Bu haber kez okundu.

Bir öğretmenin heyecan ve konuşma zorluğu hikayesi

Facebook hesabıma gelmiş olan bir iletilere göz gezdirirken bir öğretmenin gönderdiği mesaj “ Lütfen, çok acele cevaplar mısınız? “ başlığını taşıyordu.  Hemen, çağrıya uyarak cevaplamak arzusu ile mesajı öne aldım ve okumaya başladım.

Bir hanım öğretmen, yakın bir zamanda yapacağı konuşma için yardım istiyordu. Gene yakın bir zaman önce göreve geldiği İstanbul yakasında bulunan bir Anadolu lisesinde müdür yardımcılığı görevine atanmıştı. Okul idaresi tarafından en genç öğretmen olma nedeni ile öğrenci velileririnin katılacağı bir okul aile birliği toplantısında oturumu açma konuşması için kendisi görevlendirilmişti. Kendisine görevin iletildiği dün akşamdan beri inanılmaz bir huzursuzluk ve gerginlik yaşıyordu. Gerginliğin nedeni olarak topluluk karşısında konuşamaması, konuşmak zorunda kaldığında ise heyecanını kontrol edemeyip çok zor durumlar yaşadığı hatta mecbur kaldığı bir konuşmada bayılma tehlikesi geçirerek fenalaştığını söylüyordu.

Mesajını hemen cevaplayarak yaşadığı bu sorun için kısa bir cevabın uygun olmadığını, iyileşme  için nefes atolyesi çalışmalarıma katılmasının sorununu çözmeye yardımcı olabileceğini yazdım. 

İki gün sonra devam etmekte olan nefes atölyesinde hanım öğretmeni karşımda buldum. Nefes atölyesinin üçüncü haftasında çalışmaya katılmak için gelmişti. Yaptığımız kısa konuşmada öğrencileri karşısında son derece rahat olmasına rağmen farklı topluluklar karşısında konuşma ya da sunum yaparken çok heyecanlandığını, hatta diz kapaklarının bir birine vuracak kadar bacaklarının titrediğini anlatıyor ve yardım talebini yeniliyordu.

Üçüncü hafta çalışması; Nefes farkındalığı ve içe dönüş çalışmalarının ağırlıklı olarak işlendiği bir hafta olarak, mesajındaki sorusuna cevap anlamında ihtiyacına uygunluk oluşturuyordu.  Çalışmanın korkulardan arınmak amaçlı nefes meditasyonu bölümünde öğretmen hanım topluluk karşısında konuşma korkusunu sorgulamayı hedeflemişti. Çalışma sonrasında bütün komutlarımı takip etmesine rağmen korkusunu yenemediğini, ama çalışmadan çok etkilenmiş ve çözüme yakınlaşmış olduğunu hissettiğini söylüyordu. Kendisine bir hafta sonrası holoterapi çalışması uygulayacağımızı ve bu çalışmada korkusun kök nedenini bulabileceğini ve her şeyi çözümleyerek kendisini özgürleştirebileceğini anlattım.

Bir hafta sonraki çalışmada hafta içinde verilen ev çalışmalarını harfiyen yerine getirdiğini ve bu çalışmadan çok umutlu olduğunu anlatmıştı. Çalışmayı en iyi şekilde yapmak için nefes alış verişlerine dikkat ederek teta seviyesine geçebilmeyi başarabildiğinde üzerindeki her türlü zorluğun giderilebileceğini bir kere daha anlattım. 

Holoterapi sonrasında el ve ayaklarının hızla uyuşması, başka bir boyuta gittiği ve bir daha geri gelemeyeceği hissiyatı ile çok korkarak çalışmaya kendini verememişti. Bu durum karşısında bir çok kişinin çalışmanın ilk aşamasında bu korkuyu yaşadıklarını ve atölyenin 8. Haftasında tekrarlayacağımız holoterapi çalışmasında sonuca yaklaşabileceğini kendi ile paylaştım. Çalışmaya katılanlara bu çalışmanın etkileri olarak önlerindeki birkaç gün içinde rüyalarında bilinçaltı tesirlerinin yükseleceğini ve şu anda ortaya çıkamayan birçok tesirin rüyalarında görünebileceğini anlatarak çalışmayı bitirdim.

Ertesi sabah hanım öğretmen, gece gördüğü rüyayı anlatmak için telefon açtı.. Korku dolu rüyalar görmüştü. Ders verdiği sınıfta öğrencileri kendisi ile alay ediyorlar, dersi dinlemiyor ve kendisi ile alay ederek gülüşüyorlardı. Rüyasının çalışma ile ilgili olup olmadığını sordu. Bende bu durumun hedefe yaklaşmanın işareti olarak kabul etmesini, bir şeylerin çözülmeye başladığını, holoterapi çalışması ile arı kovanına çomak sokmak gibi bir etki oluşturduğumuzu anlatarak rüyaları ile daha fazla ilgilenmesini önerdim. Her rüyanın bastırılmış bir duygunun kendini ifade etme şekli olduğunu, görünenin ardında farklı bir mesajın iletildiğini ve rüyaların bilinçaltının sözcüleri olduğunu anlattım. Bu aşamadan sonrada gelişmeleri benimle paylaşmasının konuyu çözmemize yardımcı olabileceğini söyleyerek telefonu kapattım.

Bir sonraki hafta, nefesle yapılan enerji çalışmaları ve şifada nefesin kullanımı konularını kapsıyordu. Kısa bir nefesle gevşeme çalışması yaptık. Hemen arkasından duygu ve düşünceyi topraklamak ve nötr hale getirmek için üç kısa bir uzun nefes alışverişleri olarak kurguladığım aksak nefes çalışmalarına geçtik. Çok kısa zamanda çok yüksek trans sağlama özelliğine de sahip olan bu çalışma sonrasında katılımcıların hissettiklerini paylaşmaya geçmiştik. Sıra genç öğretmene geldiğinde anlattıkları ile ikinci bir holoterapi çalışmasından daha öncesinde arayışının sonuna geldiğini anlamıştım.  Çalışmada yine korkuları yükselmiş ve tıpkı rüyasında olduğu gibi bir vizyon algılamıştı. Yalnız bu vizyon bir kurgu değil gerçekten ilk okulda yaşadığı bir olayla ilgili idi. İlk okulda öğretmeni tarafından sebebini hatırlamadığı bir suçu yüzünden bütün sınıf önünde kulağından çekilerek cezalandırılıyordu. Diğer arkadaşlarından çok utandığını ve sırf bu yaşadığı olay yüzünden birkaç gün okula gidemediğini ve annesini zoru ile okula tekrar getirildiğini hatırladı. Yaşamı boyunca öğretmen olmak istemişti.  Şimdi anlamıştı ki, öğretmen olmak istemesindeki kök arzu, bu öğretmeninden nefret etmesiyle ilgili idi. Ve topluluk karşısında konuşamaması, heyecanlanarak kendini iyi hissetmemesi hatta korkması tamamen bu olayın bilinçaltında yarattığı bir travma ile ilgiliydi. Birkaç saniyede gördüğü görüntü aslında bütün sorularının ve korkularının cevabını içeriyordu.   

Birkaç gün sonra beni aradı ve aile birliği toplantısında nefes tekniklerini kullanarak heyecanını kontrol altına aldığını, hiçbir sorun yaşamadan harika bir konuşma yaptığını benimle paylaştı.

Mustafa Kartal

Kaynak: http://www.nefesteknikleri.com/146-makale-Bir-ogretmenin-heyecan-ve-konusma-zorlugu-hikayesi.html#sthash.J8cnqWsT.dpuf

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber