Bu haber kez okundu.

Hata Öğrenmenin Özünde Var

Öğretmenlerle birlikte stratejik planlamalar yaparken söylemeyi en çok sevdiğim şeylerden biri şu: Bu planın başarı şansı yüzde 50, ama bize misyonumuzu nasıl daha “zekice” yerine getirebileceğimiz konusunda bir şeyler öğretme şansı yüzde 100.
Bunu söylemeyi seviyorum çünkü çok temel bir gerçeği dile getiriyor: Hata kötü bir şey değildir. Öğrenmenin garanti ve kaçınılmaz bir parçasıdır. Tüm girişimlerde, özellikle de öğrenme ile ilgili olanlarda, hatayı deneyimleriz mutlaka. Tıpkı yürümeyi öğrenen küçük bir çocuğun mutlaka düşecek olması gibi.
Ne yazık ki eğitimde, özellikle de tüm “mesuliyetin” test sonuçlarına yüklendiği bir çağda, hata, kalıcı sorunlarımızın bir parçası olarak görülen bir kavrama dönüştü. Başarı oranları arasındaki uçurumlar ya da lise terk oranları gibi sorunlar, “eğitim hataları ve başarısızlıkları” olarak etiketleniyor. Daha fazla hataya “engel olmak” için neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Hata, kaçınılması gereken, korkunç bir şey anlamına gelmeye başladı artık.
Hata Neden Önemli?
En iyi cevabı erken dönem eğitim reformcularından John Dewey veriyor: “Hata öğreticidir. Gerçekten düşünen bir insan başarılarından olduğu kadar hatalarından da çok şey öğrenir.” Ben de Dewey’in hataya bakış açısını çok doğru buluyorum. Hata gerçekten öğrenmenin temelinde var. Bir fırsatı kaybetme, gerileme ya da durgunluk gibi insanı çıkmaza sürükleyen hatalardan bahsetmiyorum.
Hatayı, öğrencilerin kendi güçlü yönleriyle ve aynı zamanda kendilerini geliştirmeleri gereken alanlarla ilgili geribildirim alabilecekleri bir fırsat olarak görüyorum. Bunun amacı da onları daha iyi bir noktaya götürmek. Hata, öğrenmenin iyi, yapıcı ve temel bir parçası olarak görüldüğünde usta bir öğretmendir.
Hata, okul sisteminin ve bunun sonucu olarak da okul kültürünün bilinçli bir şekilde temel bir parçası haline getirilmelidir. Öğrencilerin çoğu lise çağına geldiklerinde artık hata ile ilgili güçlü – ve negatif – bir anlayış geliştirmiş olurlar. Bu anlayış, kronik bir okul başarısı eksikliğine dayanır.
Bu öğrencilere, geribildirim almayı öğrenmeleri ve bunu kendilerini geliştirmek için nasıl kullanabileceklerini anlamaları konusunda yardım etmeliyiz. Ancak bu şekilde “hata” – ya da yapabileceklerinin en iyisini yapmayı başaramamak – her öğrencinin üniversiteye kadar uzanan okul yolculuğunda yakın bir dostu haline gelir.
Peki, hatayı nasıl öğrencilerin dostu haline getirebilirsiniz? Yüksek bir standart belirleyin ve öğrencilerinizin buna ulaşamadığını söylemekten korkmayın. Ancak ağzınızdan çıkan bir sonraki söz, kendilerini nasıl geliştirebileceklerine dair detaylı önerilerinizi içersin. Ve en önemlisi, öğrencilere gerekli düzeltmeleri yapmaları için zaman, alan ve destek verin. Böylesi bir okul kültüründe hata, “Yapamadın ve kaybettin” anlamına değil, “Daha iyisini yapabilirsin. Sana inanıyoruz. İşte sana gerekli geribildirim. Düzeltmeleri yap ve tekrar dene” anlamına gelir.
Bir Öğrencinin Hikayesi
Hikayesi, hatayı bir dost olarak görmenin gücünü gösteren bir öğrenciyle tanışın. Tiana sadece ailesindeki üniversiteye giden ilk kişi değil, aynı zamanda liseden de mezun olmayı başaran ilk kişi. Hatanın okul kültürünün bir parçası olduğu okulumuza ilk geldiğinde 11. sınıftaydı. Notları o kadar düşüktü ki 10. sınıfı tekrar etmesi gerekiyordu.
Okulumuzdaki ilk senesinin başında annesini kaybetmek gibi büyük bir üzüntü yaşadı. Öğretmenleri nasıl olduğunu görmek, ona ve ailesine destek sunmak için Tiana’yı evinde ziyaret ettiler. Başarmak için çok çalışmaya kararlı bir şekilde okula geri döndü. Büyük bir sebat ve özveriyle çalıştı ve sonunda Kaliforniya Devlet Üniversitesi’ne yetecek derecede kredi notu almayı başardı.
Ancak okulumuzdan mezun olması için üniversite için gerekli portfolyosunu savunma sınavından da geçmeliydi. Ama bunu ilke seferde başaramadı. Öğretmenlerinin kendisinden beklediği yüksek standartlara ulaşamayan bir sunum yapmıştı. Ancak onu evinde ziyaret eden öğretmenlerinin hedefe yönelik geribildirimi, desteği ve danışmanlığı sayesinde daha iyisini yapmak için çok daha donanımlı bir hale gelmişti.
Gerekli düzeltmeleri yaptı, tekrar hazırlandı ve bunların sonunda üniversiteye hazır olduğunu gösteren yüksek kalitede bir portfolyo sunmayı başardı. Tiana bugün, gelecekte iyi bir öğretmen olmak Sonoma Devlet Üniversitesi’nde eğitim bilimleri okuyor.
Zaman içinde, Tiana gibi ilk girişimlerinde başarılı olamayan öğrencilerin aslında şanslı insanlar olduğunu gördüm. Sebat ederek ve hatalar yoluyla olgunlaşarak öğrendikleri şeyler, ileri vadede çok daha büyük bir kazanımdı. Ve bunu hatayı doğru tanımlayan, onu sınıf ve okul kültürünün bir parçası haline getiren öğretmenlerine borçluydu.
Bu yazı İZ KOÇLUK tarafından desteklenmektedir.
 
 
 
 
Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/failure-essential-learning-bob-lenz?utm_content=blog&utm_campaign=failure-essential-to-learning&utm_source=facebook&utm_medium=socialflow&utm_term=link

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber