Bu haber kez okundu.

Her Öğretmen Kendi Eğitim Felsefesine Sahip Olmalıdır

Geçtiğimiz günlerde öğretmen bir arkadaşımın “Kendime özgü bir felsefe geliştirebilir miyim?” sorusuna yönelik araştırmalarımız ve derlemelerimiz sonucunda bir kaynak oluşturduk. Aslında her öğretmenin özgün bir eğitim felsefesine sahip olması gerekmektedir. Küçük bir soru bulutu ile özgün bir eğitim felsefesi oluşturabiliriz. İşte kaynağımız.

Bir eğitimci/öğretmen kendi eğitim felsefesini geliştirmeye başlamadan önce yaygın olarak uygulandığı görülen eğitim felsefelerini karşılaştırmalı olarak incelemeli, eleştirel bir bakış açısıyla analiz etmelidir: Daimici eğitim felsefesi evrensel gerçeklere göre bireyi yetiştirmeyi amaç edinirken, esasici eğitim felsefesi genel refahı ve sosyal birliği güvence altına almak için kültürel aktarımı amaç edinir. Bu durumda daimicilik evrensel temalar oluştururken, esasicilik milli kültüre ait temalar oluşturur.

Her iki eğitim felsefesi de öğretmeni merkeze alır ve önceden belirlenmiş konuların öğrenciye aktarılması gerektiğini ileri sürer, Her ikisinde de öğretmen otoritesi hakimdir ve ceza/ödül yoluyla dış disiplin sağlanır. İlerlemeci eğitim felsefesi ise hem daimiciliğe hem esasiciliğe tezat teşkil eder. Çünkü daimicilikte ve esasicilikte mutlak doğrular varken, ilerlemeci eğitim felsefesinin ana teması “değişim” kavramı etrafında şekillenir.

İlerlemeci eğitim değişen dünyanın koşullarına göre öğrenciyi yetiştirmeyi hedefler. Bu da demektir ki, öğrenciye verilecek mutlak bir bilgi yoktur, bilgi değişebilen bir niteliğe sahiptir. O halde yapılacak iş, öğrenciye bilgiyi yüklemek değil bilgiye ulaşmasını öğretmektir. Bu noktada eğitimin yöntemi de değişmekte, özellikle problem çözme üzerine odaklanmaktadır. Öğrenciyi aktif kılan bu sistem, disiplini de öğrencinin oto kontrolünü geliştirerek sağlar ve ceza/ödül gibi dış disiplin kavramlarını ortadan kaldırır.

Yeniden kurmacı eğitim felsefesine bakıldığında ise bu üç eğitim felsefesinden farklı bir misyon yüklendiği görülür. Onun misyonu, sosyal yeniden yapılanmayı organize etmektir. Ayrıca ideal bir sosyal düzen yaratma sorumluluğunu da eğitime yükler. Yöntem ve eğitim ortamı açısından ilerlemecilikle aynı içeriği paylaşırken, programda farklı kültürel öğelere yer verdiği görülür.

Yukarıda gözden geçirilen dört eğitim felsefesi ve onların eğitim için yansımaları bazı eğitimciler/öğretmenler tarafından uygulanmış, bazı eğitimciler/öğretmenler tarafından da uygulanacak olması düşünülebilir. Bu felsefelerin biri veya bir kaçı onlar tarafından cazip bulunabilir ve fikir edinmek için bunların kaynaklarına başvurabilirler. Fakat, tüm bu arayışlara rağmen, eğitime dair bir felsefi tutuma sahip olabilirler.

Bir eğitim felsefesi geliştirmeye nasıl başlanılacağı merak edildiğinde, belirli temel sorulara bazı felsefi cevaplar bulmak gerektiği fark edilir. Atılacak ilk adım, onların eğitimle ilgili olarak var olan inanç ve düşüncelerini gözden geçirmeleridir. Bununla ilgili temel sorular listelenir ve her soruya inanılan cevaplar yazılır. Bu sadece bir başlangıç noktasıdır. Birey temel sorular hakkındaki inançlarını ifade etmede etkili bir biçimde dile getirme ve tam anlamıyla bilinçli olma ihtiyacındadır. Böylece gelecek adım bu inançları destekleyecek sağlam nedenlerin/kanıtların örtüsünü
kaldırmak ve her birinin mantıklı bir dayanakla ilişkili olduğundan emin olmaktır.

Burada inançlarına destek bulmak kolay olmayabilir. Bu noktadan öteye hareket etmek düşünce tarihi boyunca eğitim filozoflarına liderlik eden fikirlere başvurarak başlar. Eğer mevcut inanç ve düşüncelerini destekleyecek sağlam dayanaklar bulamazlarsa, düşünce tarihi, onların inanç sistemini ve zihnini değiştirmek, geliştirmek ve yeniden yapılandırmakta imkanlar sağlar. Bu imkanları değerlendiren birey, bundan sonra, mantıksal olarak tutarlı ve birbirine bağlı bir sistem içinde onları organize etmeye çalışır. Bu eklektik bir yoldur ve sistematik bir felsefe inşa etmeye doğru atılan ilk düşünsel adımdır.

Tüm felsefeleri eklektik bir şekilde ele almaya başlayan birey kendi duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde temsil eden, bir bütün içersinde genelleştiren, bu idealleri hayat deneyimlerinden ve okudukları felsefelerden seçerek işe başlar. Örneğin, Hutchins’in programa dair tutumuna Deweyci epistemolojinin bir prensibini eklemek uyuşmazlıkları kombine etmektir, çünkü Dewey ve Hutchins eğitime çok farklı bir şekilde bakarlar. Burada kişinin yapması gereken eğitim felsefelerinin genel olan bölgelerini saptamak ve onlar arasında bir köprü oluşturmaktır.

Broudy tarafından bir eğitim felsefesi yapılandırmada izlenecek yol bireyin cevaplaması gereken sorular halinde aşağıda özetlenmiştir.

Bir eğitim felsefesindeki başlıca problemleri listeleyebilir miyim?

Birey herhangi bir eğitim felsefesini incelerken, onun içindeki aksaklıkları, hataları, eksiklikleri ve çelişkileri ortaya
koyabilmelidir. Eğer bunların farkına varamazsa her eğitim felsefesini olduğu gibi benimsemek zorunda kalır ki, bu da olumlu ile olumsuzun ayrımına varamamak ve eleştirel bir bakış açısıyla bakamamak demektir.

Bu problemlerin bir takım zorluklarını ortaya koymak için bazı savlar geliştirebilir miyim?

Kişi, bir eğitim felsefesi içindeki problemleri tespit ettikten sonra, bunları problem haline getiren zorlukların neler olduğunun bilincine varmalıdır. Bu zorlukları ortadan kaldırmak için bazı savlar geliştirmeli ve nasıl uygulamaya
konulabileceğini tartışmalıdır. Zira felsefe, hayatın çözülmez ve güç problemleri karşısında asla geri çekilmeyen düşünceye dayalı bir tavırdır.

Bu problemlerin her birinin mantıksal olarak diğerleri ile nasıl ilişkileri olduğunu bazı ayrıntılarda gösterebilir miyim?


 
Birey bir eğitim felsefesindeki başlıca problemleri fark ettikten sonra, bu problemlerin her birinin diğeriyle olan mantıksal ilişkilerini göz önüne sermelidir. Problemlerin karşılıklı etkileşimleri bilinirse çözüm yollarına ulaşmadaki ilk mesafe kat edilmiş olur.

Her problem alanı ile ilgili olarak tartışmanın her iki yanında yer alan başlıca savların taslağını çizebilir miyim?

Her problem alanı ile ilgili görüşlerin hem destekleyici hem reddedici olan savlarının genel bir taslağını oluşturmalıdır. Böylece bir düşüncenin yanında yer alan ve yanında yer almayan argümanlar dikkate alınmış
olur.

Eğitim felsefesi veya felsefede bazı düşünürlerle bu savları teşhis edebilir miyim?

Her problem alanının her iki yanında yer alan savlan destekleyen fikirler düşünce tarihi boyunca aranmalıdır. Eğitim filozofları/filozoflar tarafından ileri sürülen görüşlerde bu savların kökleri teşhis edilmelidir. Böylece problem alanının kaynağına inilerek, sorgulanması sağlanır.

Programda, yöntemde veya organizasyonda verilmiş somut bir problemi, eğitim felsefesinde de bir problem olur diye
yeniden şekillendirebilir miyim?

Eğitimin belirli bir alanında çıkan bir problem mutlaka eğitim felsefesini de etkileyecektir. Çünkü eğitim felsefesini oluşturan aynı zamanda program, yöntem ve organizasyon gibi öğelerdir. Eğer bu öğelerden birinde somut bir problem belirlenirse, onu yeniden şekillendirmek için girişimlerde bulunulmalıdır.

Onları okuduğumda ve onların arasından seçmek zor olduğunda bütün savlar bir değere sahipmiş gibi görünen bir
duyguya sahip miyim?

Eğitim düşüncesi tarihi boyunca ileri sürülen bütün savlar birey için bir değere sahiptir. Bu yüzden başlangıçta onlar arasından seçim yapmak kişiye zor gelebilir. Ancak onları eleştirel bir gözle incelemeye aldığında kendisi için seçim yapma imkanı sağlayacaktır.
Eğitim, felsefe ve eğitim felsefesi sahalarında daha fazla okumak için herhangi bir dürtüye sahip miyim?

Kişi eğitim, felsefe ve eğitim felsefesi sahalarında daha fazla kaynak araştırıp, okuduğunda bu alanlardaki yetkinlik düzeyinin artacağını bilir. Bu yüzden kendine özgü bir eğitim felsefesi oluşturmak isteyenler daha fazla okuma, araştırma ihtiyacını hisseder.

Şimdiye kadar bu sahada yeteri kadar ele alınmayan ya da meşgul olunmayan soruların varlığını bulabilir miyim?

Eğitim, felsefe ve eğitim felsefesi alanlarında sürekli okuyanlar bu sahada yeteri kadar ele alınmayan ya da kafi derecede meşgul olunmayan soruların olduğunun farkına varabilirler. Bu tamamen bu alandaki araştırma ve keşfetme duygusunun sürekliliğine bağlıdır.

Bu alanda eğitim adına rahatsız edici ve can sıkıcı bazı görüşler saptayabilir miyim?

Eğitim, felsefe ve eğitim felsefesi alanlarında çalışan birey birtakım eğitim problemlerini gün ışığına çıkartabilir. Bu eğitim problemlerini felsefi bir maharetle ele alıp tenkit ve tahlil ettiğinde bazı çözümler üretebilir. Çünkü felsefi tavır, olayları kritik etmeyi, araştırmayı, meseleleri bütün yönleriyle ele almayı, açık fikirliliği ve toleransı ifade eder. Ayrıca görünenin ötesine geçmeyi ve orayı kurcalamayı gerektiren bir istekliliği ortaya koyar.

Eğer birey bu soruların çoğuna olumlu bir cevap verebiliyorsa, kendi eğitim felsefesini inşa etmeye hazır demektir. Onu tamamlamak için hayatının çoğunu harcayabilir ama binayı yapmak için şimdi gerekli kavramsal materyallerin ve aletlerin bir çoğuna sahiptir. Kendi eğitim felsefesinin bir diğerine benzeyip benzemediği önemli değildir. Önemli olan kişinin kendi deneyimleri ve tepkileri ışığında kendi eğitim felsefesini inşa etmesidir.

Gül TUNCEL

Kaynak: Ogrenmen.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber