Bu haber kez okundu.

 Etkili Öğretmenlikte 10 Altın Kural

Öğretmenlik yeni bir nesil yetiştirme sanatıdır. Bir ülkenin kaderi öğretmenler ile değişir. İşte bunun farkında olan öğretmenlerimiz için 10 altın kuran.


İş, söze geldiğinde öğretmenlik mesleğini ve bu mesleği icra eden öğretmenleri yüceltmek için herkes birbiri ile yarışıyor. Lakin gerçek saygı ve değeri gösterme noktasında aynı samimiyeti gösteremiyoruz. Oysa öğretmenlik, peygamber mesleğidir. Hiçbir meslek ile kıyaslanamayacak kadar özeldir. Etkili bir öğretmenin elinde ülkenin geleceğini inşa edebilirsiniz. Ya da geleceğin hırsız ve bölücülerini elinizde şekillendirebilirsiniz.


 


Yazımızın başlığı “Etkili Öğretmenlikte 10 Altın Kural”.  Ancak etkili öğretmenlik, 10 tane, 20 tane, 50 tane kuralla sınırlandırılamayacak kadar önemli bir kavramdır. Bu yazımızda etkili öğretmenlik için olmazsa olmaz diyebileceğimiz, birçok maddeyi 10 madde içinde birleştirerek sunmaya çalıştık. Yararlı olmasını umuyoruz.


 


1. Öğretmenlik, sevgi mesleğidir.


Çocukları sevmeyen, öğrencisine sevgi ve şefkatle yaklaşmayan insanın öğretmenlik yapması çok zordur. Hatta beyhude bir çabadır. Çünkü sevgi ve sabır,  kardeş kavramlardır. Yeri gelir, anne ve babasının avutamadığı; şımarıklığına katlanamadığı çocuklara sabırla yaklaşıp tahammül edebilmek, onları geleceğe hazırlayabilmek kocaman sevgi dolu bir yürek gerektirir.


 


2. Öğretmen, vizyon sahibi olmalıdır.


Memleketin geleceğini yetiştiren bir mesleğin mensupları, öğretmenliği sadece bir geçim yolu olarak görmemelidir. Taş ocaklarındaki taşları yontan taş ustasının, “ben saraylar yapıyorum” diyerek işine aşık  oldığı gibi, öğretmen öğrencilerini aynı şuurla yetiştirmeye özen göstermelidir.


 


3. Öğretmen, donanımlı olmalı


Üniversiteye bitirip, lisans diplomasını almak, KPSS’de üstün başarı gösterip öğretmen olarak atanmak işin bittiği yer değil; sürecin başlangıç noktası olarak görülmelidir. Meslek bilgisi, yabancı dil, bilişim teknolojileri konusunda gerekli yeterliliğe sahip olmalıdır. Genel kültür noktasında, kulaktan dolma bilgilerle değil, bilimsel araştırmalarla kendini geliştirmelidir. Lisansüstü eğitimi bir lüks değil, gereksinim olarak görmelidir.


 


4. Öğretmen, pozitif olmalı


Kendisinin öğretemediğini düşündüğü ya da öğrencisinin öğrenemediğini düşündüğü durumlarda asla pes etmemeli. Her durumda, yine, yeni, yeniden başlangıç yapabilmelidir.


 


5. Öğretmen, sürekli okumalı


Boş bardaktan, su içilemez. Bardaktan su içmek veya o bardakla bir şeyler ikram etmek istiyorsanız; önce bardağa bir şeyler doldurmanız gerekir. Öğretmenlik, sürekli gelişim mesleğidir. Bir başka deyişle öğretmenlik, sürekli öğrenciliktir.


 


6. Öğretmen, derse hazırlıklı girmeli


İmam-ı Gazali’ye, yazdığı ciltler dolusu kitapları gösteriyorlar ve bildiği en önemli şeyi soruyorlar. Cevap çok ilginçtir: “Hayatta bildiğim tek şey var. O da hiçbir şey bilmediğimdir.” Her dersin hazırlığı ayrı önem taşır. Nasıl olsa bildiğim konular şeklinde bir düşünce, hazırlıksız bir derse kapı aralar ve o dersin gerektiği şekilde işlenmeden geçmesine neden olabilir.


 


7. Her öğrenci özeldir


Bir çobanın koyunları meraya götürürken, hasta ve sakat koyunları sürüden ayırması normaldir. Çünkü bu koyunları sürüye dâhil edecek olursa kurt kapabilir ve zararı tazmin etmek zorunda kalabilir. Oysa öğretmenin yetiştirdiği,  kuzu veya koyun değildir. Ve kimseyi ayırma, tecrit etme, eğitim hakkını elinden alma gibi bir lüksü yoktur. Öğrencilerini; zeki, tembel, zengin, yoksul, nüfuzlu gibi kavramlarla ayrım yapmaya hakkı yoktur.


 


8. Öğretmenin sınıfı kutsaldır


Öğretmen sınıfa girip kapıyı kapattığında vicdanı ile baş başa kalır. Her sınıfa kamera yerleştirilmiş ve sürekliği izlendiği belirtilmiş olsa bile öğretmenin gerekli çalışmayı gerçekleştirmesi için hiçbir yaptırım, vicdanının sesi kadar etkili değildir. Öğretmen sınıfın kapısından içeriye girerken; “Bu sınıfta benim çocuğum öğrenci olsaydı, nasıl bir öğretmenin okutmasını isterdim?” sorusunu kendisine sormalı ve o sorunun cevabını misyon olarak yüklenmelidir.


 


9. Özsaygı ve manevi doyum ön planda olmalı


Öğretmenin yaptığı işin karşılığı, aldığı ücretle ödenemeyeceği herkes tarafından bilinmektedir. Öğretmenin maaşı, başka meslek guruplarının ücretleri ile kıyaslanmamalı. Lakin öğretmenin asıl ücreti, öğrencisinin başarısı ile elde ettiği manevi doyumdur. Ayrıca öğretmeni, aldığı maaşla ve ekdersle gündemde tutmak, bilinçli ve art niyetli bir yaklaşımdır. Öğretmen bu yaklaşımlara fırsat vermemeli. Saygınlığını kaybettirecek tutum ve davranışlardan uzak durmalıdır.


 


10. Motivasyonunu bozmamalıdır


 


Bazen öğretmen, ciddi anlamda yalnız kalabilir. Öğretmene sahip çıkması ve destek olması gereken kişiler, öğretmene ve öğretmenlik mesleğine düşmanca bir tutum sergileyebilir. Bu durum öğretmenin moralini bozabilir. Çünkü öğretmen de bir insandır. Ancak öğrencisi için çabuk toparlanmalı, olumsuz duygu ve düşünceleri, sınıfın kapısının dışında bırakabilmelidir. Çünkü öğrencilerin geleceği ve öğretmenlik mesleği, günlük polemiklere, kısır tartışmalara feda edilemeyecek kadar kıymetlidir. Bu nedenle motivasyonunu sürekli yüksek tutmalıdır.


 


/*


 


Yusuf YEŞİLKAYA


www.yusufyesilkaya.com

 

Kaynak: gencgelisim.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber