Bu haber kez okundu.

Bu haber milyonlarca öğretmeni ilgilendiriyor

639 sıra sayılı Torba Kanun ile aday öğretmenliğe atanabilmek ve aday öğretmenlikten öğretmenliğe geçiş yapabilmek için yazılı- sözlü sınav şartı getirilmesine CHP İstanbul Milletvekili F. Nur Serter’den tepki geldi.

 

CHP milletvekili Serter; TBMM Genel Kurulu’nda konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Bu değişiklikle gerçekten kanun yapma tekniği açısından Adalet ve Kalkınma Partisi bir skandala imza atıyor” diyerek 1739 sayılı kanunun 43’üncü maddesinin 5’inci ve 6’ncı fıkralarının 4 ay içerisinde 3. Defa değiştirileceğine dikkat çekti.

 

Nur Serter; “Yazılı veya yazılı ve sözlü sınav doğrudur, hakka, adalete uygundur ama sürekli olarak Meclis Genel Kurulunu bir yasanın bir maddesini 3 kere arka arkaya değiştirerek işgal etmenin, zannederim, sizin tarafınızdan sorgulanması ve Millî Eğitim bürokratlarının bu konuda tarafınızca hizaya çekilmesine ihtiyaç vardır. Bu ayıptır, bu yakışıksızdır, bu skandaldır” ifadelerini kullandı.

 

BİR İNSANIN ÖZELLİKLERİNİ KAÇ SAATLİK, KAÇ GÜNLÜK BİR SÖZLÜ SINAVLA SAPTAYABİLİRSİNİZ

 

 

CHP’li Serter; “Sayın Bakan, ama şimdi daha önemli bir şey söylüyorum. Bu, Genel Kurula gelip daha sonra torba yasa geldiği için geri çekilen 615 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 24'üncü maddesinde aynı maddeyi yazılı veya yazılı ve sözlü sınav olarak tekrar değiştireceksiniz. O zaman bu maddeyi neden bugün değiştiriyorsunuz? 615 sıra sayılı Yasa Tasarısı Meclise geldiğinde bu maddeyi tekrar değiştireceğiniz bu yasa tasarısının 24'üncü maddesinde ifade ediliyor. En doğru düzenleme budur, en doğru düzenleme 615'le getirilen düzenlemedir” dedi.

 

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

“Bakınız, sözlü sınav adı altında aday öğretmeni alıyorsunuz, ne konularda sözlü sınava tabi tutuyorsunuz? Kavrama, özetleme, ifade yeteneği, muhakeme gücü, iletişim becerileri, öz güven, ikna yeteneği, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, topluluk önünde temsil yeteneği, eğitmenlik nitelikleri. Allah için söyleyin, bir insanın bu özelliklerini acaba kaç saatlik, kaç günlük bir sözlü sınavla saptayabilirsiniz? Karşınıza gelen bir adayın bütün bu özelliklere sahip olduğunu ve bu sözlü sınavla öğretmen olup olamayacağına nasıl ve kimler karar verecek? Sözlü ve/veya yazılı sınav ne demektir? Kimi zaman sözlü, kimi zaman yazılı, canı istediği zaman bir bölgede yazılı, falanca söz konusu oldu mu sözlü, şu tarihte yazılı, öbür tarihte sözlü; böyle bir şey olamaz, böyle bir şey fırsat eşitliğine aykırıdır. Sözlü sınavdaki başarısızlık karşısında hak arama yolları kapalıdır. Hiç kimse sözlü sınavdaki başarısızlığını kanıtlayamaz ama yazılı sınav kâğıt üzerindedir, kanıtlanabilir. Dolayısıyla, itiraz hakkını ortadan kaldıran, fırsat eşitliğini ortadan kaldıran, yıllara, bölgelere, koşullara, kişilere göre değişen ve en başta sizleri şaibe altında bırakacak bu anlamsız geçici değişikliği geri çekmenizi rica ediyorum. Bırakalım 615 sayılı Yasa'nın ilgili maddesiyle en doğru düzenleme yapılsın”

 

ADAY ÖĞRETMENLİĞE SÖZLÜ VE YAZILI SINAV ŞARTI

 

 

 

14 Mart 2014 tarihinde çıkan 6528 sayılı kanundan önce Aday Öğretmenliğe atanmak için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve buna dayalı çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde işlem yapılıyordu.

 

14 Mart 2014 tarihinde çıkarılan 6528 sayılı kanunla 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43 üncü maddesine ek yapılarak aday öğretmenliğe atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma ve Bakanlıkça Ve Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şart koşuldu.

 

Aday Öğretmenliğe atananlara ise adaylıktan-öğretmenliğe geçişte yapılacak yazılı ve sözlü sınava girme şartı getirildi.

 

Bu değişiklikten tam 4 ay sonra TBMM gündemine gelen 639 sıra sayılı Torba Kanunun 98 inci maddesi ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43 üncü maddesine eklenen 5 inci fıkra şu şekilde değiştirilmiştir; aday öğretmenliğe atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma ve Bakanlıkça Ve/Veya Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şart koşuldu.

 

639 sayılı Torba Kanunla aday öğretmenlikten öğretmenliğe geçişte yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınava girme şartı getirildi.

 

Tüm bu değişikliklerin yanı sıra, TBMM Genel Kurul gündemine gelecek olan 615 sıra sayılı Torba Kanun’da ise, aday öğretmenliğe atanma şartları 639 sıra sayılı kanundaki haliyle muhafaza edildi, ancak; Aday öğretmenlikten öğretmenliğe geçişte yapılacak yazılı veya yazılı ve sözlü sınava girme şartı getirildi.

 

Bu değişikliklerle KPSS’ye girmeden öğretmen atamanın yolu açılmış oldu.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN “BAKAN ONAYI” İLE YAPILACAK ATAMALARA DAVA

 

 

 

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “bakan onayı” ile yapılacak atamaların Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay’a dava açtıklarını belirterek, “Bakanın takdir yetkisini kullanarak proje okullarına ve öğretmenevlerine yapacağı atamalar eğitim camiasında infial yaratmıştır. MEB artık son yapılan yönetici atamalarıyla birlikte tamamen torpil bakanlığına dönmüştür” dedi.

 

Koncuk, yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle “Yurt içi veya yurtdışında, ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumların, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılacağını” anımsattı. 

 

“ARTIK İŞLERİN ÇIĞIRINDAN ÇIKTIĞININ DA GÖSTERGESİ”

 

 

 

Bakanın takdir yetkisini kullanarak proje okullarına ve öğretmenevlerine yapacağı atamaların, eğitim camiasında infial yarattığını vurgulayan Koncuk, şunları ifade etti:

 

“MEB artık son yapılan yönetici atamalarıyla birlikte tamamen torpil bakanlığına dönmüştür. Siyasi iktidarın MEB’de kendi kadrosunu oluşturmak, çok sık dillendirdikleri paralel yapıyı tasfiye etmek uğruna büyük bir yangın çıkarması, bileğinin hakkıyla, emeğiyle o makamlara gelenleri elimine etmesi artık işlerin çığırından çıktığının da göstergesidir. Bu kurumlara Bakan oluruyla öğretmen ataması ve yönetici görevlendirmesi yapmak, kılıfına uydurulmuş da olsa, usulsüzdür, hukuksuzdur. Dolayısıyla bu düzenleme de yargı duvarına çarpacaktır. Bu noktada Türk Eğitim-Sen, Bakan onayı ile yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmelerine ilişkin düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay nezdinde dava açmıştır.

 

Bakan Avcı’yı uyarıyoruz, bu sevdadan vazgeçin. Bu atamaların torpilli olanların atanması sonucunu doğuracağı açıktır. Bilhassa öğretmenevlerine atamaların bizzat bakan tarafından yapılması anlaşılmaz bir durumdur. Böyle bir sorumluluğa girmeyin. Bakan onaylı öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri yargıdan dönecektir. Dolayısıyla hem Bakanlığınızın adını lekelemeyin hem de öğretmenler ile yöneticileri mağdur etmeyin. Tepeden inmeci anlayışı asla kabul etmiyoruz.”

 

Odatv.com

Oda Tv

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber