarda eğitim hayatımızın ilk kademesiydi. Sınıfımızda, bırakın ilçemizde anasınıfına devam eden öğrenci yoktu. Çünkü o yıllarda ilçemizde anasınıfı diye bir olay hiç olmamıştı. Doğrusu ilçemizde ana sınıfı eğitimi ne zaman başladı hiç hatırlamıyorum. Fakat ilkokul öğretmenimi ben de hiç unutmadım, unutmayacağım da. Harfleri nasıl öğrendim, panodaki elmam nasıl kızardı, göğsümdeki kırmızı kurdela ne zaman takıldı… bilmesem de iyi ki de takıldı diyorum. Çünkü bu evrelerden sonra “Cin Ali” kitaplarını hecelerine ayırsam da su gibi okuduğumu hatırlıyorum. Devamında Kurtuluş İlkokul Ansiklopedileri’ni bir önceki kuşaktan alarak defalarca okuduğumu yine dün gibi hatırlıyorum. Şimdilerde bunların eğitim açısından doğru olup olmadığı tartışıla dursun, biz o yıllarda hayatımızdan gayet çok memnunduk. İyi ki varsın ilkokul öğretmenim; ellerinden hürmetle öpüyorum.

 

Şimdilerde eğitim basamağı nerede ise her çocukta okul öncesi anasınıfı ile başlıyor. Fakat bizim ilk öğretmenimiz şimdilerde olduğu gibi eli öpülesi annelerimizden başkası değildi. İnsanoğlunun ilk öğretmeni kimdir? Evet sevgili okur hepimizin ilk öğretmeni annelerimizdir. İlk öğretmenimiz olan tüm annelerin öğretmenler gününü yürekten kutluyorum. Bizleri dünyaya getirip ayaklarımız üzerinde durmayı öğreten; ilk nefesten itibaren baş ucumuzdan ayrılmayan fedakar annelerimiz her daim öğretmenlerimiz olmuştur, olmaya devam edecektir.

 

Son söz olarak baştaki duygularımı tekrar ediyorum; ilk öğretmenim anneciğimden başlayarak hayatımdan gelip geçen ve bende birer iz bırakan tüm öğretmenlerimin öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutluyorum. (24.11.2014)  

 

www.facebook.com/ekrem.aytar.9                                                    

www.twitter.com/ekremaytar

memurhaber.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber