Bu haber kez okundu.

Beklenen Şubat Ataması\'nda Hangi Branşlar Daha Şanslı?

Şubatta atama bekleyen öğretmen adaylarının kontenjan beklentileri;

''Merhaba Abbas Bey. Biz okulöncesi öğretmenleri olarak sizin okulöncesi konusunda duyarlılığınıza güvenerek sizden bir ricada bulunmak istiyoruz. Okulöncesi eğitim maalesef ülkemizde oran olarak çok düşük seviyede. Bu konuda çözümün okulöncesi eğitimin zorunlu olmasıyla çözüleceğini düşünmekteyiz. Geçen yılki bir yazınızda bunu siz de dile getirmiştiniz. Bu aralar okulöncesiyle alakalı hafif kıpırdanmalar olduğunu duyuyoruz.Lütfen siz de bu konuda sesimizi duyurup farkındalık oluşturmamıza vesile olur musunuz?

Saygılarımla''

 

 

''Abbas Bey ben ataması yapılmayan ve göz göre göre hakkı gasp edilmiş bir öğretmenim.Kontenjan mağduru olarak eylülde atanamadım.40 bin kontenjan verildi baraj 50 olmasına rağmen boş kontenjan kalır ,nasılsa atama yaparlar ve giderim diye  kendimi teselli ede ede kasım ayını yarıladık.2014 şubat ve eylül atamasından kalan, görevlerine başlamayıp istifa eden öğretmenlerden kalan minimum 1000 kontenjana MEB yetkilileri atama yapmamaktadır. Her gün twitter ya da başka yollarla MEB yetkililerine boş kontenjanlara kasım ataması talep etmekteyiz ama kale alınmamaktayız.Bin bir bahane ve asparagas haberlerle sinirlerimiz alt üst oldu kimi boş kontenjanlar engelli öğretmen atamasında kullanıldı dedi kimi mahkeme kararı sonucu başka öğretmenlere verilecek dedi kimi ise kontenjan az atama yapılmayacak dedi sorarım size geçen kasımda istifa edenlerden kalan 750 kontenjan çok muydu da atama yapıldı? Bu bahaneleri duymak istemiyoruz biz biliyoruz ki boş kontenjan  çok az olsa bile MEB atama yapacak yetkiye sahiptir.Artık hor görülmek istemiyoruz.Her gün ben ve benim gibi sınırda kalan meslektaşlarım umutla uyanıyor ve günün sonunda  gece gibi simsiyah bırakılan karamsarlıkla günü bitiriyoruz.Umudu olmayan bir insanın kaybedeceği hiçbir şey yoktur , biz umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz boş kontenjanlara adaletli  atama yapılana kadar sabredeceğiz lütfen sesimize ses olun ve boş kontenjanlara kasım ataması yapılması gerektiğini duyurun.''

 

 

 

SINIF ÖĞRETMENLERİNE ACİL İHTİYAÇ VAR!

Merhabalar Sayın Abbas Güçlü, Her ne kadar branş öğretmeni arkadaşlarımın kendi deyimleriyle yaşadıkları 'adaletsiz' branş dağılımından doğan öfkeleri olsa da kabul etmek gerekir ki, bölümümüz için atama şarttır. Biz de 2012 yılında yediğimiz 4+4+4'ün darbesini unutmadık, bu zamana kadar kimse yaşadığımız mağduriyetle ilgili yanımızda olmadı ne yazık ki. Üstelik 2012 Şubat ayında yapılan bölümümüze yapılan yüklü bir atamayla puanı 60'larda olan birçok arkadaşımız atanırken, bizler 2012 Ağustos'ta 80'lerle açıkta kaldık. Sistemin yeni düzene oturmasıyla bölümümüze olan ihtiyaç normalleşmiş, gerçek sayıya ulaşılmıştır. Fakat hala 15 bine yakın açığımız mevcuttur, sınıf öğretmensiz eğitim düşünülemez, bölümümüzün muadili bir branş yoktur. Bizi yeniden yüklü kontenjanla atamak zorundalar!

 

 

 

 

''Biz 2014 Eylül Atamalarında mağdur edilmiş Branş Öğretmenleri olarak 16 Kasım'da Ankara'da sesimizi basına, yetkililere ve kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

16 Kasım 2014 tarihinde Ankara'da eşimizle, çocuğumuzla, emekli öğretmenlerimizle ve ailemizle bulunacağız bu haksızlığın telafisinin ancak branşlara yönelik 40 Bin atamanın 2015 Şubat'ta yapıldığı takdirde olacağına inanıyoruz.

Bizler branşlarımıza başka branşların yan alanlarını kullanarak geçişlerini ya da ihtiyaç fazlası olan Sınıf Öğretmenlerinin sertifikalarla, haftalık kurslarla alanlarımıza geçişlerinin bir an önce sonlandırılmasını ve tekrarlanmamasını istiyoruz. Bunu Türkiye'de kaliteli eğitim isteyen öğrencilerimizin ve öğretmen olmak için emek vermiş eğitimcilerimizin ve onların ailesinin adına önemle rica ve talep ediyoruz.

Eğitimin toplumun yapı taşı olduğunu unutmamalı ve öğretmenlerimizin emeklerinin hiç edildiği ücretli öğretmenliğin kalkmasını bununla beraber verimli eğitim ortamı ve yeni nesille kuşak çatışmasının en az olması adına emeklilik için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz.

Ailemiz üzgün, öğrencilerimiz üzgün, eşlerimiz üzgün, hayallerimiz ertelenmiş, emeklerimiz boşlukta, eğitimcilerimiz boşlukta ve üzerinden ay geçmesine rağmen hala yapılan adaletsizliğe inanamıyor ve atanacağının haberini bekliyor.

Eylül 2014 atamalarında solan umutlarımız, kaybolan geleceğimiz için bir umut olsun diye 2015 Şubatta 40 Bin branş ataması isteğimizi ve tüm bu saydığımız aksaklıkları ve adaletsizliği dile getirmek için 16 Kasım 2014'te Ankara'da toplanıyoruz.''

 

 

 

 

 

 

''Ben bu yılda atanamayan bir fen ve teknoloji öğretmeniyim. Anlayacağınız MEB'in "adaletli "(!) dağılımına maruz kalanlardanım.3 yıldır emek veriyorum ve MEB e göre yetersizim.Neden mi ? Çünkü MEB norm fazlası sınıf öğretmenlerine alan değişikliği hakkı tanıdı.Farklı branşların öğretmeni olmalarına izin verdi. Üstelik bunu henüz kadroya geçmemiş öğretmene öabt sınavını dayattığı yıllarda yaptı. Kadroya alırken kaliteli öğretmen isterim dedi kadrodaki sınıf öğretmenini fen ve teknoloji öğretmeni veya bir başka branş öğretmeni yaptı.Peki bu ne demek? Yıllarca emek verip sınavlara giren atanamayan öğretmenin yoluna taş koymak demek. Branşların açığını tüm alanlarda yeterli (!)kadrolu öğretmenle kapatmak demek. Sonuç 17000 sınıf öğretmeni açığı 6000 lik kontenjan ayrılması demek yani sözde adaletli dağılım demek. MEB alan değişikliğinde ipin ucunu kaçırdı cezasını branş öğretmeni çekti demek. Yanlış islerin bedelini branş öğretmenlerine ödetemezler ! İşte bu yüzden tekrar atama yapılmalıdır. Teog ve Pısa raporları da ortadadır ve işte bu yüzden de Fen ve Teknoloji öğretmenleri kontenjan dağılımında hakettiği değeri almalıdır.''

 

 

 

 

 

 

''LİSE MATEMATİK ÖĞRETMENLİĞİ ADINA

 

Sn. Abbas Güçlü,

 LISE MATEMATIK OGRETMENIYIM  ve sıralamam 2428 fakat  kontenjan dağılımı yüzünden atanamadım. Lise matematik Öğretmenleri olarak bu sene de yapılan atamalarda hakettiği değeri görememiş bir bölümüz. 2014 Eylül'ünde yapılan 40 bin öğretmen atamasında bölümümüze ayrılan kontenjan 1290.  20 bin mezunu olan ve ortaöğretim basamağının en temel dersinden biri olan matematik için verilen bu kontenjan çok azdır. Bu durum hem bizleri hem ailelerimizi gereğinden fazla üzmüştür.

Eylül ayı atamalarında hak ettiği halde emeğinin karşılığını alamayan branş öğretmenlerini mağduriyetinin giderilmesi için  şubat ayinda branş öğretmenlerine 40.000 atama talep ediyoruz.

Branş öğretmenlerinin hakkı olan kontenjanları verilerek geleceğe ışık tutmak adına göreve başlayacağımız günü sabırsızlıkla bekliyoruz.

Teşekkür ederiz...''

 

''Bizde sizin gibi subat atamasinin gerceklesecegine inaniyoruz ve bizlerin de adil dağılım konusunda supheleri var. Eylül atamasinda en yuksek ikinci kontenjani aldik 3897 ile o yüzden herkes hakkimizi aldigimizi düşünüyor ama durum boyle degil. En cok ogretmen ihtiyacı yaklasik 19 binle ingilizce ogretmenligine aittir. Kontenjanlarimizdan kisilip sinif ogretmenligine verildigi cok acik. Bu kadar ingilizce ogretmeni acigini ingilizce sertifikasi olan ucretlilerle doldurdular ne mezunu oldugunu onemsemeden. Olası bi atamada ne kadar adil davranilir bilmiyorum ama egitimin adaletsiz dagilimlarla sonra bunu golgelemek icin okullari ücretli ogretmenme doldurmalariyla taşeronlastigi kesin. Şubatta adil dagilim ve 40 bin atama talep ediyoruz inşallah sesimiz duyulur. Boyle bi imkan sundugunuz icin tesekkur ederiz. Iyi çalışmalar''

 

 

 

 

''SOSYAL BİLGİLERİN DİLLERE DESTAN MAĞDURİYETİ

 

sayın abbas bey ben 23 bin mezunu bulunan sosyal bilgiler öğretmen adaylarından sadece 1 tanesiyim.Eylül ayında 23 bin mezuna 727 kontenjan verilerek çok mağdur edildik.Ne umutlar beslemiştik bu eylül atamsına geçen yıla göre bir sayı alsalar atanıyorduk puanlarımızda düşük değildi 79 a yakın puan aldım ve bir çok arkadaşımızda aynı şekilde seksen alan arkadaşlarımızda evinde su anda alan sınavı yapılıpta 81 ile kalan bölüm yok.Yığılma çok fazla olunca her puanımızın virgülünde insan oynuyor yetkililer bu durumu gözardı etmişler.7,8,9,10 11 yıllık mezunlar sadece sosyal bilgilerde var yıllarca kontenjanı az verdiler bu bölüme mezunlar eriyemedi o yüzden hep okullarda üvey evlat  muamelesi gördük hakkımız olanı vermediler üstüne derslerimizi ellerimizden almaya kalktılar ınkılap tarihi dersini kaldırmaya çalışıyorlar.ÖABT sınavında en geniş olan bölüm sosyal bilgilerdir derya deniz gibi konular bitmek bilmiyor 24 disiplinden sorumluyuz öabt sınavında. Buna rağmen okuldaki sosyal bilgilerin değeri çok az günlük hayatta çok önemli olan bu dersin ders saatleri çok az toplam 11 saat ders saatleri var okulda.Bu kadar geniş konuları kapsamasına ve alanda 24 disiplinden sorumlu olmamıza rağmen ders saati neden az bu çelişkiyi anlamış değilim.Diğer bütün ortaokul bölümlerinin ders saati çok fazla onlarda bizim kadar konularda yok.Sizden ricam sosyal bilgilerin önemini kaleme almanızdır medyanın arkamızda durarak bu derslerimiz artırmak istiyoruz duyarsız kalmayacağınızı biliyoruz.Bıktık artık sen hala atanamdın mı laflarından anlatamıyoruz ele güne kontenjanın az verildiğini.Yüksek puanlarla evde oturmak zorumuza gidiyorbu puanları kolay almadık ne olur mağduriyetimizi dile getirin şimdiden çok teşekkürler.''

 

 

 

 

''Merhaba ben 4 yıldır ataması yapilmayan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeniyim. 23 bin küsür mezun içinde ilk bin altı yüze girdim. Ama kimi bölümlerde altı binler atanirken ben evimde hala babamdan harçlık bekliyorum.  Altmış yaşına gelmiş ve hala üç çocuğu için sabadın dördünde kalkıp portakal bahçesinde yevmiye ile çalışan babamın eline bakıyorum.  Şubat ataması olmalı. Çünkü biz ailemizin artık gözlerinin içine bakmak istiyoruz. Şubat ataması olmalı.  Çünkü birçok ailenin umudu buna bağlı. ''

 

 

''Merhaba ben 5 yıldır atama bekleyen bir edebiyat öğretmeniyim. Bu yıl tam iyi puan aldım, sıralamam iyi  atanırım derken kontenjan dağılımı yüzünden atanamadım. Bizler bu yüzden ne  çevremizin ne de ailelerimizin yüzüne bakamaz olduk.  40 bin alım oldu hala atanamdıysanız suç sizin diyorlar. Oysa 40 bin atamanın 25 bini 4-5 branşa verilip geri kalan sayı göstermelik olarak blümlere dağıtıldı. Şimdi evden çıkmak bile istemiyorum, çünkü hala atanamadın mı sorularından bıktım. Hani bir söz vardır “Yaramdan değil sorandan öldüm”. Kaç yaşına geldik ne evlenebiliyoruz ne bir işimiz var. Ücretli öğretmenlik yapıyordum geçen yıllarda bu yıl o da çıkmadı. zaten çıktığı zaman da kadrolu öğretmen geliyor bizi işten çıkarıyorlar. kadrolular tatil hayali kurarken biz acaba tatilde nasıl geçineceğiz derdinde oluyoruz.   Geçenlerde ücretli öğretmenlik yağtığım okuldan ğrencimle karşılaştım; -Öğretmenim tayininiz mi çıktı, nerde çalışıyorsunuz, dedi. Sustum cevap veremedim. Artık parasında da  değilim sadece ve sadece yıllardır emeğini verdiğim maddi manevi yıprandığım kutsal mesleğimi yapmak istiyorum 5 yıldır kafamı yastığa rahatça koyup acaba yarın ne olacak sıkıntısından uyuyamıyorum. Benim gibi nice  atanmayan öğretmen  bu halde.Şubat ataması olmalısır çünkü en verimli çağlarımızı evlerimizde değil işimizin başında geçirmek istiyoruz.

                                                                        Ataması yapılmamış 300 bin Öğretmenden biri''

 

 

 

 

 

 

BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİ 16 KASIM'DA ANKARA'DA

 

Merhaba abbas bey

Subatta atama icin 16 kasımda ankaradayiz bekleriz sizide

 

 

 

 

 

 

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLERİ;

 

''BÖLÜMÜMÜZE AYRILAN KONTENJANIN ARTIRILMASI: Sosyal Bilgiler Öğretmenleri olarak bu sene de yapılan atamalarda hakettiği değeri görememiş bir bölümüz. 2014 Eylül'ünde yapılan 40 bin öğretmen atamasında bölümümüze ayrılan kontenjan 734 kişidir. Taktir edersiniz ki 23 bin mezunu olan ve öğretim basamağının ikinci kademesinin 4 temel dersinden biri olan Sosyal Bilgiler için verilen bu kontenjan çok azdır. Bu durum hem bizleri hem ailelerimizi gereğinden fazla üzmüştür. ''

 

 

 

 

 

 

Şubatta Branşa 40. 000 Atama!

''Ben ataması yapılmayan branş öğretmenlerinden sadece biriyim. Ve bu halimden hiç memnun değilim. Öğretmenliği kazandığım zaman çok sevinmiştim. Çünkü evet öğretmen olmak istiyordum. Mezun oldum ama atanamadım. Atanamadım demek de istemiyorum. Çünkü bizim bu okulu okuyarak, eğitimini alarak zaten öğretmen olmak en doğal hakkımız değil mi? Boşuna mı okuduk demek istemiyorum. Şimdi boştayım. Öğrencilerimle beraber değilim. En doğal hakkım olan mesleğimi yapamıyorum. Bu aynı zamanda maddi ve manevi sıkıntılara sebep oluyor. Bu durumda olan sadece ben değilim. Benim gibi ve benden daha kötü durumda olanlar vardır. Çünkü atanmayan 300. 000 öğretmen var. 300. 000 ne garip değil mi?

Alan değişikliği diye bir şey var. Kendi alanında eğitimini almış biri başka bir alanda nasıl eğitim verebilir. Bu mağduriyettir. Herkes kendi alanıyla meşgul olsun. Bu sene 40.000 öğretmen alımı oldu. Adaletli bir dağılım olacağı söylenildi. Ama ben adaletli bir dağılım göremedim. Branş öğretmenleri mağdur edilmiştir. Öğretmen açığı mı yok? Açık yoksa neden ücretli öğretmenlik var. Neden öğretmen, ücretli öğretmen olsun. Açık yok denilip ücretli öğretmenlik yaptırılıyor. Ücretli öğretmen istemiyoruz.

Dedim ya ben ataması yapılmayan branş öğretmenlerinden sadece biriyim. Ve ataması yapılmayan binlerce öğretmen var. Hakkımız olmayan bir şey istemiyoruz. Biz öğretmenler atanmak, bu mesleği yapmak en doğal hakkımız. Kasım ve Şubat ayında Branş öğretmenlerine 40. 000 öğretmen ataması talep ediyoruz. Lütfen desteklerinizi esirgemeyin. Bizler öğretmeniz. Sesimize ses olun. Lütfen bu mesleği yapmamıza izin verilsin...

Teşekkür ederim.''

 

 

 

 

 

 

''Abbas Bey,

Ben kızım adına yazıyorum. İlköğretim matematik öğretmeni

Kızımın sıralaması 3500 idi, eğer sınıf öğretmenine 6000 üzerinde

Kontenjan vermeselerdi, kızım şu anda öğrencileri ile derste olacaktı.

Ayrıca sınıf öğretmeni fazlalığını branşlara atayarak branş açığını kapatmaya

Çalışıyorlar. Sınıf öğretmeni branş öğretmeninin verdiği dersi verebilirmi.

Eğitim kalitemiz ortada,

Abbas bey, sizden rica ediyorum, bütün branşlara açıkça haksızlık yapıldı

Bunu lütfen dile getirin. Şubatta 40 bin atama yapılarak bu sorunlar kısmen

Azaltılabilir.

 

Teşekkür ederim''

 

 

 

 

 

 

SINIF ÖĞRETMENLERİ;

''Sayın

 Güçlü, Hem çözüm süreci hemde Eğitim kalitesinin artması için Şubatta

bir kez daha 40 bin atama şarttır. Özellikle Doğuda Ücretli

öğretmenlerden oluşan okullar, vatanından bir haber öğrenci eğitimi  

vermektedir. Biz Sınıf Öğretmenliği mezunları olarak yurdun her köşesine

 atanmaya razıyız. Bunun içinde 21 Kasımda ki MEB Bütçe Görüşmelerinde

Şubatta 40 bin öğretmen alımı için sesimiz olunuz. 19 bin mezunu ve 15

bine yakın açığı bulunan bölümümüz için Aslan Payını istiyoruz..

Biliyoruz Eylül'de Aslan payını bizim bölüm aldı ama yine de bölümümüzün

 açık sayısı ortadadır bu yüzden tekrar aslan payını istiyoruz. HAYATTA

EN BÜYÜK ŞANS KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

 

Teşekkür ederiz.. İyi günler''

 

 

 

 

 

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENLERİ

''Şubat ataması olmalıdır çünkü her şeyden önce eylül atamasında iyi puanlar alan fakat ataması yapılmayan branş öğretmenlerinin o puanları çöpe atılmamalıdır. Bizler 3 sınava tabi tutulmuş 75,80,85 puanlar almış fakat yeterli bulunmadığı iddia edilen öğretmenleriz. Madem öğretmenlik için belli kriterler var ve biz bunları aşamıyoruz neden öğretmenlik vasfı olmayan ÖNLİSANS mezunları ücretli öğretmen altında derslere girmekte ??

  Ben Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Yığılmanın ve ücretli öğretmen sayısının en fazla olduğu branşlardan biri benim branşım. Bu yüzden şubat ataması olmalı ve Eylül'de bizlerden kırpılan kontenjan şubatta iade edilmelidir. İhtiyaç yoksa neden 80 BİN ücretli öğretmen mevcut bu ülkede diye sormadan, sorgulamadan edemiyoruz. 4-5 sene eğitimini aldığımız işi icra edemezken neden öğretmenlik eğitimi almamış mühendislik fak., iibf fak, önlisans mezunlarının öğretmen olarak görevlendirildiğini anlayamıyoruz.

  Branşımdan bu sene 25 bin kişi sınava girdi. Bu önümüzdeki yıl 30-35 binlere ulaşacak çünkü tabir-i caizse sakız dağıtır gibi formasyon dağıtılmakta. Hali hazırda 300 bin üzerinde öğretmen var ve sayı katlanarak artmakta. Tablo bu kadar netken düşürülmesi gereken üniversite kontenjanları artırılmakta ise şubatta bol sayılı bir atama talep etmek de hakkımızdır. Bizler eritilmezsek gelecek öğretmen adaylarıyla bir ülke kurabilecek nüfusa erişeceğiz.

  Esasen sebepler sunmaya gerek bile yok. ''Eğitimini aldığı işi yapmak herkesin en doğal hakkıdır'' Üniversiteyi bitirdiğimizde işimize başlayamıyorsak bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Amacımız saygısızlık etmek değil. Sadece hakkımız olanı istiyoruz.. BİZLER ÖĞRETMENİZ VE SINIFLARIMIZDA OLMAK, ÖĞRENCİLERİMİZLE BULUŞMAK İSTİYORUZ. Teşekkür ederiz.''

 

 

 

 

''2014 Eylül ayında yapılan adaletsiz dağılımın telafisini istiyoruz Şubat'ta branş öğretmenlerine 40 bin Türk dili ve edebiyatı öğretmenliğine 6 bin atama yapılmasını istiyorum

sesimizi duyun lütfen rahat uyumak istiyorum artık ailenin yüzüne rahatça bakmak istiyorum''

 

 

 

''Sn. ABBAS GÜÇLÜ YANIMIZDA OLDUĞUNUZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.ŞUBAT ATAMASI OLMALI EVET ÇÜNKÜ BU SINAVA HAZIRLANMAK GERÇEKTEN MASRAFTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.BİRİ ŞEHİR DIŞINDA OLMAK ÜZERE 3 TANE SINAVA GİRİYORUZ BU YÜZDEN YILDA TEK ATAMAYLA GEÇİŞTİRİLMEMELİ.5 YILDIR SINAVA HAZIRLANIYORUM VE ARTIK BİRÇOĞUMUZ AİLELERİMİZİN YÜZÜNE BAKAMIYORUZ.ADALETSİZ KONTENJAN DAĞILIMI YAPILAN HAKSIZLIKLAR BİZİ RUHEN BİTİRDİ.NE EVLENEBİLİYORUZ NE ÇOCUK YAPABİLİYORUZ.YAŞLARIMIZ 30 OLDU.VE İŞSİZİZ DERSHANELER ALAY EDER GİBİ AYDA 200 TL VERİYORLAR.NE KADAR UTANÇ VERİCİ BİLEMEZSİNİZ .AYDA 200 TL İLE NASIL BİR HAYAT KURULABİLİR.''

 

 

 

İNGİLİZCE ÖĞRETMENLERİ

''Bizde sizin gibi subat atamasinin gerceklesecegine inaniyoruz ve bizlerin de adil dağılım konusunda supheleri var. Eylül atamasinda en yuksek ikinci kontenjani aldik 3897 ile o yüzden herkes hakkimizi aldigimizi düşünüyor ama durum boyle degil. En cok ogretmen ihtiyacı yaklasik 19 binle ingilizce ogretmenligine aittir. Kontenjanlarimizdan kisilip sinif ogretmenligine verildigi cok acik. Bu kadar ingilizce ogretmeni acigini ingilizce sertifikasi olan ucretlilerle doldurdular ne mezunu oldugunu onemsemeden. Olası bi atamada ne kadar adil davranilir bilmiyorum ama egitimin adaletsiz dagilimlarla sonra bunu golgelemek icin okullari ücretli ogretmenme doldurmalariyla taşeronlastigi kesin. Şubatta adil dagilim ve 40 bin atama talep ediyoruz inşallah sesimiz duyulur. Boyle bi imkan sundugunuz icin tesekkur ederiz. Iyi çalışmalar''

 

olmalıdır. Ve Taban puanı yüksek olan branşlara öncelik tanınmalıdır.

 

 

 

 

''Mrb Abbas Bey,

     Sayfanızdaki seslenişinizi duydum ve ataması yapılmayan bir öğretmen olarak dramımızı paylaşmak istedim. Çünkü gerçekten bir drama dönüştü benimkisi ve hatta bizimkisi. 2005 Yılında Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım. Hep amacım akademisyenlik olmuştu. Ancak okurken bölümün zorluğunun yanı sıra maddi güçlükler vs. bu işe eklenince ben de arkadaşlarım gibi pedagojik formasyon alıp öğretmen olma yolunu seçtim. 2009'da mezun oldum. Okulumuzun not sisteminde hata vardı asla hiç bir öğrenci 3.80 üstü ortalama ile mezun olamıyordu ve biz ne kadar çalışarak ve didinerek okumuş olsak da ben ve arkadaşlarımın okul ortalamaları çok düşüktü. Neticede alesten yüksek puanlar almış olmamıza rağmen kendi üniversitemizin açtığı tezsiz yüksek lisans adı altındaki pedagojik formasyona yerleşemedik. Hepimiz Türkiye'nin pek çok üniversitesinde şansımızı denedik, çok paralar harcadık ancak birkaçımız hariç yerleşemedik. Boş kalmamak için de öğretmenliğe başladık tabiki de ÜCRETLİYE! Öğretmen olmak bize yakıştı. Bilgilerimiz tazeydi ve iyi bir donanım ile mezun olmuştuk her ne kadar mezuniyet ortalamalarımız Türkiye ortalamasının altında kalsa da.

      2010 Yılında bir darbeyi de bize okulumuzun yanında sağ olsun MEB vurdu. Yönetmeliği değiştirdi ve ales puanını kaldırıp yerine artık sadece ortalama ile formasyona girme şartını getirdi. Bizim okul da uyandı tabi ortalamaların hatalı olduğu aşikardı bununla ilgili davalar da açılınca kendisi 2009 mezunlarını mağdur edip 2010 ve sonrası mezunlarını ödüllendirdi. O yıl kendi üniversiteme 70 puanla ben giremezken 65 puanla  2010 mezunu bir arkadaş rahatlıkla girdi. Ve biz 2009 mezunları ne mi yaptık yine bir sürü parayı Türkiye yollarına döküp üzerine üniversitelere başvuru ücreti olarak ödedik neticesinde yine açıkta kalan biz olduk. Ücretli öğretmenliğe devam ettik çünkü yoksulduk zaten ve formasyona girebilmek için paraya ihtiyaç vardı. Artık ailelerimizin de okutacak para verecek de gücü kalmamıştı.

      Devamında ücretli öğretmenlik yaparken dersime bakanlık müfettişi girmişti hiç unutmam bunları ona anlattığımda halime üzülmüştü. Bir gün dersime girdi inanamadı sınıf hakimiyetime ve ders anlatışıma çünkü benim öğretmen olmama rağmen hala formasyonum yoktu ve öğretmenlik sıfatımın başında kocaman bir ÜCRETLİ yazıyordu. Tebrik etti beni ve bununla da kalmadı müdürüme ve öğretmenlerime vasıflarımı övdü.

      2011 Yılına geldiğimizde bilgi ve tecrübe olarak ayaklarım yere daha sağlam basıyordu. Artık sürü psikolojisini bırakıp akademisyen olmak istiyorum diye kararımı verdim ve Pamukkale Üniversitesi'nin 'Yeni Türk Edebiyatı' dalında açılan mülakatına katıldım. Yazılı sınav ve ardından sözlü sınavla başarılı oldum ve yüksek lisans öğrencisi oldum. Formasyon başvuruları da ardından başlamıştı şansımı denedim. İlk listede adım bile yoktu, gittim itiraz ettim. Hatalarını düzelttiler ve ben ilk on kişi içinde formasyona yerleştim zaten 70'ti okul notum yani kötü değildi ve aslında gariptir eğer hakkıma girilmeseydi bir yıl önce zaten kendi üniversitemde öğrenci olmak hakkımdı. Neyse tekrar itirazlar olunca ve listeler iptal oldu. Meğer Mimar Sinan Üniversitesi bir öğrenciyi bile Pamukkale öğrencisi diye bizim listemize almışlar, tabi bu torpil açığa çıktı. Eğitim fakültesi dekanı kendi yayınladıkları listeyi korsandır diye yalanladı ve beklemeye başladık yeni korsan listeyi. Yeni listede adım ilk yedeklerdeydi inanamadım ilk fakat doğruydu. Biz 2009 mezunları bir adaletsizliğe daha kurban gittik ve liste dışı yedeklere alındık. 60 Olan ortalaması 2010 ve sonrası mezunlar yerleşti ve biz bunu yine hayretle izledik. Bir hafta sonra ben yedekten formasyona yerleştim. O zaman için büyük bir şaştı ancak sonrasında aslında hiç de öyle olmadığını anladım.

     2011-2012 Yılında hem formasyon aldım hem de yüksek lisansa devam ettim ee bu arada kpss kursu da şarttı tabi. Çok uykusuz gece geçirdim kimi zaman yazılacak makaleler birikiyordu ve en çok da formasyon ve yüksek lisans sınavlarının çakışması beni yoruyordu. Ayrıca İngilizce çalışmaya da hiç fırsatım kalmıyordu 35 puanım vardı ve teze geçmek için üniversitenin 40 şartı vardı. Bir tercih yapmak zorunda kaldım. Ya İngilizce çalışacaktım ve yüksek lisansa odaklanacaktım ya da kpss çalışıp o yıl atanıp para sorunumu aşıp yüksek lisansı bir sonraki yıl tamamlayacaktım. Parasal sorunlar yüzünden yüksek lisansı dondurdum. Gecemi gündüzüme kattım ve kpss çalıştım. 2012 Yılında yapılan kpssde 80 aldım fakat 1650 alım oldu ve şubata kaldım. 2013 Şubatında atama olmadı ilk defa ve ben atanamadım. Çok kötü oldum ancak yarım bıraktığım tezli yüksek lisansa devam etmeye çalıştım bu arada yaza evlenecektim onun hazırlıkları da başladı. 2013 Yılında rekor alım oldu ve ben çok çalışmadığım kaldım atanamadım. Bin bir zahmetle evlendim. Çünkü gerçekten hiç para yoktu kazandığım tüm parayı eğitimime harcadım evim kitap doluydu ancak evlendiğimde kullanabileceğim hiç çeyizim yoktu. Öğretmendim ama atanamayan. Hiç unutmuyorum halı alırken satıcı fiyatı çok söyleyince ağlayacaktım ve satıcı indirim yaptığı için alabildim halıları. Babam yıllarca beni okuttuğu gibi bir de benim yüzümden kredi çekmişti. Suçluluk duygusunu size anlatamam oysa sadece okudum tek suçum buydu bu ülkede!

     Evlendim 2013 yılında evliliğimi anlayamadan kendimi kpss kitapları arasında buldum. Çalıştım çabaladım sınava girdim o kadar saçma sorular vardı ki gk ve gy'de. Alanı süper yaptım ve 79 aldım. Sıralamam 1542 idi. Hoş sıralamalarımızla da oynandı ama neyse. Genel sıralamada ise alan sınavına giren öğretmenler arasında 13,800'lerdeydim. Atanırım diye hazırlık yaparken 11 Eylül'de bir şok geçirdim ki kendimi hala toparlayamıyorum. 1115 Kontenjan verildi. Sınıf öğretmenlerine 6000. Eşim sınıf öğretmeni zamanında 90 puanla sözleşmeli atanırken şimdi 6000 sınıfçı atanıyordu o bile gerçekten şaşırdı buna. Şu an bir eşim sınıfçı olduğu içn bir kasabada yaşıyoruz. Ücretli için başvurdum fakat açık yok. Evdeyim kimseyi tanımıyorum ve kendimi toplayamıyorum. Hala yüksek lisans için 40 puan alamadım. Hiç İngilizceye kpssden ötürü vakit ayıramadım. Hocalarımın yüzüne zaten bakamam çünkü onlar bana inanmıştı. Benim yüzümden kontenjan 2011'den beri dolu ve başkaları alınamıyor. Bilmiyorum ben mi suçluyum bu kadar okuduğum için yoksa sistem mi?

     Küçükken hep dua ederdim Allah'ım ilim istiyorum senden diye. Her şeyi bilme isteğim vardı belki duam kabul oldu bundan bu ızdırabım ancak insan ne kadar bilirse o kadar yalnızlaşıp o kadar fazla ızdırap çekiyormuş. Bilmek insanı yalnızlaştırıp cahilden ayırıyormuş. Şu an evet çok biliyorum diyemem ama bu ilim yolunda yalnızlaştım çok. Bildiklerimin kimseye bir faydası yok. Okulların yanından geçerken canım yanıyor. Kıyaslıyorum kendimi atanan arkadaşlarımla onlar benden daha mı iyi anlatırlardı ki Leyla ile Mecnun'u diyorum atandılar ben kaldım. Fuzuli'den Karacaoğlan'a, Satre'dan Albert Camus'a kadar pek çok sanatkarı ve düşünürü bilmek neye yarar diyorum kendi kendime. Batı edebiyatıymış yok doğu edebiyatıymış anlatamadıktan sonra ne önemi var. Okunmayan hiç alıcısı olmayan bir kitap gibiyim. Hani açılsa bir sayfam buluşsa dilim diline karışıp okuyucumun inanın her okuyuşta ayrı bir zenginliktir anlattıklarım. Her okuyanda ayrı bir tat ayrı bir yazarın ya da kahramanının diline yolculuktur.

    Çok üzgünüm Abbas Bey, gerçekten hani hiç bir emek zail olmazdı? Ben çok emek verdim bu yolda çok fakirdik inanın. Banyosu, tuvaleti olmayan bir evde okudum ilkokulu her öğünüm yumurtaydı. Buna rağmen okulumda en başarılı öğrenciydim. gezici kütüphane gelirdi okulumuza yarışırdık arkadaşlarımızla en çok kitap okuyan olabilmek için. Ben daha ilkokuldayken sevdim edebiyatı karşılığı eğer şimdi evde oturmaksa ne diyebilirim. Ortaokula kendim gittim yazdırdım kendimi ailem okutmayacaktı fabrikada bir işti bana düşen ailedeki kızlara düşen gibi. Okula formasız gittim çünkü alamadık aşağılandım bu yüzden ve gururum kırıldığı için Isparta'da ananemlerin yanında okula gittim. Eh orada da ne kitap alabildik ne de ayağıma giyecek ayakkabı borçla forma aldı annem üstüme ama başımı hiç eğmedim ben ölen teyzemin terliği ile okula gittim de kimseye dilenmedim. Çok başarılı bir öğrenciydim. Hiç dershaneye gitmeden Isparta Anadolu Lisesi'ni kazandım. Teyzemlerde kaldım teyzemin tehditlerine boyun eğdim. Bakmazsan çocuğuma bak seni köye gönderirim ailen de okutamaz paraları yok diye. Sesimi çıkarmadım iki çocuğunu baktım büyüttüm. Öss'ye hazırlanırken ananemlerde kaldım fakir bir kadındı elektrik faturam çok gelecek diye saat 7'de yatırırdı beni.ben edebiyatı Abbas Bey MUM IŞIĞINDA KİTAP OKUYARAK KAZANDIM! Ben tüm yoksulluğa, çaresizliğe rağmen kimsenin yanında başımı eğmedim kimseye aman demedim de şimdi şimdi okuduğum için başın hiç kalmıyor Abbas Bey. Tüm hayatımı adadığım ilim duam ölüm duam gibi geliyor şimdi bana. Tüm yollar kapanmış gibi ben umudumu kaybettim. Her gün eğitimle ilgili çok şey daha kötüye gidiyor. Torpil ve siyasi etkenler varken hak ve adalet kavramlarının içi bu kadar boşalmışken artık umut etmiyorum ben. Büktüm boynumu itiraz etmiyorum, mücadele edemiyorum. Çünkü ışığımı kaybettim.

     Bu kadar... ağlayarak yazdım kusura bakmayın belki çok hatalı yazmışımdır ama samimiyetle kalbimden dökülenlerdir. Dilerim sizin nazarınızda bir değeri vardır. İnşallah sesimize ses katıp bu sesi bize kulaklarını tıkamış nice insana duyurursunuz.''

 

 

 

''Sayın Abbas Güçlü bende 24 bin edebiyat öğretmeninden daha doğrusu ataması yapılmamış edebiyat öğretmeninden bir tanesiyim. Bizler ağustos ayından beri Yusuf Tekin beye twitter üzerinden ulaşmaya çalıştık ve kendisinden hep adaletli bir dağılım olacak müsterih olun cevabını aldık. Ama 11 eylül günü açıklanan kontenjanlarla birlikte hayal kırıklığına uğradık liselere 1 milyonun üzerinde bir öğrenci kaydolmuşken edebiyat liselerde ana branşken nasıl olurda edebiyatın açığı çok az olur ve 1115 gibi komik bir rakam verilir. Ayrıca Osmanlıca bir dil dersidir bizler üniversiteden mezun olana dek her yıl Osmanlıca metinlerden sınavlar olduk bizler bu işin ehli iken Osmanlıca dersleri din kültürü ve tarih öğretmenlerine de verilmeye çalışılıyor. Madem liselerdeki Osmanlıca dersini edebiyat öğretmenleri dışındaki alanlara da verecekler neden edebiyat öğretmenlerini alan sınavında Osmanlıca metinlerden aruz kalıplarından Osmanlıca eserler vermiş şair ve yazarlar sorumlu tutuyorlar. Osmanlıca bir dil dersidir ve de sadece metni okumakla kalınmaz kelimelerin fonetik morfolojik tahlilleri yapılır metin edebi yönden de incelenir bunları da en iyi edebiyat öğretmenleri yapar diye düşünüyorum. Bir de bütün branşların genel sorunu olan alan değişikliği meselesi var tabi.. Artık alan değişikliğini istemiyoruz herkes eğitim aldığı alanda görevini yapsın ki ülkemiz ilerleyebilsin. Sınıf öğretmenlerinin başka branşlara geçmesine şiddetle karşıyız onlar okuyup emek verdilerse bizlerde emek verdik ve kendi alanlarımızda çalışmak istiyoruz. Eylül kontenjanında 6 bin gibi bir rakam verilen sınıf öğretmenleri şubat olsun ve yine 6 bin 5 bin gibi bir rakam bize verilsin alan değişikliği olsun gibi ilginç hak yemeğe çok açık isteklerde bulunuyorlar. Kimse kusura bakmasın ama ilk atamada 6 bine giremeyen bir öğretmenin bilgisi ve kalitesi ne derecededir bu tartışılır doğrusu.Bazı öğretmen adayları 60 65 gibi puanlarla atanırlar iken bizler 75lerle 80lerle evde oturuyoruz bizlere de yazık günah diye düşünüyorum. Milleti eğitim fakültelerine doldurmakla millete peynir ekmek dağıtır gibi formasyon vermekle olmuyor bu işler. Mebten isteğimiz şubatta 40 bin branş öğretmeni ataması edebiyata en az 6 bin gibi bir rakam vermesidir.. Ancak adalet bu şekilde sağlanır.. İyi günler kaleminize sağlık Sayın Güçlü...''

 

 

 

 

 

''İyi günler Abbas Bey,

 

Konu hakkında pek çok mail aldığınızı ve belki bunaldığınızı biliyorum fakat yazmazsak, uğraşmazsak daha da büyük bir girdabın içine gireceğiz ne yazık ki. Her şeyden önce ülkemizin geleceğinin çocuklarımız ve gençlerimiz olduğunu ve bu geleceğin eğitimsiz insanların ellerine emanet edildiğini belirtmek istiyorum. Bu mağduriyeti yalnızca biz ataması yapılmayan 300.000 öğretmen değil, annemiz, babamız, kardeşlerimiz, eşlerimiz, çocuklarımız da yaşıyor. Yani üzülenler milyonları aşmış durumda. Neden bir öğretmen okulların önünden geçerken gözleri dolsun? Olması gereken masada kendi yerine branşının eğitimini almamış, başka bir alandan, hatta başka bir fakülteden mezun kişilerin oturduğunu bilmek artık gerçekten dayanılmaz sıkıntı veriyor. Madalyonun bir yüzünde bunlar yaşanırken, diğer yüzünde kontenjanları her gün daha da çoğaltılan Eğitim Fakülteler duruyor.  Bu mezun sayısı nereye kadar artacak?

 

Eğer Şubat'ta bir ara atama yapılmazsa -ek atama da yapılmadığını hatırlatmak isterim- bu hem mezun sayısında, hem de 2015 Ağustos ayı atamalarında ciddi yığılmalara neden olacaktır. Bugün 300.000 olan atama bekleyen öğretmen sayısı çok değil bir kaç sene içerisinde 1 milyona yaklaşacaktır. Bir sorun daha belirtmeliyim ki 16.08.2014 tarihinde Eş Durumu Yasası'nda yapılan değişiklikle bir darbede de eşi özel sektörde çalışan öğretmenlere vurulmuş ve bulundukları ile tayin isteme hakları 1 yıldan 3 yıla çıkarılmıştır. Eşlerimizin bir şirkette işçi, mühendis, ticaret uzmanı olmaya hakkı yok mudur? Ya da iş değişikliği yapabilme?

Tehlikenin farkında olmak, sorunun üstesinden gelebilmek için yazılarınızda bizlerin sesi olmanızı, gerekirse bu konuda kapsamlı bir Tv yayını yapmanızı, sizlere ulaşabilecek arkadaşlarımızın da bu sayede elçileri olabilmenizi talep ediyorum. Biliyorum ki eğitim konusunda ülkemizde empatik düşünebilen, hassasiyeti olan bir insansınız.

 

Saygılarımla.''

 

 

 

 

 

BRANŞ ADALETSİZLİĞİ

1) MEB'in resmi açıklamalarına göre mevcut öğretmen açığı 121 bindir. 350-400 bin civarında atanamayan öğretmen olmasına rağmen 40 bin öğretmen ataması yapılmıştır. Açık olan kadroları farklı branştan öğretmenlerle veya dışarıdan ücretli öğretmenlerle mi kapatmayı düşünüyorsunuz? Yoksa bu dersler veya sınıflar boş mu kalacaktır?

 

2) Eğer bu şekilde ihtiyacı karşılayacaksanız, sizce farklı branşlardan öğretmenlerle bu açığı kapatmak, hakkı olan branş öğretmenlerine yapılan bir haksızlık değil midir?

3) Atama yapılacak olan bazı branşlardaki kontenjanlarda gecen sene daha fazla alım yapılan türkçe, beden eğitimi, edebiyat, sosyal bilgiler,fen bilgisi  branşlarına ve bunlara ek olarak alım sayısı düşük olan tarih, felsefe,coğrafya gibi birçok bölümünde kontenjanları düşürülmüştür.Bu alanlarda oluşan mağduriyeti nasıl gidereceksiniz?

 

4) Bu sene alan sınavı uygulamasına geçilmiştir. Alan sınavı uygulamasında Arapça ve bazı branşlarda alan sınavı yapılmazken, Fransızca ve bazı branşlara ise alan sınavı getirilmiştir. Fransızca bölümüne alan sınavı getirilmesine rağmen atama listesine ayrılan kontenjanı yoktur. Alan sınavı uygulamasını neye göre yapıyorsunuz? Ve atama yapmayacağınız Fransızca bölümüne neden alan sınavı yaptınız?

 

6) Ataması yapılmayan binlerce öğretmenin mağduriyetini şubat ayı atamasıyla veya ek atamayla gidermeyi düşünüyor musunuz?

Milli Eğitim Bakanlığı yapılacak 40 bin atama için branş bazında kontenjanları yayınladı. En çok atama yapılan bölüm 6 bin 98 ile Sınıf Öğretmenliği oldu. Sınıf Öğretmenliği'ni 3 bin 897 ile İngilizce Öğretmenliği ve 3 bin 376 ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği takip etti.   MEB, branş dağılımında sınava giren aday sayısı kriterini yok saydı. Bazı branşlarda sınava girenlerin sadece %2-3'lük bir kısmı atanacak. Bazı branşlara hiç kontenjan verilmedi. Alanında 1. olduğu halde atanamayan öğretmenler olacak. Resmi verilere göre atama bekleyen 312 bin öğretmenden 40 bini atanacak ve yaklaşık 272 bin öğretmen işsiz kalacak.  Öte yandan haftalardır, aylardır söylenen adaletli dağılımın olacağı da böylelikle fiyasko çıkmış oldu. Milli Eğitim Bakanlığı her yıl binlerce eğitimci ile dalga geçmekte adeta öğretmen adayları ile oyun oynamaktadır. Bu adaletsizliğe son vermek adına şubatta 40 bin branş ataması istiyor ve bu uğurda her türlü haklı direnişimizi göstermeye kararlı olduğumuzu belirtiyoruz

Bu grafikten 10-15 branş kontenjanını topladığımızda sınıf öğretmenliği ile aynı olduğunu görmekteyiz. Bu kadar branş sadece sınıfçılar kadar atanabilmiştir. Atamalarda yapılan kontenjan dağılımının adaletsizliği aşikardır ve tablo üzerinde de görülmektedir. Bu nedenle bizler branş öğretmeleri olarak yapılan haksızlığın telafi edilmesini istiyoruz. Bu haksızlıkların telafi edilmesinin yollar olarak biz branş öğretmelerinin talepleri:

 

1.Branş öğretmenlerine yapılan bu haksızlık şubat ayında yapılacak 40 bin branş öğretmeni ataması ile düzeltilmelidir.

 

2.Eğitim düzenli bir şekilde ilerleyebilmesi ve öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin mağdur edilmemesi için ücretli öğretmenliğe son verilmelidir.Unutmayınız sizler ücretli öğretmen çalıştırarak bir öğrencinin düzenli ve iyi bir eğitim almasını engelliyorsunuz

3.Alan değişikliğine son verilmelidir.Sınıf öğretmenlerinin yapmış oldukları alan değişikliği birçok branş öğretmeninin mağdur olmasına neden olmaktadır.Bir örneğini bizler bu yıl yaşamış bulunmaktayız.Sınıf öğretmenlerinin hem alan değişikliği yapması hem de son atamada 6098 kişinin atanması yapılan bu haksızlığın en somut örneğidir.

 

 

 

 

 

 

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK

 

 Bizler geleceğin öğretmenleri olarak sizlere eğitim sistemimizin problemlerini anlatmak istiyoruz.Bugün günümüzde ülkemizde uygulanmakta olan adına ücretli öğretmenlik denen sistem çağımızın eğitim anlayışıyla örtüşmeyen çağ dışı bir uygulamadır. Bizler bu sistemle yarınımız, geleceğimiz olan çocuklarımızı gençlerimizi kimlere emanet ediyoruz? Görevlendirildiği branşta hiçbir yeterliliği bulunmayan "Ön lisans mezunu kanatlı hayvan yetiştiriciliği, Su ürünleri, iktisat ,maliye kamu yönetimi ,bahçe bitkileri yetiştiriciliği vb." bu kişiler ile eğitim sisteminin daha ne kadar günü kurtarması düşünülmektedir? Ücretli öğretmenlik uygulamasında özellikle Doğu ve

Güneydoğu bölgelerinde görevlendirmelerde bazı çevrelerin bu konuya müdahil olması bizlerin emeklerimizin karşılığını almamıza engel olmaktadır. Alanında her türlü yeterliliğe sahip olmasına rağmen görevlendirilmesi yapılmadığı için yaşadığı psikolojik problemler sonucunda intihar öğretmenler bulunmaktadır. Dört yıl emek verip hayalini kurduğu mesleğe ve geleceğe ışık tutacak nesiller yetiştirmeye hevesli öğretmenlerin yerine alınan ön lisans mezunlarıyla bu sorun daha ne kadar görmezden gelinecektir.

 

300 bin üniversite mezunu alanlarında donanımlı yıllarını eğitime vermiş öğrencilerine kavuşacağı günün hayaliyle yaşayan okulda olamadığı her gün için kendisini suçlu hisseden, genel yetenek,genel kültür ve alan sınavı gibi çeşitli sınavları başarmış öğretmenliği en güzel şekilde yerine getirecek ülkemizi 2023 hedeflerine taşıyacak gelecek kuşaklara ışık olacak gencecik göreve başlama arzusuyla yanan branş öğretmenlerinin olduğu bir durumda ücretli öğretmenlik adı altında öğretmenliğin itibarsızlaştırılması bizleri derinden yaralamaktadır

2023 hedefindeki Türkiye'nin  temel taşı branş öğretmenleridir. Branş Öğretmenlerinin ataması yapılmadığı okulların ücretli öğretmenlerle kapatıldığı bir eğitim sisteminde ülkemizin geleceğe yönelik planlarını sekteye uğratmaktadır .Eğitimde yapılan yapılan yatırımlar bu alanda hiçbir donamımı olmayan kişilere emanet edilerek eğitimde yapılan tasarrufun karşılığında ülkemizin uğrayacağı zararlar tahmin bile edilememektedir. Okullarda öğrenciler 1 dönem boyunca sayısız öğretmen değiştirmekte bu durum geleceğimiz olan çocuklarımızın,gençlerimizin psikolojisini alt üst etmekte tahmini mümkün olmayan yaralar açmaktadır.

 

2023 Yeni Türkiye hedefindeki ülkemizin sağlam temellere oturabilemesi için alanlarında uzman branş öğretmenleri olmazsa olmaz birer temel taşıdır.Eğitim sistemizde  dershane gibi bir kavramın olması zaten eğitimde birtakım sorunlarının yolunda gitmediğini açıkça göstergesidir.Sadece dershanelerin kaldırılacak olması sayesinde eğitimde başarının gelebileceğini düşünmek hayalden öte bir durum olmayacaktır.Dershanelerin kaldırıp okullarda çocukların,gençlerin derslerine yarın olup olmayacağı belli olmayan ücretli öğretmenlerin girecek olması eğitim adına telafisi mümkün

olmayan problemleri de beraberinde getirecektir.Her branştan uzman öğretmenler göreve başlamak için sabırsızlanırken eğitimin ücretli öğretmen adındaki kişilere emanet ediliyor olması 2023 hedefindeki Türkiye'nin gelecek planlarını alt üst edecek akıllara ve vicdanlara sığmayacak bir uygulamadır.Bizler sadece uzman olduğumuz alanlarda mesleğimizi yapmak istiyoruz. Branş öğretmenlerinin hakkı olan kontenjanları verilerek geleceğe ışık tutmak adına göreve başlayacağımız günü sabırsızlıkla bekliyoruz.Hiç bir devlet kurumunda olmayan ücretli öğretmenlik gibi bir durumun eğitim sistemimizi  telafisi mümkün olmayan durumlara daha fazla sürüklemesinin önlenmesini istiyor ve rica ediyoruz .

 

 

 

 

 

 

 

 

ALAN DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU

 

Bizler ataması yapılmayan branş öğretmenleriyiz. 2014 Eylül ayında yapılan öğretmen atamaları branş öğretmenleri için tam bir hayal kırıklığı olmuştur. Meb branş öğretmenlerine verdiği sözü tutmamış ve branş öğretmenlerini yine mağdur etmiştir. Eğitim

sistemindeki değişiklikten sonra birçok sınıf öğretmeni norm fazlası durumuna düşmüş ve yaklaşık 42 bin sınıf öğretmeni uzmanı olmadıkları diğer branşlara geçirilmiştir. Bu durum başlı başına hatalı bir uygulamadır. Bu durum yetmezmiş gibi hala norm fazlası binlerce sınıf öğretmeni varken meb yanlış bir karara daha imza atarak dışardan yapılan öğretmen atamalarında sınıf öğretmenlerine çok fazla kadro verirken branş öğretmenlerine sadaka niteliğinde kadrolalar vermiştir. Meb en kısa sürede gerek kasım ayında ek atamalarla gerekse şubat ve haziran aylarında yapacağı atamalarla branş öğretmenlerine haklarını iade etmelidir.

Diğer bir konu okullarımıza getirilen 4+4+4 sistemiyle birlikte norm fazlası olan sınıf öğretmenleri diğer branşlara geçirilmiş ve branş öğretmenlerinin önü tıkanmıştır. Soruyorum sizlere sınıf öğretmeni lise matematik edebiyat derslerine , kimya biyoloji gibi uzmanlık gerektiren derslere nasıl hakim olup çocuklarımıza eğitim verecekler?

Bu sistemle birlikte diğer branşlara geçen sınıf öğretmeni sayılarını sizlerle paylaşmak istiyorum : 5.120 Rehberlik 4.270 Beden Eğitimi 4.219 İlk. Matematik 4.037 Türkçe 3.500 Okul Öncesi 3.400 Fen Bilgisi 3.330 Müzik 3.200 İngilizce 2.941 Teknoloji Tasarım 2.728 Sosyal Bilgiler 1.400 Görsel Sanatlar 1.460 Türk Dili ve Edb. 1.000 Matematik 760 Zihin Engelliler Öğrt

580 Tarih 480 Almanca 38 Fransızca

Bu dağılımdan da açıkça anlaşılabileceği üzere branş öğretmenleri büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Kendi alanlarında donanımlı branş öğretmenlerinin branşlarına norm fazlası durumundaki sınıf öğretmenlerinin dağıtımı yapılmıştır. Bu haksızlığın biran önce giderilmesi eğitim sistemimizin geleceğe yönelik hedeflerinin başarıya ulaşması için yadsınamaz bir gerçektir. Norm fazlası sınıf öğretmenlerinin kendi alanlarına iade edilmesi emeklilik yaşı gelmiş öğretmenlerin emekliye ayırılarak norm fazlası probleminin bu yolla çözülmesinin eğitim sistemimizdeki alan değişikliği problemine çare olabileceği görüşündeyiz.

Branş öğretmenlerinin alanlarındaki birikimlerini aktarabilmeleri ve eğitimdeki hedeflerin gerçekçi şekilde uygulanabilmesi için yapılan bu hatalı uygulamadan vazgeçilmesinin faydalı olacağına tüm kalbimizle inanmaktayız MEB'ten de en yakın sürede bu adaletsizliği gidermek branş öğretmenlerinin kanayan yarasına dur demesini ve hak ettikleri kadroların biran önce verilmesini istiyoruz. Eylül ayı atamalarında hak ettiğ halde emeğinin karşılığını alamayan branş öğretmenlerini mağduriyetinin giderilmesi için kasım ve şubat aylarında branş öğretmenlerine 40.000 atama talep ediyoruz.Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. En kısa zaman içerisinde eğitim sistemimizin ihtiyacı olan sayıda olan öğretmen atamasının yapılarak ülkemizin yıllardır en büyük problemlerinden olan eğitim sorununun çözülmesini ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyen Türkiye'de bizlerde branş öğretmenleri olarak üzerimize düşen görevleri layığıyla yerine getirmeyi bekliyoruz. Bizlerin ve ülkemizin en büyük problemlerinden olan bu sorunun çözümü için bizlere elinizden gelen tüm desteği sunacağınıza canı gönülden inanıyoruz. Ataması yapılmayan tüm branş öğretmenleri adına bizlere bu imkanı sunduğunuz için çok teşekkür ediyoruz. Bu problemin kasım ve şubat aylarında çözülerek okullarımıza ve öğrencilerimize kavuşacağımız günü sabırsızlıkla bekliyoruz.

 

 ''Abbas bey oncelikle sinavda 250 bin kisiden 14 bine girerek atamasi yapilan 40 bine giremeyen bir edebiyat ogretmeni oldugumu arz ederim.

Turkiyenin suan kanayan en buyuk yaralarindan biri olan bu konuya karsi dikkat cektiginiz icin cok tesekkur ederim. 

Subat atamasini surekli gundemde tutmaniz bize yapacaginiz buyuk bir iyilik okur.

Desteginiz ve bu konudaki hassasiyetiniz icin tekrar tesekkurler.''

 

kaynak: egitimajansi.com

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber