Bu haber kez okundu.

AVCI:“Atanamayan öğretmen” terminolojisi

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Seçim 2015 programında canlı yayında Habertürk TV Ankara temsilcisi Veyis Ateş´in eğitime ilişkin sorularını yanıtladı

Önce terminolojiden başlayalım. Atanamayan öğretmenler dendiği zaman, öğretmen olarak atanmak üzere bütün şartları yerine getirdiği halde her ne hikmetse Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atanmayan birilerinden söz ediyormuşuz gibi anlaşılır.

Öğretmen ataması şu şekilde olur: Her yıl biliyorsunuz KPSS sınavı yapılıyor, kamu personeli seçme sınavı. Biz de öğretmen adayı atamalarımızı bu sınav sonuçlarına göre yapıyoruz. Her yıl. Bu yıl da önümüzdeki Temmuz ayında KPSS sınavı yapılacak, geçen yılda bu zamanlar yine aynı şekilde KPSS sınavı yapıldı. Bu KPSS sınavına giren öğretmen adayları branşlarına göre kendi içlerinde bir puan sıralamasına alınıyorlar. Yani fizik öğretmeni olmak için müracaat edenler KPSS puanlarına göre sıraya diziliyorlar, o yıl kaç fizik öğretmeni alınacaksa yukarıdan aşağı o kadar sayıyoruz, sonra oraya bir çizgi çiziyoruz, o kadarını fizik öğretmeni adayı olarak atıyoruz.

Yani kaç kişi alınacak fizik öğretmenliğinde? 250 kişi. O puanı alan 250 kişi, yukarıdan aşağıya 250’yi sayıyoruz, 250’den çizgi çekince 251’den itibaren geri kalanları o puanı alamadığı için, daha doğrusu 250’lik kontenjana, 250 öğretmen adayı için açılmış olan kontenjana kendisinden daha çok puan alanlar atandığı için o atanamamış oluyor.

Öğretmen adayı fazlalığı var. Dolayısıyla, biz 500 fizik öğretmeni alacağımız zaman bile diyelim, ben rakamları şimdi rastgele söylüyorum, 2500 aday müracaat ediyor. O zaman ne yapıyorsunuz? Puanlarına göre sıraya diziyorsunuz, 500’ünü alıyorsunuz, diğerleri bir sonraki KPSS’de bir daha belki şansını deniyor veya başka bir alanda iş arıyor veya istihdam ediliyor.

Şu anda fizik bölümlerine çok fazla talep yok, o yüzden hatta YÖK Başkanı geçenlerde hatırlarsanız açıkladı, bu bölümleri, temel bilimleri seçecek olan öğrencilere ayrıca burs vereceğimize dair.

Ama problem şurada veya bir yanlış anlamada oradan kaynaklanıyor: Diyelim fen fakültesinin fizik bölümünü bitiren herkesin illa öğretmen olacağı diye bir kural da yok, yani başka alanlarda da bu bölümlerin mezunları değerlendirilebilir.

Mesela en çarpıcı örneklerden biri benim bizzat yaşadığım, İspanyolca öğretmeni. Şimdi İspanyolca için bizim çok kontenjanımız yok.İspanyol dili ve edebiyatı bölümünden mezun olan bir öğrenci veya genç arkadaşımız, ben İspanyolca atanamayan öğretmeniyim diye geldi. Hayır, biz İspanyolcadan kontenjan sayısınca atamışız, ama sen o kontenjandaki puanı tutturamamışsın. Ama İspanyol dili ve edebiyatı bölümü mezun olan herkesin İspanyolca öğretmeni olması şart değil. Nitekim ona da dedim ki, bakın bizim Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla birlikte yürüttüğümüz UMEM’ler var, meslek edindirme kurslarımız var, 8 ay sürüyor. Bu kurslara katılan öğrencilere veya kursiyerlere ayrıca cep harçlığı da veriyoruz. Siz buyurun gelin, biz sizi UMEM’e alalım, oradan turizm işletmeciliği kursuna girin.  İspanyolca bilen bir adam turizm işletmeciliğinde çok rahat istihdam edilebilir, hatta öğretmen maaşının da üzerinde… Hayır, ben öğretmen olmak istiyorum; şimdi bu başka bir şey. Şimdi öğretmenler KPSS puanıyla atanır, dolayısıyla bu Temmuz ayında da KPSS sınavı yapılacak, farklı farklı branşlardan bu puanlara göre öğretmen adayı alımı yapılacak, onlar da Ağustos ayında değerlendirilecek.”

 

 

personelmebhaber.net

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber